Genç işsizlik en büyük sorun


İnsan kaynaklarının üretimin temel itici gücü olduğu söylenir.



Aslına bakarsanız toplumların kalkınmasında en büyük pay o toplumun bireylerinin kabiliyetlerine bağlıdır.
Almanya ve Japonya gibi ülkeler her türlü olumsuzluklara rağmen insanının üretim kapasitesine bağlı olarak refah toplumuna ulaşmışlardır.
Türkiye genç nüfusun ağırlıkta olduğu bir toplumdur.
Her geçen gün bu demografik avantajımızı yitirmekte olsak da bugün için hala genç toplumumuzu kuvvetli özelliğimiz olarak ifade etmekteyiz.
Genç nüfusumuzu eğitiyoruz, bunun için büyük yatırımlar gerçekleştiriyoruz.
Bu iş için devasa kampüsler, öğretim görevlisi ordusu ve laboratuvarlar, araç-gereçler vb. kalemlere harcamalar yapıyoruz.
Diğer tarafta aileler boğazlarından kısarak çocuklarının eğitimine imkanlarını seferber etmektedirler.
Gösterilen büyük özveriler karşılığında ülkemizde her yıl küçük bir ülke nüfusu kadar öğrenci mezun olarak hayata atılmaktadır.
Problem bu noktada başlamaktadır.
Gençler büyük beklentilerle gerçek hayata ilk adımlarını atmaktadır.
Ancak çok az bir bölümü dışında iş bulamamaktadır.
İş arama mücadelesinin sonucunda sosyal ve ekonomik sorunlar kendisini göstermektedir.
Genç işsizlik geleceğimiz gençler üzerinde onarılmaz yaralar açmaktadır.
Genç işsizlik, ülkenin sınırlı ekonomik imkanları heba olmasına neden olmaktadır.
Genç işsizlik küresel boyutta çalışma modellerinin değişmesinden de kaynaklansa da ülkemizde planlama noktasında yaşanan önemli eksiklerin de bu soruna katkıda bulunduğu bilinmektedir.
Geleceğimiz kararmaktadır, ülkenin bir numaralı sorunu evde oturan eğitim almış gençlerin içinde bulunduğu bunalımdır.
Siyasilerin genç işsizleri gündemlerinin birinci sırasına alma vakti çoktan gelmiş olmalıydı.

Yorum Ekle