Diş ağrısı kabir azabı gibi! Diş hekimlerinin kıymetini bilelim!


Diş deyip geçmeyin! Atalarımızın diş ağrısı için kabir azabı demesi boşuna değil!  Biz ağrısıyla varlığını fark ediyoruz. Ama diş ve ağız sağlığı mideden bağırsaklara, böbreklerden kalp damar sistemine insan sağılığını doğrudan etkiliyor… Ne yazık ki, başımız sıkışmadan diş hekimlerine başvurmuyoruz.



22 Kasım 2021, Türkiye'de Bilimsel Diş Hekimliğinin 113. Yılı… Her yıl Diş Hekimleri Odası Bursa Şubesi toplum, ağız ve diş sağlığı farkındalığının artırılmasına yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor… Geçen sene pandemi nedeniyle kamuda ya da özelde çalışan diş hekimleri çok sıkıntılı bir yıl geçirdiler.

Gerçi bu yıl da pandemi devam ediyor; tek fark toplum olarak salgın yokmuş gibi yaşıyoruz. Belki de ekonomik kriz insanların canını o kadar yakar oldu ki, artık Kovid’i takmaz oldular. Neyse bu son cümle başlı başına  bir yazı konusu…

22 Kasım 1996 yılından beri Türkiye’de Diş Hekimliği Günü olarak kutlanıyor… Bursa Dişhekimleri Odası Başkanı Emel Eroğlu Diş Hekimleri Günü kapsamında yaptığı basın açıklamasında hem toplum sağlığına hem mesleğin ve diş hekimlerinin sorunlarına dikkat çekerken ekonomik krize de vurgu yaptı:

“Bu yıl 22 Kasım Dişhekimliği Günü’nü, Covıd-19 pandemisi, gittikçe derinleşen ekonomik kriz, katlanarak büyüyen mesleki sıkıntıların kıskacında yine gerçek anlamda bir kutlama yapamadan, tüm bu sorunları kamuoyu ile paylaşacağımız bir fırsat olarak kullanıyoruz.

Yıllardır süregelen kronikleşmiş sorunlarımızın yanında pandeminin, ekonomik krizin getirdiği sorunları da bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.”

‘;MESLEKİ GELECEĞİMİZ VE SAYGINLIĞIMIZ TEHLİKEDE!’

Başkan Emel Eroğlu sağlıkta şiddete de dikkat çekti:

“Bugün hayatı pahasına cansiperane görev yapan sağlık çalışanlarına uygulanan ve yürek burkan şiddet maalesef hız kesmeden devam ediyor. Biz dişhekimleri ise her gün yüzlerle ifade edilen can kayıplarının artık olağanlaştığı, kanıksandığı ruh halini yaratan Covıd-19 pandemisinin insanlığı hangi olumsuzluklara taşıyacağı bilinmezliği içinde bir kutlama daha yapıyoruz.

COVID-19 salgınının ilk karşılayıcıları, doğaldır ki tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık çalışanlarıdır. Ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği pandemi döneminde bir kez daha net olarak görüldü, biz dişhekimleri de tüm sağlık çalışanları gibi salgınla en ön safta mücadele ettik ve etmeye devam ediyoruz….”

Kovid-19 salgınında kamuda çalışan diş hekimleri filasyon ekiplerinde görevlendirildiler; Başkan Eroğlu da bu konuyu gündeme getirdi:

“Kamuda çalışan dişhekimleri ve tüm sağlık çalışanları, Mart 2020’den itibaren COVID-19 salgınında daha da artmış bir iş yükü ile karşı karşıya kaldı.”

KOVİD-19 MESLEK HASTALIĞI OLSUN!

Ve çok da haklı olarak Kovid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesini talep etti:

“Pandemi hala devam ederken Covid-19 hastalığının, virüsün bulaş yolu olan damlacık saçılmasına doğrudan açık olan meslek grubumuzda ve diğer tüm sağlık çalışanlarında ivedilikle Meslek Hastalığı olarak kabul edilmesini ve Covid-19 yıpranma payının verilmesini talep ediyoruz…”
Eroğlu, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle meslek dışı sermayenin önünün açıldığına,  merkezlerin kar amaçlı ticarethanelere dönüştüğüne, polikliniklerde gizli ortakların türediğine dikkat çekti. Diş hekimlerinin işçileştirildiğini söyledi.

Eroğlu’nun değindiği konulardan biri de Türk lirasının değer kaybetmesiydi… Zira diş hekimlerinin bir diğer sorunu ise kullanılan cihaz ve malzemelerin büyük kısmının ithal ürünler olması. Türk Lirasının sürekli değer kaybı, diş hekimlerinin artan maliyetler nedeniyle hizmet sunmasını, genç diş hekimlerinin muayenehane açmasını zorlaştırıyor…
Halkın diş sağlığına gelince; Başkan Eroğlu Diş Hekimliği Fakültelerinde ve Ağız Diş sağlığı Merkezlerinde (ADSM) yoğun bir hasta birikimi gözlendiğini söyledi:

“Bunu gidermek için; kamu, üniversite ve serbest çalışan dişhekimlerinin tümünün katılımı sağlanarak, koruyucu dişhekimliği hizmetlerinin yanı sıra ertelenmiş tedavi ihtiyaçları acilen giderilmelidir.

Aksi halde toplumdaki ağız diş hastalıkları genel sağlığı da olumsuz etkileyerek kısa sürede altından kalkılamayacak sağlık sorunları ve yüksek ekonomik bedellerle karşı karşıya kalınacaktır.”

ÖNCELİĞİMİZ KORUCUYU DİŞHEKİMLİĞİ!

Halkın ağız ve diş sağlığına dair verileri paylaştı;

“2015 yılında Türkiye Sağlık Araştırmaları sonuçlarına göre 7-14 yaş grubundaki çocuklarda yüzde 24.6 ile en fazla ağız-diş sağlığı sorunları görülmekte, bunu yüzde 13.8 ile göz hastalıkları ve yüzde 9.4 ile de enfeksiyon hastalıkları takip etmektedir. Dolayısıyla başta diş çürüğü ve dişeti hastalıkları olmak üzere ağız hastalıkları ülkemizin en yaygın halk sağlığı sorunlarını oluşturmaktadır…”

Başkan Eroğlu bilimsel koruyucu temelli ağız-diş sağlığı politikalarının yürütülmesi gerektiğini savunduklarını; bu amaç doğrultusunda kamu ve özel ayrımı yapılmaksızın tüm diş hekimlerinden faydalanılması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Ülkemizde ilk defa Türk Dişhekimleri Birliği (TDB); Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI) raporları ile ortaya konan diyabet, kalp damar hastalıkları, üst solunum yolu hastalıkları ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar ile diş çürüğü ve diş eti hastalıkları gibi ağız hastalıklarının meydana gelme nedenlerinin aynı olduğu konusundaki bilimsel gerçeğe dikkat çeken sağlık meslek örgütü olmuştur.

Yukarıda adı geçen bütün hastalıkların ortak risk faktörlerinin başında şekerli yiyecekler gelmekte, bunu takiben tütün ve tütün ürünleri, alkollü ve gazlı içeceklerin tüketimi ile fiziksel aktivitenin yetersizliği yer almaktadır.”

Dişhekimliği fakülte kontenjan artışına da dikkat çeken Eroğlu sözlerini şöyle noktaladı:

“36 yıllık meslek örgütü olarak halkın ağız diş sağlığı ve mesleğin sorunları ve çözümleri konusunda yeterli bilgi ve tecrübemiz ile ulusal ağız diş sağlığı politikalarının oluşmasında katkı yapmaya hazırız.

Biz dişhekimleri: yüksek enfeksiyon riski, sosyal ve ekonomik sorunlar, değişen çalışma koşulları, mobbing ve bitmeyen şiddetle mücadele ederken topluma karşı sorumluluğumuz ve mesleki yükümlülüğümüz gereği, toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi, ağız diş sağlığı düzeyinin yükseltilmesi konusunda üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.

(Not: “Diş Hekimi” sözcüğünü ayrı yazmayı tercih ediyorum. Ancak kurumsal isim olduğundan Emel Eroğlu’na ait açıklamadaki metne, kurumsal bakışa saygı göstererek sadık kaldım.)

 

Yorum Ekle