Kolay iş var mı? (2)


Geçen haftadan devam ediyor…



İşveren, müteşebbis, girişimci veya üretici olmak, artık siz nasıl tanımlıyorsanız, basiret ister, öngörülü olmak ister, krizlere karşı dayanıklılık ister.

Devlete karşı sorumluluklarınız olan vergi, çalışanların sosyal hakları ve diğer borçlarınızı zamanında ödemek temel ilkeniz ve zorunluluğunuzdur.

Vergi ve devlete karşı olan sorumluluklarınızda çok geniş bir mevzuat vardır, uygulamak ve hata yapmamak zorundasınızdır.

Yeni çıkan yasaları bilmemek gibi bir lüksünüz yoktur, takip etmelisiniz. Bilmemek veya bilmiyorum demek yasal olarak mazeret kabul edilmez.

Yine ayrıca bütün bu işleri zamanında, doğru yapıp finans akışını tam ayarlamışken krizler ile de mücadele etmek zorundasınızdır.

En basitinden dövizin yükselmesi bile bütün finans sisteminizi alt üst eder ve bankalar asla risk taşımak istemezler. Yeniden, kendi sistemlerine göre yazılmış sözleşmeleri imzalamakla mükellefsinizdir.

Tecrübeli bir üretici aynı zamanda yapmış olduğu yatırımların bir ömrü olduğunu, gelişen teknolojiye göre yenilenmesi gerektiğini ve yeri geldiği zaman da yeniden yatırıma gitmesi gerektiğini iyi bilmelidir.

Çağa, teknolojiye, yeniliklere, buluşlara açık olmalı, sektöründeki küresel gelişimleri çok yakından takip etmelidir.

Üretmeyi sevmelisiniz ve yaşam tarzı haline getirmelisiniz.

Üretimin küçüğü büyüğü yoktur eğer bir şey üretiyorsanız sorumlulukların bilincinde olmak gerekmektedir.

Dünyanın her tarafında bu böyledir, üretmek istemek ve sevmek  ile ilgili bir şeydir.

Hele hele bir de yaptığınız iş servis ve garanti gerektiren bir iş ise, yedi yirmi dört müşterinize açık ve emrine amadesinizdir.

Ben anlatırken “bir şey sormak istiyorum” diye cılız bir ses duydum gençlerden,

“Kolay iş var mı?” diye. Evet, çok güzel bir soruydu bu.

Çok doğu bir soru. Kolay bir iş yoktur ama işini iyi bilmek, sevmek ve istemek vardır.

Ne iş yaparsanız yapın her işin zor tarafları vardır elbette kolay ve zevkli tarafları da vardır ama mutlaka bilmek gerekmektedir.

Bir mesleğe sahip olmak her şeyi ama her şeyi kolaylaştırır.

Bir anlamda sabah kalkıp dişlerinizi fırçalama ile başlayan de aklınıza gelebilen her türlü yediğiniz, içtiğiniz, kullandığınız ve barındığınız her şeyin bir üretim olduğunu düşününce ve insan hayatını kolaylaştıran buluşlar ile hayatı daha da anlamlı bir hale getiren çabanın da üretim olduğunu ve üretimin ne kadar ulvi bir iş olduğunu anladığımızda bütün bu yorgunlukları unuttuğunuzu da hatırlatmak istiyorum.

Evet, sevgili EKOHABER okuyucuları gençlere anlatmaya çalıştığım üretim aşamalarını yazı haline getirerek siz değerli okuyucular ile de paylaşmak istedim.

Her şeyi başarabilir ve üstesinden gelebilirsiniz.

Yeter ki istenilsin.

Saygılarımla…

Yorum Ekle