Pandemide sağlayıcının çalışanla sorunu


Ülkemizde yaşanan pandemi döneminde e – ticaret yolu ile alışverişte önemle bir yoğunluk gözlenmektedir. Satıcı kuruluş, aldığı siparişleri genellikle motorsikletli kişiler aracılığı ile müşterilerine ulaştırmaktadırlar.



Alınan duyumlar; servis sağlayıcı satıcı kuruluş adına müşterilere ürünleri teslim eden /ulaştıran bu sürücülerin, bu kuruluşların sigortalı personeli olmadığı ve bağkur ya da isteğe bağlı sigortalı oldukları yönündedir. Diğer bir anlatımla, anılan kuruluş adına taşıma hizmeti veren sürücülerin, bu kuruluşun çalışanı değil, alt işvereni olduğu yolundadır. Alt işverenlik ilişkisi 4857 sayılı İş Kanununun (Kanun) 2 nci maddesinin 6 ve devamı fıkralarında düzenlenmiştir.
5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 nci maddesi ile Kanun’un 3 üncü maddesinin 2nci fıkrası değiştirilmiş ve maddenin sonuna fıkra eklenmiştir. Kanun ve söz konusu değişiklik hususunda aşağıdaki değerlendirilmenin bildirilmesinde yarar görülmektedir.
Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştırılan kişidir (İş K. m. 2). İş Kanununun 2 nci maddesinde doğrudan doğruya alt işveren değil, alt işverenlik ilişkisi düzenlenmiştir. Buna göre alt işverenlik için aranan koşullar şunlardır:
1. Asıl işverenin varlığı
2. İşin asıl işverenin işyerinde yapılması
3. İşçilerin sadece asıl işverenin işyerinde çalıştırılması
4. Asıl işverenin işyerinde yürütülen bir işin alınması
5. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması İş Kanunu, alt işverene verilebilecek işler hakkında bir sınırlandırma getirmiştir. Bunlar;
a) Yardımcı işlerin alt işverene verilmesi
b) Asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesi
Genel sıralama olarak, alt işverene devrin muvazaalı bir işleme dayanması İş Kanununun 2/VII nci maddesinde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme nazara alındığında, alt işverene bir işin devri muvazaalı ise; yani güdülen amaç, işçilerin bireysel ve kollektif haklarının sınırlandırılması ise, muvazaalı alt işverene devir sözleşmesi geçersiz kabul edilerek işlemden etkilenen işçilerin işvereni alt işveren olmayıp asıl işveren sayılacaktır. Bunun sonucu olarak, alt işverenin işçileri, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak, bunlar asıl işverenin daha önce kendi işçilerine verdiği, fakat alt işverence kendilerine verilmeyen tüm işçilik haklarını asıl işverenden isteyebilecektir.
İş Kanununda bir takım alt işveren ilişkilerini yasaklamak suretiyle bu ilişkiye getirilen özel sınırlamalar ise şunlardır:
– Asıl işverenden devralınan işçilerin haklarının kısıtlanamaması
– Daha önce işyerinde çalışan kişi ile alt işverenlik ilişkisinin kurulamaması
– Asıl işin bölünerek alt işverene verilememesi
İş Kanununun 2/VI ncı maddesine uygun şekilde iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu Bölge Müdürlüğüne bir ay içinde bildirim yapmakla yükümlüdür.
5763 sayılı Kanunla değişik iş Kanununun 98/II madde hükmüne göre, Kanunun 3/II maddesindeki işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı idari para cezası verilir.
Somut olayda, sağlayıcı satıcı ile ürünü müşteriye ulaştıran kişi arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının hukuki yönden değerlendirilmesi önemli bulunmaktadır.
Ailenizle esenlik ve mutluluklar diler, en içten saygılarımızı sunarız.

Yorum Ekle