Kazanmak güzel de!


Osmanlı maçındaki Bursaspor’un direncini de beğendim, yaratıcı yanlarını da… Ancak savunmadaki defoları da görmezden gelemeyiz. Özellikle ikinci yarıda ağır defans görüntüsüyle rakibe istediği pozisyonları verdi.



Hayat ‘iyimser cümlelerden’ ibaret değil…

Kafamıza takılan sorular da var…

Bursaspor taraftarının nabız ve tansiyonu tavan yaparak geçirdiği maçın son 30 dakikalık diliminde kazanma gerçeğinin önüne geçen çürük savunma modeli nasıl sağlamlaştırılacak?

Kaleci Çağlar’ın önünde oynayan stoper ikilisinde her maç rotasyon mu olacak?

Her maça farklı on birlerle çıkmak ne zaman son bulacak?        

Tabelada Bursaspor’un durduğu yeri göstererek kazanırken hatalara sansür yapıştırmak kolay da teklemeye gör!

‘Deneme-yanılma’ metodu geçen sezon olduğu gibi bir anda ‘deneme-yamulma’ aşamasına dönerse işte o zaman yandı gülüm keten helva!

Geçen yıllardan davacı olanlar, harcanan çuvalla paranın, boşa giden zamanın hesabını sormadıysa ‘sevdadandır!’  

Bu sezonda aynı filmi görmeyeceğimizin bir garantisi var mı?

Kuşkuların coşkuya dönmesi bütün camianın tek dileği…

Osmanlı maçında skora ve de 3 puana damga vuran sandıktan çıkmış sihirli iki kartpostal vardı:

Kubilay Kanatsızkuş ve Shehu…

Görüldü ki; Kubilay evrim geçirmiş, başka bir bedene girmiş başka bir ruha!

Durgun/solgun/yorgun pozisyondan takımın şahdamarı pozisyonuna geçmiş…

Eleştirilerden mezun olduysa, yeteneğin ana maddesi çalışmak demektir.

Kendisini dün nasıl eleştirdiysek, bugün alkışlarımız da hakkıdır…

..Ve Abdullahi Shehu.

Amansız bir hastalığın pençesinden kurtulduktan sonra kendini yeni güzelliklere formatlayan adam Bursaspor takımının bu seneki ödülü olmaya aday…

Liderliğe soyundu, topu ayağına aldığında takımın ufkunu da genişletti, hücum anlayışını da…

Sağ kenarda oynamasına karşın ters kulvara geçip yürümek için kullandığı sol ayağı ile attığı gol çok fantastikti.

Aman nazar değmesin, şanlı Bursaspor armadası yoluna devam etsin…