Tarımdan da zengin olunurmuş!!!


'Tarımdan zengin olunmaz' deyip, meyve bahçelerini sökerek OSB kuranlara ve kurmaya niyetlenenlere duyurulur, umarım bu yazıyı dikkatle okurlar, takkelerini önlerine koyarlar, ellerindeki doğa hazinesi topraklarını doğru kullanma yolunda adımlar atarak, zengin olma yollarını önlerine açarlar.



Zirai üretimde Türkiye'nin önde gelen bölgelerinden biri olan Karacabey, sahip olduğu verimli topraklarıyla ve de uygun iklim koşullarıyla, dünyanın büyük ülkelerinin ilgisini çekiyor, hem de kimlerin, örneğin dünyanın en büyük sanayi devi ülkelerinden birinin, Japonya'nın…

Evet yanlış okumadınız, sebze ve meyve tohumu üretecek tesis kurmak için Türkiye'nin çeşitli bölgelerini inceleyen, Japonya'nın en büyük tohum üreticilerinden biri olan TAKİ firması, verimli toprakları ve coğrafi avantajlarının etkisiyle Karacabey'de karar kılıyor. Oysa Japonya bir tarım ülkesi değil, tarım toprakları ülke alanının % 1,5'u, ama ileri teknoloji ile geliştirdiği yöntemlerle, tohum üretiyor ve dünya tarımını yönlendirenlerden biri oluyor.
Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, Japon İş adamı Yukihiro Saiti'yi ağırlarken, ilçesinin tarım hazinesine sahip çıkmanın kararlılığıylaşunları dillendiriyor;
''İlçemizin zirai faaliyetlerini daha da iyileştirmek adına ortaya koyduğumuz 3T(Tarım-Turizm-Teknoloji) vizyonumuzun bir ayağını tarım kapsıyor. Bu noktada ilçemizin verimli topraklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyoruz. Dünyanın en büyük firmalarından birinin, zirai tohum üretim devinin, Karacabey'de tesis yatırımı yapması, ilçemiz adına gurur verici. Bu firmaların çoğalmasıyla Karacabey, tarımsal üretim yolunda ilerleyecek ve ülkemizin öncüsü haline gelecek.''
Belediye başkanının, sanayileşme peşinde koşmayıp, kentinin çok değerli doğa hazinesi olan tarım topraklarına sahip çıkması, özellikle meslek hayatım boyunca, DSİ çatısı altında o toprakların önce taşkınlardan korunması, sonra da sulama tesislerine kavuşturulmasıyla verimlerinin artırılmasına emek sarf etmiş biri olarak beni çok sevindirdi, sanayi olacaksa tarımsal sanayii, hem de tarımsal ürünlerin pınarı olacak tohumların üretileceği bir sanayi olması onu da sevindirmiş olmalı.
Gelin bu tohum üretim devinin ülkesi Japonya'nın tarımsal yapısına bakalım;
•Tarıma elverişli toprak büyüklüğü, ülke alanının % 1,5'u, 5.700 km2, bizim 240.000 km2,
•İlk tarım el kitabı 16.yüzyılda basılmış ve köylüye dağıtılmış, yani bilgiye dayalı tarımın temelleri yüzyıllar önce atılmış,
•Mera ve çayır azlığı nedeniyle küçükbaş memeli beslemek zor,
•Ana besin kaynağı pirinç,
•Japonya'da tarımsal verim, Filipinler'den 6, Hindistan'dan 4, Çin'den 2 kat fazla,
Japonya'nın bu özellikleri, her alanda olduğu gibi, tarımda da bilimin ön plana çıktığını gösteriyor, örneğin tarımsal verim nasıl artar, tabii önce çiftçinin iyi eğitilmesiyle, bilim adamlarının devamlı araştırmaları sonunda elde ettikleri yeni bilgilerle donatılmalarıyla. Aynı İsrail gibi, onlar da aynı yöntemlerle dünya tarımının nabzını ellerinde tutuyorlar.
Oysa bizim tarıma elverişli toprak büyüklüğümüz, 240.000km2 ve de dört mevsim iklim koşullarımızla, çaydan, her türlü sebze ve meyveden, tüm tahıl türlerinden, muza kadar her nevi tarımsal, küçük ve büyük baş her nevi hayvansal ürünün üretilebildiği bir doğal yapıya sahibiz, bunun kıymetini bilmeliyiz ve uygulamalarımızla sahip çıkmalıyız.
Yazımın sonlarına geldiğimde, Karacabey Belediye Başkanı Sayın Ali Özkan'dan ricam, daha önceki yazılarımda önerdiğim, başta Karacabey Harası olmak üzere, uygun olan köylerde, çocukların ilkokul sonrası eğitileceği, Uygulamalı Tarım ve Hayvancılık Meslek Okullarının açılması ve de üreticilerin kooperatif çatısı altında toplanmalarını sağlaması olacaktır. Japonların kuracakları tohum tesisi paralelinde, araştırmacıların da desteğini alarak, köylümüzün verimi yüksek ürün alma tekniklerini öğrenmelerini sağlamak, dünya pazarlarına girmelerinin önünü açacak, Karacabey'i tarım zengini bir kente dönüştürecektir.

Yorum Ekle