ÖV AMA DOZUNU KAÇIRMA!


Adanademir maçında genç kadronun özellikle ilk yarıdaki mücadeleci oyunu umut vericiydi ancak karşılaşma sonrası gençlere yönelik övgüler de doğrusu biraz abartılıydı!



Öyle ki; ‘transfere gerek yok bu çocuklar iş yapar’ türünde yorumlar da hani az sayılmazdı. Öncelikle şu noktaya dikkat çekelim…Süper Lig hedefiyle yola çıkan Bursaspor haliyle yetiştirmeci değil yarışmacı takım hüviyetindedir. Doğal olarak bir taraftan yarışırken diğer yandan da yetiştirmeye de çalışacak. Ancak Adanademir maçında görüldüğü gibi 6’sı ilk onbirde olmak üzere toplamda alt yapıdan 8 oyuncu ile oynamak yani takımda topyekûn ‘gençleştirme harekâtını’ bir çırpıda gerçekleştirmek büyük sıkıntı yaratır hatta hata olur!

Ne var ki; Mustafa Er’i böyle bir ‘yerli malı yurdun malı’ zorunluluğuna iten neden ‘yokluk tur...                                                                                                                                                                              

Merhum Süleyman Demirel’in o ‘benzin vardı da bizmi içtik’ veciz nitelemesi,  Mustafa’nın elinde ‘Baba topçular vardı da o mu oynatmadı’ mantığıyla eşdeğerdir...                                                                                                                                           

Ertuğrul Sağlam'ın göreve geldiği 2 Ocak 2009'dan şampiyonluk sonrası takımdan ayrılana kadar Bursaspor'da 67 futbolcu forma giyerken, bunlardan 10'u altyapıdan çıktı. Ertuğrul Sağlam bu dönemde Serdar Aziz, Volkan Şen, Eren Albayrak, Muhammed Demir, Bekir Ozan Has, Sercan Yıldırım, Taha Can Velioğlu, Emre Pehlivan, Okan Deniz ve Ozan Tufan'a şans verdi.

Bu çocukları yormadan/zorlamadan ısındıra ısındıra takıma adapte etmenin karşılığını da büyük ölçüde aldı.                                                                                                            

İnşallah yanılırım ama pazar günü sahada top koşturan gençlerde ilk maçın heyecanından olsa gerek mücadelenin dışında ben pek ışık göremedim.

Soru şu:

3,5 milyonu aşan nüfusunun önemli bir bölümünü futbol sevdalısı gençlerin oluşturduğu devasa bir kentten, geleceğin yıldızı etiketi yapıştırılacak futbolcu adayları neden çıkmıyor!                                                                                                                                 

Ya da adam olacak, star olacak diye yetiştirilenler, 21 yaş eşiğini geçemeyip nasıl ortadan toz oluyor?

Cruyff'a göre aslında özel eğitimle futbolcu yetiştirmenin bir formülü yok. Futbolcu yeteneklerini kendi geliştirebilir. Önemli olan onlara becerilerini takımı için kullanmayı sağlayacak koşullar yaratmak.                                                                                                              

Nitekim dünyanın en iyi futbolcularının Brezilya plajlarından ya da Afrika çayırlarından çıkması bu tezi güçlendiriyor.

Genel kanaat alt yapı eksikliğidir. İyi güzel de; sözgelimi Vakıfköy ya da Özlüce’ye göre Afrika'daki alt yapı tesisleri çok mu mükemmel?

Mesela; yemeye ekmek bulamayan Nijerya, Kamerun, Gana sürekli dünyaya futbolcu ihraç nasıl edebiliyor?

Sözün özü; Adanademir maçının ardından görüldü ki...

Sadece gençliğin verdiği ateşle rakiple kora kor didişen ancak  ne oynadığını bilmeyen oyuncu topluluğu…
Üstelik kulübede hamle oyuncun da yok…
Hal böyle olunca, insan daha ilk maçta ister-istemez soruyor:

Sahi nasıl bitecek bu lig?

 

Yorum Ekle