Dijital devrim ve Metaverse! Dünya nereye gidiyor?


Dijital devrim bir taşla bir sürü kuş vuruyor! Yapay zeka ve robotların üretimdeki ağırlığıyla işsizleşecek olan milyonlarca insana; vatandaşlık maaşıyla yüksünmeden sanalda yaşayabilecekleri bir hayat sunulacak!



Geçen gün AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan bir toplantıda Metaverse ile siyasi çalışmalarda nasıl bir yol haritası izleyeceklerini anlattı.

Bu bir uzgörü mü? Evet… Siyasiler dijital dünyaya ağırlık vermeye başladı.

Her ne kadar günlük siyasetin içinde boğulmuş yerel aktörler dijital dünyayı sosyal medyada etkinlik paylaşımından ibaret görseler de, dijital dünya başka bir yere, gerçeklikle sanalın iç içe geçtiği bir evrene evriliyor…

Metaverse bunlardan biri…

Dünya endüstri devriminden sonraki en büyük dönüşümün, dijital devrimin içinde!

Kovid-19 pandemisi dünyayı dijital devrimin laboratuvarı haline getirdi. Neoconların fırsat ayağına mı geldi? Yoksa fırsatı ayaklarına mı getirdiler? Çok tartışılan bir mevzu.

Bir yandan sisteme yük olan yaşlı, ağır sağlık sorunlu bireyler ayıklanırken, öte yandan da uzaktan eğitim, uzaktan çalışma, uzaktan alışveriş gibi sanalda yaşamını idame ettirirken…

Öte yandan da evlerde dijital ile sosyalleşerek yalıtılmış yaşama alışma devre girdi.
Hangisi daha önemli bilemiyorum; ama şu var, hepsi birbirini tamamlıyor…

YALITILMIŞ YAŞAM İNSANLIĞIN BİRİKİMİNE AYKIRI

Bu insanlığın on binlerce yıllık yaşamsal birikimine; insan evrimine tamamen aykırı bir şey!

Homosapiensler, en erken tahmin 40 bin yıl olmak üzere 50 ya da 60 bin yıl önce neandartel, denisova gibi diğer insan türlerini ayıklayarak ayakta kalabildiler.

(Dünyada insan türü olarak bir biz varız sanıyorduk, ama DNA bilimi bu varsayımımızı boşa çıkardı; son yıllarda DNA analizleriyle yeryüzünde başka insan türlerinin de yaşadığı ortaya çıkıp duruyor. Afrikalılar hariç, hepimiz yüzde 1 ya da 4 oranında Neandartal geni taşıyoruz. Yine Asya halkları hem Neandartal, hem de Deinsova geni taşıyor! )

İnsan kümeleri toplumları oluşturdu… Önceleri işarete anlaştılar; dil gelişti; insanlığın 100 binlerce yıllık tarihini göz önüne aldığınızda yazının bulunuşu için şunun şurasında 7 bin yıllık bir mazi, denilebilir.

Cangılda tek başına var olabilir miydi? O ancak Tarzan, orman çocuğu gibi insan aklının ürettiği hikayelerde olur.

‘YAPAY ZEKA SENİN YERİNE DE DÜŞÜNÜR!’

Artık insana “düşünme, bu işi senin yerine yapacak bir yapay zeka var. Yüz yüze iletişime gerek yok, sosyal medya var” deniyor…

Sonuncusu Metaverse!

İnsanlar Metaverse’ye yatırım yapıp oradan arsa almaya başladı.

Sanal madencilerin ürettiği Coin’ler dünya finans piyasasında giderek etkili hale geliyor.

Biz çocukluğumuzda, gençliğimizde yarım yüzyıl sonrası için Mars’a gidileceğini, orada koloni kurulacağını düşlerdik.

Asimov gibi Nasa’da çalışmış bilim insanlarının yazdığı bilim kurgu romanlarında ise galaksileri yöneten; insanların zihnini yönlendirebilen insansı robotlar / yapay zekalar vardı…

Bilim kurgu yazarlarının öngörüleri 1980’li yıllarda bize çok uzaktı!
Endüstri devriminin önünde duruldu mu?

Durulamadı.

1 KÜBİTLİK KLASİK BİLGİSAYAR SANİYEDE 1 MİLYON İŞLEM!
30 KÜBİTLİK KUANTUM BİLGİSAYARI SANİYENE 10 TRİLYON İŞLEM!

Dijital devrimin önünde de durmak mümkün değil. Kuantum bilgisayarlar geldiğinde eksik halka tamamlanacak…

İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ekrem Aydıner bir toplantıda dijital bilgisayarlar ile kuantum bilgisayarların arasındaki farkı en özet ve anlaşılır haliyle şöyle izah etmişti:

“Dijital bilgisayarlar transistor teknolojisi ile hızlanıyor. İşlemci sayısı arttıkça maliyet ve teknik sorunlar da çoğalıyor.

Bilim insanları uzay, deprem, uçuş, akla gelecek her alanda bilgisayar simülasyonları yapıyor.

Şu anda 1000 kubitlik bilgisayar yapıldı. Klasik bilgisayarlarda 64 bit bilgisayar saniyede 1 milyon işlem yapar, 30 kubitlik kuantum bilgisayarı ise saniyede 10 trilyon işlem yapar!”
Bilmem anlaşıldı mı?

250 YILDA 2 KATINA ÇIKARKEN ŞİMDİ İSE 12 SAAT YETİYOR!

Prof. Dr. Yüksel Ergün’ün şöyle bir saptaması vardı:

“Eskiden bilgi birikiminin iki katına çıkması için 250 yıl geçmesi gerekiyordu. Şimdi ise 12 saat!”
Bu söz bundan 3 yıl önce söylenmişti… Metaverse henüz gündemimizde yoktu bile!

Belki de daha da hızlanmıştır!

Biz robotlara ne yapacağını söyleyen yapay zekayı beklerken bir de başımıza metaverse çıktı!

Dijital devrim gümbür gümbür geliyor… İnsanlığın abadı mı, afeti mi olacak? Muamma… Felsefeciler, sosyologlar, bilim insanları bunu tartışıyor.

METAVERSE: 1 TRİLYON DOLARLIK KÜRESEL PAZAR!

Metaverse, Meta-evren”in kısaltması; sanal evren… Gerçek dünyadan mekanların sanal dünyada satın alındığı bir evren!

İnsanlar metaverse sanal evreninde kendilerini temsil etmek, birbirleriyle iletişim kurmak, sanal topluluk oluşturmak için avatar kullanıyor.

Esin kaynağı bilgisayar oyunlarında harcanan paralar olmalı!

Zira İnternette çocuk ve gençlerin video oyunlarında bile giysiler, silahlar, avatarlar, evler, araçlar, parayla satın alınıyor.

Kredi kartı ile sanal para satın alınıyor ve o sanal parayla oyundaki ihtiyaca göre alışveriş yapılıyor. Hatta oyuncular arasında alışveriş bile yapılıyor.

İşte Metaverse’nin kapsamı bir tık daha geniş! Kullanıcılar sanal gerçeklik kulaklığı ve denetleyicileri kullanarak sanal evrende gezebiliyor.
Metaverse, bilgisayar oyunlarının bir adım ötesi.

Bilişim devlerinin yani sanal dünyanın patronlarının, küresel ölçekte toplumu sanalda tüketici haline getirerek aklın alamayacağı karlar elde etmeleri…
Küresel finans kapitalin beklentisi 1 trilyon dolar olan küresel bir Pazar!

Yeni nesil emperyallerin şapkadan çıkardıkları tavşan!

Metaverse sahibi olmak için de arsa almak için de bir dizi karmaşık işlemle satın alınan sanal parayla ödeme yapılması gerekiyor.

Gerçeklikle sanalın iç içe geçtiği dijital evrende aslında olmayan sanal arsalar metrekaresi 4 dolardan binlerce dolara uzanan bir fiyat yelpazesinde satın alınıyor. Birileri de bu sanal satın alma çılgınlığını küresel boyutta reklam mahiyetindeki “1’e alıp 200’e satılacak” haberlerle körüklüyor.

Ancak dijital dünyanın gerçek patronları, dünyanın her yerinde gerçek arsalar, araziler alıp duruyor… Bu ne yaman çelişki!

VATANDAŞLIK MAAŞI İLE YETİNECEK YALITILMIŞ İNSANLIK!

Yapay zekâ robotlara ne yapacağını emredecek! Pek çok işkolunda işler robotlar ve yapay zekâ ile sürdürülecek.

Belgesellerde Japonya’da, Çin’de insansız otelleri izliyoruz. İnsansız marketler şimdiden başladı. Dijital teknoloji milyonlarca insanı işsiz bırakacak.

Peki bu insanlar ne ile geçinecekler? Batı ekonomistleri pandemiden önce vatandaşlık maaşını tartışmaya başlamışlardı bile!

İnsanların tüketmesi, para harcaması gerekiyor! Ortaya büyük bir artı değer çıkacak! Bu artı değerin az bir kısmı insanlara vatandaşlık maaşı olarak verilecek. Odalarında, bilgisayarla baş başa vatandaşlık maaşı ile yetinerek yaşayacaklar!

Dijital devrim bir taşla bir sürü kuş vuruyor! Yapay zeka ve robotların üretimdeki ağırlığıyla işsizleşecek olan yüzlerce milyon insana; odalarındaki yalıtılmış yaşamında, vatandaşlık maaşıyla yüksünmeden sanalda yaşayabilecekleri bir hayat sunuyor.

Z kuşağı da zaten dijital devrinin prototipidir.

Asıl mesele insanlığın kendisine dayatılan bu kurguya boyun eğip eğmeyeceğidir? En önemli sorular şudur:

İnsanlık bu kurguyu bozar mı? Nasıl?

Endüstri devriminde de bir sürü teorik tartışmalar ve çözümlemeler oldu.

Dijital devrimde sanal patronların tezine karşı nasıl bir antitez oluşacak?
Ülkemizde gündelik tartışmanın içinde boğulurken, dünyada bu soruların yanıtını arayan insancıl düşünürler, bilimciler de var….

 

Yorum Ekle