Dünya Kadınlar Günü'nde acı gerçeğimiz…


Bugün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü...



Onları hatırladığımız bir kaç günden biri...

Her yıl olduğu gibi bugünde, gönüllerini almak için kırk takla atacağız...

İltifatlarda bulunup hediyeler alacağız...

Kendilerini bir günlüğüne de olsa mutlu etmek için hesabını yapacağız…

Yarın da, fabrika ayarlarına tekrar geri döneceğiz...

İtibarsızlaştırmak için uğraşacağız!..

Hakaretler edip döveceğiz!...

Gerekirse, çocuklarının yanında öldüreceğiz!..

Ayıp, edeceğiz…

Bugün, gazetecisi olarak kadınlarla ilgili gözlemimi yazacağız...

Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri, erkeklerin kadınlar kadar cesur olmaması!...

Biraz iddialı olsa da, bu benim görüşüm...

Ne kadar katılırsınız bilemiyorum, "abartılı" bulanlara da saygı duyarım...

Kadınlarımız, gerçekten çok yüreklidir…

Bir o kadar da temizler…

Erkeklerin yaptıkları her işte varlar...

İş kadını da oluyorlar, bilim insanı da...

Siyasi parti lideri de oluyorlar, başbakanda…

Güvenlik görevlisi olarak teröristlerle de çatışıyorlar…

Başarılı da oluyorlar…

Çocuklar ve kadınlara karşı yapılan, taciz, tecavüz ve cinsel istismar gibi insanlık suçlarına hiç dayanamıyorlar…

Mutlaka, duruş sergileyip tepki koyuyorlar…

Yasal haklarını kullanarak eylemler düzenliyorlar...

Sonuç alana kadar konunun takipçisi oluyorlar...

Bunu da paylaşıyorlar…

Mesela...

Küçük yaşta kız çocuğuna tacizde bulunduğu için gözaltına alınan Yazar Hüseyin Üzmez olayı ilginç bir örnek...

O olaydan bir şekilde yırtmaya çalışan Hüseyin Üzmez'e, yapmadıkları kalmadı...

Olayı, basın açıklamasıyla en sert şekilde eleştirirken, adliyeye giriş ve çıkışlarında kendisine yumurtada attılar, şemsiye fırlattılar...

Tahliye olduktan sonra tekrar tutuklanmasını sağladılar...

Tüm duruşmalarını özellikle takip ettiler..

Sonunda, hak ettiği cezayı aldırdılar...

Kadınlarımız, ailelerinin geçim kaynağı olan toprak ve sularının zarar görmesini de müsaade etmezler…

Bursa'nın Orhaneli İlçesi Başköy'de, açtıkları maden ocaklarıyla içme suyuna zarar verip doğayı kirleten işletmeye kan kusturdular...

Yaptıkları ilginç eylemlerle dünya basınında yer aldılar…

Sonunda,  maden ocağını kapattırıp su ve topraklarını kurtardılar…

Yenişehir İlçesi Kirazlı Köyü'nde de benzer olay yaşanıyor....

Göreceksiniz, orada da gülen taraf olacaklar…

Kadınlar, ana dır...

Çocukları için seve seve can verirler..

Veriyorlar da...

İstanbul Pendik'te, 2017 yılında çıkan yangında, çocuğunun kurtarıldığından haberi olmayan Gülizar Çetin'in, yavrusunu almak için girdiği yanmakta olan evinde, can verdiği olayı unutmak mümkün mü?

Gülizar Çetin öldüğü zaman henüz 26 yaşındaydı...

Ve 4 yıllık evliydi…

Oğlu Talha'da dün 7 yaşına girdi...

Peki…

Kadınlarımız bu kadar fedakarlık yaparken, biz erkekler ne yapıyoruz?

Samimi olmak gerekirse…

Yaşananları sadece seyrediyoruz...

Zaman zaman yüksek sesle konuşuyoruz...

Ötesine gidemiyoruz...

Anlayacağınız, onlar kadar olamıyoruz...

Utanmadan, birde kaba kuvvet ve şiddet uyguluyoruz!…

Dün olduğu gibi bugünde, bu ayıpla yaşamaya devam ediyoruz!...

Her yıl, daha da kötüye gidiyoruz…

Ne kadar acı değil mi?

 

 

Yorum Ekle