Cüneyt Özdemir'in Bursa'da İskender macerası!


Cüneyt Özdemir’in YouTube’de hazırlayıp sunduğu “Cüneyt Yolda” program serisinde “İskender Kebap” yemek için yolunu Bursa’ya düşürdü… Bat Pazarı’ndan geçerken güvenlik kaygısına düştü;. İskender Kebap’ın 1867’de ilk açıldığı yeri ise Kayhan’dan Atatürk Caddesi’ne taşıdı…



Cüneyt Özdemir ve ekibi programda dediğine göre aniden karar verip “Bursa’da İskender Kebap yiyelim” diyerek yola çıkıyor…
Kendiliğinden gelişen bir yolculuk mu çok kestiremedim; zira programın sponsoru Shell benzin istasyonuna uğrayıp üst düzey yönetici ile mağazalardaki tuvalet konsept değişikliği üzerine söyleşi yaptı…


Programın Shell söyleşisi programın pek de rastgele olmadığını gösterse de programın sonrası çok tersini işaret ediyor…

Anladığım kadarıyla geldikleri aracı Kamberler Parkı’na yakın bir yerde bırakmışlar.  Yürüdükleri güzergah Kamberler Parkı, Bat Pazarı, Demirciler Çarşısı; Kayhan Çarşısı; Kayhan Sokak, Ünlü Cadde, Atatürk Caddesi ve Ulucami’ydi.

Özdemir ve ekibi Kamberler’deki Dayıoğlu Hamamı’nda Romanların sünnet düğününün erkeklere özel hamam seremonisine denk geldiler ve çok şaşırdılar…  Oysa Romanlar geleneklerine çok bağlıdır. Düğünlerde erkek ve kadın hamamı düzenlenir.

‘BAŞIMIZA BİR ŞEY GELMESİN! MİKROFONU KAMERAYI KAPTIRMAYALIM!’

Eski Tekel binasının bulunduğu meydandan Bat Pazarı’na geçerken; Özdemir “İskenderci’ye gidiyoruz da başımıza bir şey gelmesin, mikrofonu, kamerayı kaptırmayalım…”dedi. 
Bıçak satanları da gördüğünde “Başımıza bir şey gelmezse iyi” diyerek tedirginliğini daha da belli etti…
Yetmedi; “Burası neresi, güvenli mi?” diye bir tostçuya sordu; O da “Buraya Bit Pazarı derler ama aslı Bat Pazarı’dır. Çok güvenlidir. Hiçbir şey olmaz!” dedi…
Oraları çocukluğumuzun geçtiği yerler. Kayhan Kirişçi Kızı Çıkmazı’nda doğdum büyüdüm. Hala da oturduğum yer itibariyle yürüyüş güzergahımdır… Bugüne dek başıma hiçbir şey gelmedi; insan sirkülasyonunun yoğun olduğu bir yerdir,

Özdemir; Demirciler Çarşısı’ndaki eski teknikle üretim yapan demircileri görünce “Bu yüzyılda böyle şeyler görmek çok şaşırtıcı. Böyle bir şeyi ancak Bursa’da görürsün” dedi…
Oysa Anadolu’da pek çok kentte Demirciler Çarşısı var; hatta Balkanlarda bile! Üsküp’te görmüştüm.

Demirciler Çarşısı da Bursa’nın kadim çarşılarından biridir. İnönü Caddesi açılmadan önce Okçular Çarşısı’nın devamı niteliğindeymiş; şimdi de özünü son kalan esnafıyla korumaya çalışan bir yer. Hala örste demir dövenler var; Çocukluğumuzda Sobacılar Çarşısı da derdik.

Haa, bir de “Bursa’nın Cumhurbaşkanları adayları meşhur diye biliyorum” dedi ve Yalova’dan Muharrem İnce’yi örnek verdi.Yalova ise Bursa’nın değil İstanbul’un ilçesiydi; 26 yıl önce il oldu.

İSKENDER KEBAP’IN ÖNÜNDE ‘İSKENDERCİ’ ARAMAK!
Son yıllarda Kayhan Çarşısı pideli köfteciler çarşısına döndü. Cüneyt Özdemir “Dönerciler çarşısına geldik, dönerciler çarşısı diye bir şey mi olur mu?” dedi durdu Kayhan Çarşısı için… Gerçi orada bir Pideli Köfteci çalışanı yanılttı; “Burası dönerciler çarşısı mı diye” sorduğunda “Evet” diye onayladı…

Sonra da Ünlü Cadde’deki Yavuz İskenderoğlu’nun İskender Kebap’ın önüne geldi. Tam da orada “Yavuz İskender”in yerini sordu!  Biri hemen önünde durduğu İskender Kebap’ı gösterdi, sonra da TKM’nin oradaki İskender Döner’i tarif ettiler.

Oysa her ikisi de İskender Kebap; ailenin torunları işletiyor! İskender ailesinden başka biri İskender Kebap unvanını kullanamıyor. Özdemir bunu biliyor zira İskender markasını kullananlara dava açıldığını da programın bir yerinde söyledi…

Atatürk Caddesi’ni boydan boya geçtiler, TKM’nin oradaki İskender Kebap’taki kuyruğu görünce afalladı; ““Dönerciler çarşısını dolaştım bomboş. Kebapçı İskender’in önünde kuyruk var!” dedi…
Önce girmem dese de bir güzel girdi kuyruğa!

İLK DÜKKÂN KAYHAN’DAYDI, ATATÜRK CADDESİ’NDE DEĞİL!
Cüneyt Özdemir TKM’nin yanındaki yer için “İskender Efendi’nin ilk dükkânı demek ki burasıymış!” diyerek eski dükkânın yıkılıp apartman olduğunu söyledi; ben koptum…

Yolda Google’den baksaydı, işin doğrusunu öğrenirdi. İskender Kebap tarihi diye yazıp tıkladığınızda İskender Kebap’ın tarihçesine ve ilk dükkânın Kayhan’da olduğu bilgisine erişiyorsunuz…

Çocukluğumdan hatırlıyorum; Cüneyt Özdemir'in tam da yanından geçtiği Kayhan Fırınının karşısı, Kayhan Camisi yanındaki kapısı, çerçevesi açık mavi boyalı, dar uzun bir dükkandı.

İskender Kebap diye İskenderoğulları ile alakası olmayan, sadece tabelada İskender adı bulunan şehrin doğusundaki bir kebapçıya da gidebilirdi. Neyse ki sorduğu kişiler arasında orayı tarif eden çıkmadı!

Cüneyt Özdemir reklam levhasında Bursa’da TKM; Carrefour ve Korupark şubelerinin yanı sıra sonra İstanbul Nişantaşı’nda da şubelerinin olduğunu görüp epeyce hayıflandılar.

İSKENDER KEBAP’IN GERÇEK TARİHÇESİ

Bursa’nın simgelerinden olan İskender Kebap, Mehmet oğlu İskender Efendi’nin Bursa'nın Kayhan Camisi yanındaki dükkânında1867 yılında başlıyor... İskender Efendi, mangalı dikine çeviriyor, kuzuyu şişe geçirip döndürerek pişiriyor. Zamanla kuzunun etlerini kemiklerden sıyırıp şişe sarıyor; yaptığı çevirme İskender Döner olarak anılıyor.
İskender Efendi Cumhuriyet döneminde İskenderoğlu soyadını alıyor. İlk eşinden Nurettin ve Süleyman; eşinin vefatından sonra evlendiği ikinci eşinden ise Cevat isimli 3 oğlu dünyaya geliyor.

İskender İskenderoğlu oğullarından Süleyman’ı yanına alıyor, birlikte çalışmaya başlıyorlar. Nurettin’e de 1920 yılında TKM’nin yanındaki dükkânı açıyor.

Nurettin İskenderoğlu yanına küçük kardeşi Cevat’ı alıyor: ağabeyi Nurettin’in ölümünden sonra Cevat İskenderoğlu çalıştırıyor dükkânı.

Kayhan’daki İskender Kebap ise 1960’lı yıllarda Ünlü Cadde’deki yere taşınıyor. Meridyen AVM yapılırken de ahşap bina görüntüsüne uygun şekilde restore edilerek dönemin en modern İskender Kebapçısı olarak açılıyor. Hala da aynı yerdeler!

Bursa’da İskender Efendi’nin çocuk ve torunlarının çalıştırdığı asıl İskender Kebap dükkanları bu ikisiydi. Ta ki; Botanik Park’ta dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker’in, bir Bursa markası olan İskender’in Botanik Park’ta yer almasını isteyince dek. Süleyman İskenderoğlu’nun oğlu Yavuz İskenderoğlu’nun öncülüğünde İskender Efendi Konağı açılıyor. (Diğer oğulları ise Fahri ve İskender İskenderoğlu’dur.) İskender Kebap’ın şubeleşmesi yenilikçi girişimci Yavuz İskenderoğlu tarafından başlatılmıştır.

İskender markasının tescili 1967 yılında mahkeme kararıyla gerçekleşiyor…

İskender Kebap’ın markası-patenti sadece İskenderoğlu ailesine ait ve bu adı herhangi bir ticari işletmenin tabelasında ya da unvanında yasal olarak kullanması mümkün değil.
Ama ülkemizde yasayı takmayanlar her zaman çıkıyor; aile markasını gerektiğinde dava açarak koruyor…
Kamuoyuna da yansıyan son hırsızlık olayından sonra Yavuz İskenderoğlu, İstanbul da dahil olmak şubeleri kapatıp sadece Ünlü Cadde ile Botanik Park’takini açık bıraktı…

Kendisinin İskender’in markalaşma sürecine katkısı büyüktür.
Halen İskender İskenderoğlu’nun torunları İskender Kebap markası altında ticari faaliyetlerine devam ediyor.  Hepsi de aynı çınarın kolları… Babalarından, atalarından öğrendikleri şekilde, lezzetinden, kalitesinden ödün vermeden bu işi sürdürmeye bakıyor…

Bu arada CHT Medya’da bir habere denk geldim; Botanik Park’ta Erdem Saker döneminde yerli ve yabancı turistlerin yolu bulması için konulan İskender Efendi Konağı tabelası 20 küsur yıldır durduğu yerden kesilerek kaldırılmış! Kent estetiğini bozduğu gerekçesiyle…

Yorum Ekle