Şüyuu, vukuundan beterdir


Her şey yolunda giderken aniden oluşan aksiliklere herhalde kriz denilir.



Tam olarak tarifini bilmiyorum ama bana göre krizin tarifi böyle.

Kriz lafını hayatımızda en çok kalp ile yan yana duymuşuzdur.

Kovid-19 ise bir dünya krizi diye düşünüyorum.

Hiç kimsenin veya ülkenin de bu pandemi ile başının hoş olduğunu tahmin etmiyorum.

Hayatımızı her alanda etkisi altına alan bu pandemi doğal olarak yazılı ve görsel alanda da dikkatimizi çekiyor.

Pandemi ile ilgili konuları, hikayeleri ve yaşama dair olayları takip ediyoruz, okuyoruz ve yazıyoruz.

Herkes kendi konusunda, ilgi alanlarında araştırmalar yapıyor ve neler yapılmalı, ne gibi tedbirler almalı, nasıl çözümler getirilmeli diye kafa patlatıyor.

Bana göre pandemi kısa zamanda çözülecek bir olay değil, herkesin umudu bulunacak aşı veya bir ilacı içip anında kurtulabilmek.

Ama böyle bir şey şimdilik çok zor görünüyor, ben de naçizane bu konuda bir şeyler yazmaya çalışıyorum.

Doğal olarak herkes birbirinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyor.

Geçen gün Kovid-19 ile ilgili daha yeni yaşanmış ve yaşanmaya da devam eden gerçek bir hikaye okudum.

Singapurlu bir işadamı hayatı boyunca planlamış olduğu bir yıl sürecek yat ile dünya turu programını gerçekleştirmek üzere 3 ay önce yolculuğa çıkmış ve korona yayılınca da hiçbir ülke yatı limanlarına kabul etmemiş. Atlas okyanusunun ortasında 25 veya 30 evin olduğu minicik bir ada bile yatın adalarına sığınmasına izin vermemişler. Sonuç olarak Singapur hükümeti, Fuji adasından yiyecek ve yakıt ikmali ile işadamının hayati ihtiyaçlarını karşılamışlar ama çok özel kıyafetler ve saatler süren bir çalışma ile el değmeden bu işi gerçekleştirmişler. Nihayetinde 61 yaşındaki işadamı ülkesine dönebilmiş.

Atlas Okyanusu’nun ortasında haber aldığı bu yaygın mikrobun biran kendisinde de olduğunu düşünmeye başlamış. Kendisini en çok etkileyen şeyin ise 30 haneli, mini minnacık bir adada, kendisinde hastalığın olmamasına, 3 aydır denizde yaşamasına rağmen insanların yaşamış olduğu korku ve gösterdiği tepki olduğunu belirtmiş. Ayrıca işadamı, yaşadıklarını bir kitap ve belgesel haline getireceğini de söylemiş.

Bizde ne derler “şüyuu, vukuundan beterdir” yani, gerçek olmayan bir işin, dilden dile dolaşması, gerçek olmasından daha kötü, daha zararlıdır anlamında söylenir.

Ben de büyük konuşmayı asla sevmem ama diyorum ki inşallah öyledir.

Aynı zamanda ve bu vesile ile 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu bayramımız kutlu olsun.

Saygılarımla.

Yorum Ekle