SONBAHAR CEMRESİ


İşte geldi hazan, hem de iliklerimize kadar işledi. Nefesi her yanımızı sardı.



Rüzgârın ve yağmurun her silkeleyişinde biraz daha güçten düşen yaprak; umutla,inatla tutundu dala.

Yaz aylarının ruhumu serinleten balkon rüzgârları ekşi yüzünügöstermeye pek hevesli.

Erken inen akşamlarınkurşuni renginde ufukları seyreden fersiz bitkin bakışların içeriye girme dönemi gelmiştir artık. 

Sanki her şey birazdan son nefesini verecek ve sonsuz bir uykuya dalacak gibi.

Her harfin manası her güz daha da derinleşir hafızalarda yaz bitince.

Açılan not defterlerinin bir köşesine, kederli veda cümlelerinisıkıştırmanın da vaktidir bu zaman.

Ve gelecek ilkbaharda ilk fırsatta görüşme ümidi toprağa atılan bir çekirdek gibi daha ayrılmadan düşer yazlık gönüllere.

Umut kandili, soğuk kış gecelerinin yegâne ısıtıcısı olacak bu saatten sonra.

Bakmasını bilene Sonbahar da güzeldir hani.

Soğuktan için üşümez, sıcaktan havale de geçirmezin üstelik. Herşeyin en makulünde, mevsimlerinde tam ortasındasındır.

Sararan yaprakların uçuşmalarına dalıp gitmek stresini alır mesela. Belki de savururatar seni ait hissettiğin naftalin kokulu yıllara.

Duygusal uçuşlarla ayağın yerden kesilmez bu mevsimde.

Kendini kadrini bilir adımını ona göre atarsın. Çünkü yavan ilişkilerin yazın, ciddi sevgilerin sonbaharda başladığını illa okumuşsundur.

Sarı, Yeşil ve Kahverengi’nin uyumuna hayran kalır; bir kez daha kapılırsın güzün canlı tutan tertemiz havasına.

Akşamları havanın ara sıra ısırmaya başlamasıyla ne oluyoruz? desen de, seni saran hırkan yetişecektir imdadına. Şevkle sarılırsın iki elinin arasındaki çay dolu kupana.

Sonbahar çocuğu olduğumdan mıdır nedir bende Pazar akşamı etkisi bırakır bu mevsim. Bir sonraki günü düşünmek planlar yapmak işime gelmez pek. Doğaçlama yaşayıp sıçramak isterim bu atlama taşından.

Balkon sefalarında bir battaniye altında hafiften ürperip kendini mayışmış buluyorsan ve bundan da tuhaf bir haz alıyorsan;sende bizimlesin.

Artık bunlar yazlıktaki son günlerin. Eve dönünce yeni bir telaşla çizmeler, kalın tabanlıayakkabılar dolaptan çıkacak şehrin tuzak dolu kaldırımlarıyla kavgaya tutuşacaklardır.

Her mevsimin insan vücuduna ilk etki ettiği yerler var ya; aman dikkat diyeyim. Mesela Sonbahar ayaklardan girer ve buz gibi ürpertir.

Kışın soğuğunu burnundan soludun mu sinirlerine kadar; geçmiş olsun. Her an bekle artık tüm vücuda yayılsın hasta etsin, sendeletsin düşene kadar.

İlkbahar en yeşil ve en canlı mevsimdir ama; benim gibi alerjisi olanlara karşı gözü hep üstümdedir.

Yaz kendini göstermeye başlayınca, kemiklerin ısınır.Artık baklava gibi kat kat giyinmenin gereği yoktur. Alıştırır insanı rahatlığa.

Gerçekten Sonbahar hüzünlerle harmanlanmış da;olsa girmiştir kapıdan. Karşılamasan olmaz!

Ekim girdimi yıldızlar başlar artık gece saklanmalarına.

Yaz gecelerinde yattığım yerden takip edip izlemeye doyamadığım, hatta telefonuma indirdiğim programla içli dışlı olduğum gece süslerim de (büyük ayı vs.) görünmez olur ve hüzne terkeder beni.  Artık bir görünüp kaçmakta üstlerine yoktur.

Sonbaharda beklemez gider, belki Kasım’a da kalmaz bu veda. Mevsimsizdir bu Kasım anlamaz halden. Dert çekmez. Kadir kıymet bilmez. Oysa Sonbahar ayıdır.

Ne demişti üstat; “Bakma aylardan Kasım mevsimlerden Sonbahar olduğuna. Sen ne zaman istersen çık gel. Benim kapım sana her zaman Aralık”

Eh be Sonbahar artık kederle mi acıtırsın canımızı yoksa, bir ilke imza atıp güldürürmüsün yüzümüzü, bilinmez ama, en azından bereketinle sırılsıklam et bizi.

Bol bol rahmet indir mis kokulu toprağımıza, hanemize,yüreğimize.

Bir umut, bir mutluluk savur başımızın üstünden.

Hadi ama; nazlanma.

 

 

Yorum Ekle