Pevrul Kavlak: “İnsanlığın işçi sınıfına, üretene borcu var!”


Türk Metal Yerel Medya Kurultayı’nda konuşan Genel Başkan Pevrul Kavlak “Sesimiz, nefesimiz olmanıza ihtiyacımız var. Mücadelemize vereceğiniz her destek, yapacağınız her haber, yazacağınız her yazı emekçilerin sofrasında bir dilim daha ekmek olacaktır” dedi.



Türk Metal Sendikası tarafından ilk kez düzenlen Yerel Medya Kurultayı17 Eylül’deBüyük Anadolu Didim ResortHotel’debaşladı. Kurultay’a Türkiye’nin çeşitli illerinden 90’a yakın yerel medya mensubu katıldı…

Kurultay’ın açılışında konuşan Türk-İş Genel sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak konuşmasına “Bursa basınıyla ilişkimiz var. Bursa’da 60 bin üyeye ulaştık. Gördük ki, sesimizi yerel medya ile duyuruyoruz. Her toplu sözleme öncesi böyle bir yerel medya kurultayı düzenleme kararı aldık” diyerek başladı.

ÜLKENİN DÖRT BİR YANINDA İŞÇİLER HAKLARI İÇİN DİRENİYOR!

Başkan Kavlak bir sendikanın en temel işlevinin faaliyet gösterdiği işkolunda örgütlenmek ve başarılı toplu iş sözleşmesi imzalamak olduğuna dikkat çekt:

 “Biz pandemi koşullarına rağmen örgütlenmeyi sürdürdük. 62 işyerinde 14 bin işçimizi sendikamıza kattık. Göreve geldiğimde Türk Metal’in üye sayısı 81 bindi. Şu anda 215 bin üye ile ülkenin en büyük sendikasıyız.

Ne yazık ki işverenler sendikayla çalışmak istemiyorlar. Bu işverenler çalışma yaşamında dikensiz bir gül bahçesi istiyor. Yaklaşık bir aydır Çin kaynaklı bir telefon firması olan Xiaomi’de örgütlenme mücadelesi veriyoruz.

Bakanlıktan çoğunluk tespitini almamıza ve işyerinde yetkimizin kesinleşmesine rağmen işveren, sendikalı 170 arkadaşımızı işten atarak sendikalaşmanın önünü kesmeye çalışıyor.

Çoğunluğu kadın olan arkadaşlarımız günlerdir fabrika önünde yatıyor. Yalnızca Xiaomi’de mi? ülkemizin dört bir yanında direniş çadırları var. İşçiler hakları için direniyor. Sendikalaşmak istiyor. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam için mücadele veriyor…”

“BU YASALAR BİRİLERİNE İŞLEMİYOR!”
Bursa’dan da biliyoruz. Ne hikmetse, işçilerin verimsiz olduğu, üretimi aksattığı üye oldukları sendika, yetki için yeterli üye sayısına ulaştığında ortaya çıkıyor ve işçiler tazminatsız kod 29’dan kapının önüne konuluveriyor!..

Başkan Kavlak da bu duruma dikkat çekti:

“Sendika hakkı var mı? Var… Anayasal hak var. Kullanabiliyor muyuz? Bugüne kadar hiç işçiye sendikal hakkını kullandırmadı diye hapis yatan işveren gördünüz mü?

 Bu yasalar birilerine işlemiyor. Sendikaya üye olan işçi kod 29 ile tazminatsız işten atılıyor. Grev Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Biz bu hakkı özgürce kullanabiliyor muyuz? Grev yapabilsek, metal işçisinin kaderi değişecek.

Bir hakkın Anayasa’da olması; uluslararası sözleşmelere imza atılmış olması o hakkı kullanabileceğiniz anlamına gelmiyor. 2010 referandumunda Ekonomik Konsey Kuruldu. 11 yıldır 1 kere bile toplanmadı!”

15 MİLYON İŞÇİNİN 2 MİLYONU SENDİKALI!

12 Eylül 1980 darbesinin saldırdığı hakların başında örgütlenme özgürlüğü ve dolayısıyla da sendikal örgütlenme geldi. Neoliberal düzenin önünü açmak adına sendikalara öyle bir darbe vurdu ki; aradan geçen 41 yıla rağmen hala etkisi sürüyor.

Başkan Kavlak 12 Eylül ürünü çalışma mevzuatının mutlaka değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekti:

“12 Eylül darbesi en büyük tahribatı işçilerde yaptı. Sendikalar zayıflatıldı, ücretler düşürüldü. Toplu sözleşme ve grev baskı altına alındı.

1980’den beri neoliberal politikalar yüzünden Türkiye ucuz işçi cenneti oldu. 40 yıllık tahribat var.12 Eylül darbe yasalarının kaldırılması gerekiyor. Sermaye Pandemide bile boş durmadı, kıdem tazminatına sahip çıkmamız gerekiyor.

Bizim sizlere basın emekçilerinin desteğine ihtiyacımız var. Sesimiz olmanıza, nefesimiz olmanıza ihtiyacımız var. Bizim mücadelemize vereceğiniz her destek, yapacağınız her haber, yazacağınız her yazı emekçilerin sofrasında bir dilim daha ekmek olacaktır. Onların bebelerinin sütü olacaktır. Alın terlerinin karşılığı olacaktı…”

Pevrul Kavlak sendikal örgütlenmenin içler acısı halini de gündeme getirdi:

“Ülkemizde sendikalı işçi oranı hala yüzde 14 düzeyinde. İki milyon civarında sendikalı işçi var. Toplam 15 milyon işçinin yalnızca iki milyonu sendikalı.

Bunun da ancak 1,5 milyonu toplu sözleşme düzeninden yararlanıyor…”

İŞÇİLER ÖLÜMÜNE ÇALIŞTI

Türk Metal’in Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile yeni bir toplu iş sözleşmesi sürecine girdiğine dikkat çeken Kavlak pandemi koşullarında işçi sınıfının canı pahasına üretim yaptığına dikkat çekti:

“Bize göre, yaşadığımız bu süreçten alnının akıyla çıkanların bütün övgüyü, alkışı hak edenlerin başında işçi sınıfı gelmektedir. 

Emekçilerin fedakârlığı, çabası, özverisi olmasaydı, insanlık bu salgın koşullarını çok daha ağır bir şekilde yaşardı.  İşçi sınıfı canı pahasına üretmeseydi, ekonominin çarkları dönemezdi.

 İşçiler ölümüne çalışmasaydı, hayat olmazdı. Bu nedenle, ısrarla belirtmek istiyorum ki, bütün insanlığın işçi sınıfına, emekçilere, üretenlere borcu var…”

 

Yorum Ekle