Medya, FETÖ ve Goethe !


Herkes bir temiz ellerden söz ediyor..



Yahu..

Dilimde tüy bitti söyleye söyleye ama..

İnadına hatırlatmaya devam..

Daha 2000'li yılların başında, fetö için 'paralel Frankeştayn' dediğimde...

Bana burun kıvıranlar...

Hatta.. Abuk subuk mesaj atanları unutmuyorum ki..

Bugün bakıyorum ekranlarda bir dolu Rıdvan geyiği..

Gazeteciler  birbirine girmiş..

Kimi düzenini kurmuş..

Kimi bilmem neyin peşinde...

Siyasetçiden daha çok politize olmuş..

Gazetecilik yayıncılık adı altında ya ekran ya klavye şovalyesi...

Alayının ayranı yok içmeye..

Tahtereavanla gidiyorlar sıçmaya...

Baronlar, baronesler ortada cirit atarken..

Herkes seyrederken...

Ortalık Rasim'ler...

Nagehan'lar, Abdülkadir'ler Hakan'larla dolarken...

İşte adı gazetecilik olan sektörde bu kumpasların arasına sıkıştı kaldı..

Tirajlara bakın...

İzlenme oranlarına..

Nerede sektör bu nüfusun, nüfusluların içinde..

Devede pire...

Ve şimdi oncası girmiş bir kavganın içine.. Niye.. Çünkü kavga çıkarların çatıştığı yerde başlar!

Bal gibi biliyoruz da. Ağzı olanın konuşup ta yaralı parmağa işemeğidi gibi...

Yada sadece kendi çıkarlarını düşündükleri gibi..

Mesela çok merak ediyorum.. Tüm bu yaşananların içerisinde 'sattım-satmadım-benim' polemiği yaratanlara da bakalım.

Putin'le arabuluculuğa soyunan Cavit Çağlar'ın bir süre önce kapattığı ve maddi gerekçelerin ön planda olduğunu tv'si ni düşünürsek...

Bugün yerel piyasa değerlerine oranla daha yüksek ücret politikalarına sahip İstanbul'da..

Çalışan ve diğer üretim masraflarıyla yan yana getirirsek demek ki Çağlar bu sorunu çözmüş görünüyor.. Ya da çok özel finans kaynakları var...Kasabadakilerin bunları anlamasını beklemiyorum. Ya da ateşli 'abicilerin'..

Neyse bu onun cebini ilgilendirir... İzleyip göreceğiz...

Ama herşeye muhalif Nevşin Mengü'lerle nereye kadar gidecek?

Ve yine bir röportajında..

Cumhurbaşkanımız tartışmasız çok özel bir lider. Neyi hedefliyorsa onu hayata geçiriyor. Asla blöf yapmıyor. İnandığı şey için sonuna kadar mücadele ediyor. Erdoğan dünyaya karşı dik duruyor.” yorumunu yaparken..

Sizce nasıl bir yayın politikası olacak? Ne kadar özgün, özgür, tarafsız! Mümkün mü?

Dedim ya zaman..

Ben bayılırım Alman düşünür Goethe'nin sözlerine..

İsteyen istediği yere çeksin..

Biz birbirimizin hiçbir şeyi olmayacaktık, ama her şeyi olduk. 

Di mi ama!

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı İlyas Çelik 24 Eylül 2020 15:58 Harika