Bursa bankacılık tarihi


Bursa, tarihi boyunca zengin bir kent olmuştu. Kapitalizmin geliştiği 19. yüzyılda ise Bursa ipek ve dokuma sanayiinin merkeziydi. Eskişehir hatta Adapazarı gibi çok sayıdaki kentte banka kurulmasına karşın Bursalılar banka kurmayı düşünmedi.



Bursalılar paralarını hep yabancı bankalarda sakladı, yabancı bankalardan kredi aldı.

Türkiye’nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar, uzun süre Bursa’daki bir Alman bankasında memur olarak çalışmıştı. Sonra da Türkiye’nin ilk Ekonomi Bakanı olmuştu. Bursa’nın bir dönem bir numaralı zengini olan Saffet bey de, önceleri bu bankada çalışıyordu.

Bursa’da Bankerlik

Bursa’daki canlı ticari hayat, paraya olan gereksinim bazı finansman sorunlarına neden olmaktaydı. Tefeciler ise Yerasimons’un verdiği bilgiye göre köylüye yüzde 200-300 faizle borç vermekteydi. Bu finansman sorunlarını çözmek üzere devlet, 1876 yılından sonra, bugünkü döviz büroları gibi köşe sarraflığı kurumuna Bursa’da izin vermişti.

1876 tarihinde İstanbul Galata’daki sarrafların dükkanları, 100’lük kağıt paraları bozamadıkları için sorunlar olmuş. Bu olay üzerine taşrada da köşe sarrafları türemişti. Ancak bunların nasıl davranacakları bilinmiyordu. Hüdavendigar Valisi merkeze başvurarak, köşe sarrafları nizamnamesinin taşra şartlarına göre düzenlenerek uygulanmasını istemesi üzerine Bursa’da köşe sarraflarına izin verilmişti.

Ancak bu sarrafların, yakın zamanda yaşadığımız banker skandallarına benzer olaylar yarattığını gazete haberlerinden öğreniyoruz. Örneğin Tuzpazarı’nda Sarraf Kemal, beş bin lirayı aşkın bir para piyasayı dolandırıp Avrupa’ya firar etmişti. (Bursa, Sayı 983, 27 Mayıs 1327/1911)

Bursa’da para piyasası, öteden beri Yahudiler başta olmak üzere azınlıkların elindeydi. O dönemde Bur­sa'da sanayiinin kısa vadeli finansmanına dö­nük bankacılık sistemlerinin gelişmemiş olması, Osmanlı girişimcilerini yüzde 20-40 arasında faiz oranlan ile çalışan sarraf ve tefecilerin insafına bırakıyordu. Avrupalı girişimciler ise kendi ül­kelerinden aldıkları düşük faizli kredilerle koza alımlarını rahatlıkla finanse ediyorlardı.

Çok büyük bir sermaye ve finansman ihtiyacına rağmen, uzun yıllar Bursalıların bir banka kurmamış olmasının en önemli nedeni, özellikle yabancı tüccar ve fabrikatörlerin, üreticinin elinden ucuz ürün almak üzere peşin ödemeler yapmış olmalarıydı. Çünkü Bursa’da açılacak bir banka veya sandığın Türkler tarafından yapılması çok güçtü. Abdülhamit’in baskıcı yönetiminin getirdiği örgütlenme sorunu da başka bir nedeniydi. Müslüman sermayedarların olmaması, Bursalı Müslümanları yabancılara muhtaç durumda bırakmıştı.

Osmanlı Bankası

Bursa’nın kendi bankası olmasa da, canlı bir ticaret ve sanayiinin yaşandığı Bursa’da, 1866 yılından beri banka bulunuyor. Bursa’da şube açan en eski banka ‘Bank-ı Osmani’dir (Osmanlı Bankası). İstanbul’dan sonra ilk önce Bursa şubesi açılmıştı. 1866 yılında açılan banka 1875 yılında tüm bankacılık faaliyetlerini Koza Han içinde sürdürdüğü belgelerden anlaşılmaktadır. Osmanlı Bankası daha sonra yapılan birtakım statü ve yer değişlikleriyle uzun yıllar faaliyetlerini sürdürmüştür. 1902 yılında Osmanlı Bankası’nda sadece yedi memur vardı.

Ziraat Bankası

Bursa’da faaliyete geçen ikinci banka Ziraat Bankası’dır. İlk açılışta yedi memur çalışmakta iken memur sayısını 24’e çıkmış. 1890’lı yıllarda Ziraat Bankası’nda 10 kişi çalışmaktaydı (Bursa, Sayı 32, 27 Haziran 1307/1308).

Koza Han civarındaki bürosunda 1 Mayıs 1305 (14 Mayıs 1889) tarihinde hizmete giren bankanın ilk sermayesi 14.763 liradır. 1926 yılına kadar sadece zirai kredi veren banka, Bursa’da daha sonra ticari krediler de vermeye başlamış. Banka, Hüdavendigar vilayetine 1897 yılında 5,6 milyon kuruşluk kredi açmış. 1908 yılında ise ülkede en çok kredi açılan vilayettir. 1908 yılında Bursa’da 39 bin kişiye toplam 13,7 milyon kuruş kredi verilmiş. Bu kredi oranları oldukça yüksektir. 1897 yılında ise Aydın’dan sonra ikincidir.

Zaman zaman da Ziraat Bankası, Bursa’da kozaların yeniden ihyası için, ruhsat sahipleriyle, yerel şirketlere on yıl süreyle 30 bin liralık kredi verilmiş.

Deutsche Orient Bank (Alman Bankası)

Bursa’da faaliyette bulunan diğer önemli banka Deutsche Orient Bank’tır. Banka, 1906 yılından beri Bursa’da faaliyetini sürdürmekte olup 1922 yılına kadar da faal durumdaydı.

Açıldığı yıl, ilk  müdürü, daha sonra Bursa’nın en ünlü fabrikatörü olacak olan Saffet Efendi idi. (Hüdavendigar, Sayı 2205, 23 Mayıs 1322/1906) Deutsche Bank, Koza Hanı’nda faaliyetteydi.

Tasarruf Sandıkları

1889 yılında Bursa’da ilk banka nüvesi sayılabilecek “Memleket Sandığı” kurulmuşsa da, bir yardımlaşma kurumu olma özelliğini taşıyan ve modern bankacılık düşüncesinden uzak olan bu sandık fazla uzun ömürlü olmamıştı.

Bursa’da bulunan finans kuruluşlarından biri de Tasarruf Sandığı adını taşımakta olup çiftçiye yüzde üç buçuk-dört faizle kredi vermekteydi. (Ertuğrul, Sayı 233, 30 Temmuz 1914) Bursa’da ziraatin gelişmesi için her köy ve kasabada ufak bir finans kuruluşu olan Zira’i-i Ta’avün Şirketleri de kurulmuştu.

Hazırlanan kararnameye göre Bursa’daki ziraatın gelişmesi ve yaygınlaşması, geleneksel ziraatın yerine yeni usul ziraate geçilmesi için bir sermaye dayanışması oluşturulmak için kurulan bu sandık, her köyde yardım şirketleri kurulmasını planlamıştı. Bursa’da o tarihte üç bin köy olup, bunların 2.500’ünde bu şirketlerin kurulması planlanmıştı.

Her köyden, ortalama olarak 20 liralık ürün alınarak, yıllık 50 bin lira sermaye toplanması planlanmıştı. Beş yılda da sandıklarda 250 bin lira sermaye birikimi hesaplanmıştı. Kararnameye göre, köy sandıkları için her köyde “muteber” şahıslardan oluşan bir kurul seçilecek, bu kurul, harman zamanında harman yerlerini dolaşarak çiftçi başına zorunlu olarak köy adına yarım kile toplayacaktı. Zeytin üreticilerinden de zeytin alınacaktı. Toplanan bu paralarla da zirai alet ve edavat alınıp köylüye dağıtılacak, kullanılması öğretilecekti. Romanya ve Macaristan vs. ülkelerden yeni zirai aletler getirtilip, bu aletleri Bursa’da üretmek üzere demirhaneler kurulması planlandı.

Bu sandıklardan ikisinin Bursa ve İnegöl’de kurulduğunu kesin olarak belirlememize karşın, planlandığı gibi Bursa’nın yüzlerce köyünde kurulup kurulmadığını bilemiyoruz.

İş Bankası ve Celal Bayar

Bursalılara ait bir banka kurulmasına karşın, Bursa’da birçok bankanın şubesi vardı. Türkiye’nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar, uzun süre Bursa’daki bir Alman bankasında memur olarak çalışmıştı. Sonra da Türkiye’nin ilk Ekonomi Bakanı olmuştu.

Celal Bayar’ın kuruluşunda büyük emekleri geçen İş Bankası, 19 Ağustos 1924 tarihinde Ankara’da işe başladıktan sonra, 1 Ocak 1925 tarihinde Bursa’da şube açmıştı. (Kardeş, Sayı 277, 2 Ocak 1925). 1926 yılında Bursa’da İtibarı Milli Bankası şubeleri ile bir yabancı sigorta şubesi, beş yerli sigorta şubesi vardı. Bu tarihte ilde toplam yedi Ziraat Bankası, Osmanlı Bankası, İş Bankası ile İtibar-ı Milli Bankası şubesi vardı. Bugün ise kentimizde yüzleri bulan banka şubesi var, ama hiçbiri Bursalı girişimciye ait değil...

Bursalılar her tür alanda girişimcilik yapmalarına karşın, bankacılığa karşı çok ilgili olmalı. Oysa bankacılık ve finans sektörü, çağımızın en önemli sektörü. Her ne kadar kötü deneyimler geçirilmiş olunmuşsa da, Bursalıların ulusal, hatta uluslar arası marka ve kuruluşlar oluşturması için finans sektörünü dikkate almak zorunda...

Yorum Ekle