ERKEKLİĞİMİZDEN UTANDIRAN ERKEKLER


Duman gurubunun seslendirdiği güzel bir şarkıdır “Belki Alışman Lazım”, içeriği ve sözleri oldukça derindir.



Geçen gün dostlarımla müdavimi olduğumuz, dertleştiğimiz ve fikir alışverişinde bulunduğumuz pub’a gittik. Kulaklarımıza Duman’ın “Belki Alışman Lazım” parçası çalıyordu. Tartışma konumuzda son günlerin, son ayların veya son yılların en iğrenç olayları olan kadına ve çocuklara olan taciz, tecavüz ile şiddet vardı!

Dostlarım yaşanan bu iğrenç olayları sadece Türkiye’de olmadığını yozlaşan tüm toplumlarda görüldüğünü dile getirdi. Peki biz, Türkiye’de yaşayan erkekler kadınlara nasıl bakıyor. Coğrafi bölgeler arasında ki farklılıklar da buna dahil bir kadını gözümüzde nasıl canlandırıyoruz.

Genelleme yaparsak pek de masum bakmıyoruz. Benim jenerasyonum (35-45 yaş arası) televizyonlarda Tutti Frutti şovlarla ve videoculardan kiraladığımız seks kasetleri ile öğrendik kadın vücudunu. Ardından bakirliğimizi para ödeyerek sevgiden yoksun bir şekilde genelevde bıraktık ve bunun adına “Milli olduk” diye gurur duyduk rezilce.

Semtimizde olan kızlara bakmaz ama başka semtlerdeki kızların peşinden koştuk, kavgalar çıkardık. Ardından “Peygamber ocağı” denilen askeride “Aç aç partileri”. Vatani görevini bitiren ve kendi kentine dönen yağız delikanlılar bir fabrikada ya da ailecek ne iş yapıyorlarsa hayatın içine atıldı. Tam bu sırada familyanın büyükleri araya girer kız oğlan kız bulurlar ve o gençle evlendirirler. Ardından çocuk veya çocuklar gelir, fabrika-kahvehane ve stadyum üçlemesinde hayatını geçirir genç adam. Genç kadın ise mahalle dedikoduları, ev işleri ve çocuk bakmakta.

Genç adam ve genç kadın her türlü kültürden yoksun, hayatın gelişiminden yoksun, kendini cinsel, ekonomik, yaşamsal konulardan uzak, ailelerinin veya çevrelerinin onlara verdikleri kısıtlı bilgi ve tecrübelerle bu dünyada yer almaktadırlar.

Ancak çağ değişti ve değişiyor. Ne video kasetleri ne de televizyonlarda Tutti Frutti şovlar kaldı. Çağa ayak uyduramayan, bilgiden, kültürden uzak olan “O erkek dediğimiz erkekler”in açlıkları da gün yüzüne çıkmaya başladı. Yaşanan ekonomik sorunlardan dolayı evlerde huzursuzluk ve şiddet başladı. Bu şiddeti de en çok kadınlar yaşadı ve yaşamakta. Cinsel yoksunluktan ve açlıktan dolayı, gencecik kızlara ve kadınlara vahşice tecavüzler, iğrenççe tacizler başladı.

Sorun bu kadar büyükse, bu sorunun çözümü ne olacak? Bazı kesimler idam diyor, bazı kesimler eğitim diyor, bazı kesimler ise cezaların oldukça basit ve caydırıcı olmadığından bahsediyor.

Ben idama karşı olan bir insanım. Ancak gencecik bir kadının veya çocuğun tecavüze uğrayıp öldürülmesine ise barbarlık diye bakıyorum. Bana göre öncelik çok sıkı bir eğitim ve cezaların oldukça ağırlaştırılmış olmasını talep ediyorum.

Çünkü artık sokakta veya bir mekanda çocukları sevemez olduk veya bir işyerinde çalışan bir kadına “İyi günler”, “İyi çalışmalar” diyemez noktaya geldik. Açıkçası etraf erkekliğimizden utandıran erkeklerle dolu.

 

Yorum Ekle