sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


İznik'e, saygısızlık ediyoruz...


İznik, gerçekten özel bir ilçe...Eşi ve benzeri yok...



Olması da, mümkün değil...

Dile kolay, 7000 yıllık höyükleriyle ilk yerleşimin, Büyük İskender’in kumandanlarının, Bithynia Krallığı’nın, Roma ve Bizans’ın, Selçuklular’ın, Osmanlı’nın izlerinin bulunduğu, bir yerleşim yerinden bahsediyoruz...

Hıristiyanların en önemli hac merkezlerinden olan, İsa’nın Tanrı’nın oğlu olarak kabul edildiği 1. Konsül, resim ve heykel sanatının önünü açan 7. Konsül’ün toplandığı yerdir, İznik...

Osmanlı’nın ilk medresesine ev sahipliği yapması, ulemalar diyarı olarak bilinmesi ve çinileri ile dünyanın en önemli mimari eserlerini donatması ile de tanınır, bu güzel ilçemiz…

Sadece,  medeniyetlere yaptığı ev sahipliğiyle değil, gölü ve doğal güzelliğiyle de güzeldir...

Toprağı da, çok bereketlidir…

O yüzden, İznik anlatılmaz...

Ancak, yaşanır...

Gel gör ki…

Toprağından, tarih fışkıran böyle bir ilçemiz var...

Ama, kıymetini bilmiyoruz...

Burayı, sıradan bir ilçe olarak görüyoruz...

İznik'in, düşündüren, bir başka gerçeği daha var…

O da, tarihi eser kaçakçıları ve define avcılarının, İznik'i, ilçenin, tarihini koruyup, kollaması gerekenlerden, çok daha iyi biliyor olmaları...

Adamlar, sanki elleriyle koymuş gibi, gece gelip, kazı yaparak, lahitlere ulaşıyorlar...

İşlerini bitirdikten sonra, ellerini kollarını sallayarak gidiyorlar...

Bizlerde, gün ağarınca, kazı çalışmalarını görüp, olayın farkında oluyoruz...

Bölgeyi, koruma altına alıyoruz...

Parmak izleri alıp, kamera görüntülerini izleyerek, sanıkları yakalamaya çalışıyoruz…

Kendilerini ele geçirsek de, tarihi eserlere ulaşamıyoruz…

Bırakın, çalınan tarihi eserlerin bulunmasını…

Müzede, koruma altındaki lahitlere dahi sahip çıkamıyoruz…

Yapılan hırsızlığı araştırmak için sayım yaparken, daha önceden, bir başka lahittin çalındığını anlıyoruz…

İznik'e karşı, o kadar ilgisiz kalmışız ki...

İlçedeki, tarihi eserleri artık, sosyal medya hesabından öğrenip, takip ediyoruz...

Bugün, basında yer alan haberden, bahsediyorum…

Kırsal Çiçekli Mahallesi'nde yaşayan Hüseyin Saygın, mahalle meydanında bulunan taşın fotoğrafını, sosyal medya hesabından, ”Mahallede bir dibek taşı üzerinde bir yazı, kimlere ait, ne yazıyor"  şeklinde paylaşınca, müze müdürlüğü harekete geçiyor...

Roma dönemine ait 2 bin yıllık tarihi eser olduğu düşünülen taşla ilgili  olarak, inceleme başlatılıyor...

Hüseyin Saygın, o paylaşımda bulanmasaydı, tarihi eserden kimsenin haberi olmayacak…

Ya, Mahalle Muhtarı Hasan Yakşi’nin açıklamalarına ne dersiniz?

Muhtar, mahallenin, simgesi haline gelen bu taşın içersinde, yıllardır, buğday ve mısır dövülüp, çıkartıldığını söyleyip, benzer taşlardan, çevrede çok olduğu bilgisini veriyor…

Bakalım, diğer taşları bulabilecekler mi?

Bulsalar da, müzede, çaldırmadan, koruyabilecekler mi?

Ülkeler, tarihi eserlerini, çok özel korurken, bizlerde, mahallenin, simgesi olarak kullanıp, içersinde, buğay ve mısır dövüyoruz...

İznik'e, saygısızlık ediyoruz...

Sonra da…

Türkiye'ye, yeterince turistin gelmemesinden yakınıp, turizm gelirlerinin azalmasından, dert yanıyoruz…

Çelişkilerimizle, hiçte inandırıcı olmuyoruz!…

 

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Ahmet PEHLİVAN 16 Kasım 2020 16:33 Çok önemli bir konu. Sorumluların hassasiyetle sahip çıkması gereken tarihi mirasın verdiğiniz örneklerde olduğu gibi sahip çıkılmadığı ortada. Vicdan ve can acıtıyor. Dikkat çekmeniz dilerim ilgililerinde dikkatini çeker. Kaleminize sağlık

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Fuat Kars 16 Kasım 2020 17:20 Ahmet Bey teşekkür ederim...