Bursa-Ağrı arasındaki dram…


Türkiye'de, kamu kurumlarında yaşanan sıkıntıların başlıca nedeni, bürokrat atamalarında liyakata yeterince önem verilmemesi...



Bu haksızlık, gerçekten büyük sıkıntılara neden oluyor...

Hak etmedikleri makamlara oturanlar, sadece hizmet bekleyenlere değil, çalışma arkadaşlarına da zarar veriyorlar...

Bunun, en acı örneği, Bursa-Ağrı arasında yaşanıyor...

Oğlunun eğitimi için geçici görevle geldiği Bursa'da, izinli olduğu sırada gündeme getirilen iddia üzerine, Ağrı'ya dönmek zorunda bırakılan kadın yöneticinin yaşadıkları, tam bir dram...

Böyle bir olayın…

Kadına, çocuğa ve aileye hizmet veren Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, Bursa İl Müdürlüğü’nde yaşanmış olması da,  dramın bir başka boyutu…

YAŞADIKLARINI, ANNELER ANLAR...

Zerrin Kolçak,  Çocuk Gelişimi ve Eğitimini aldığı Hacettepe  Üniversitesi'nden, 2002 yılında mezun oldu...

Katıldığı, Devlet Memurları Sınavı'nda başarılı olunca, 2003 yılında,  Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na girdi…

Bursa’da işe başladı…

Devlet korumasındaki çocuklara, hem annelik, hem babalık, hem de ablalık yaptı...

Onların, tek kişilik ailesi oldu...

Yöneticileri tarafından da sevilip, önemsendi...

Kurumda görev yaptığı on yedi yıl içersinde, huzurevi dışında bütün birimlerde, uzmanlığının yanı sıra, müdür yardımcılığı ve müdürlük görevlerini üstlendi...

Ailesini ihmal etse de, işini hiç aksatmadı...

Yorulduğu dönemlerde, idarecilik görevlerinden ayrılmak istese de, buna müsaade etmediler..

"Sen bize lazımsın. Hayır, olmaz" dediler..

2017 yılında açılan Görev Yükselme Sınavlarında iyi bir derece elde etti…

Ağrı'ya, Kadın Konukevi Müdürü olarak atandı...

Eşinden, dokuz yıl önce anlaşarak boşandığı için, velayeti kendisinde olan ortaokula giden oğlu Batuhan'ı, Bursa'da, babasına bıraktı...

Eğitimini aksatmaması için...

Ağrı'da, güzel işler yapan Zerrin Kolçak, lise yerleştirme sınavına hazırlanan oğlunun iyi bir okulu kazanması için, Bursa'ya gelip yanında olmak istedi...

Her anne gibi…

Bakanlıkta bu talebe, "geçici görevle” olur verdi…

SIKINTILI BİRİME VERİLDİ...

Bursa'da, davranış problemleri olan, istismara uğrayan, ruhsal sıkıntılar yaşayan, madde kullanan ve suça bulan çocukların bulunduğu, birimde görevlendirildi...

Bunu, sorun yapmadı...

Çünkü, oğlunun yanında olacaktı, eğitimiyle ilgilenecekti...

Görev yaptığı bir yıl içersinde, kurduğu iletişim sayesinde, çocukların yurttan kaçmalarını engelleyerek, kurumda bir ilke imza attı...

Buraya kadar hiç bir sorun yok...

Ne olduysa, yıllık izninin bir bölümünü kullandığı dönemde oldu…

Kurumun İl Müdürü Erkut Öneş ve Yardımcısı Osman Bayrak tarafından, hakkında çocuklara şiddet uyguladığı gerekçesiyle e  soruşturma başlatıldı...

Savcılık devreye girdi, bakanlık müfettişler gönderdi...

Cumhuriyet Savcılığı, yaptığı inceleme sonrası kovuşturmaya yer olmadığı kararı vererek, dosyayı kapattı.

Müfettişlerin raporu ise henüz açıklanmadı...

Bu arada, liseye geçiş sınavına giren Batuhan, yüzde birlik dereceye girerek, Bursa'da güzel bir okul kazandı...

Çocuğunun başarısına sevinemeyen Zerrin Kolçak, İl Müdürü Erkut Öneş'in, geçici görevlendirmesini iptal ettirmesi sonucu, Ağrı'ya geri döneceğini öğrendi…

Ve, kahroldu…

Ağrı'ya gitmek sorun değil, Batuhan ne olacaktı?

Onu rahatsız eden konu buydu…

Oğlunu bir kez daha babası ve babaannesine bırakıp, görev yerinin yolunu tuttu...

Sonunda, korktuğu başına geldi...

Annesine düşkünlüğüyle bilinen Batuhan, yaşanan bu sürpriz ayrılık sonucu bunalıma girdi…

Okulunu ve derslerini aksatmaya başladı…

Zerrin Kolçak, Bursa'da okuyan oğluna, Ağrı'dan annelik yapmaya çalıştı...

Geçtiğimiz ekim ayında ilginç bir gelişme yaşandı...

Kendisini Ağrı’ya gönderden İl Müdürü Erkut Öneş, bakanlık tarafından apar-topar görevden alındı…

Nedeni, kurum içersinde yaşanan huzursuzluklar, haksız atamalar ve soruşturmalar…

Zerrin Kolçak, uğradığı herkes tarafından bilinen haksızlıklarını, yine kimseye anlatamadı…

Boş kadro olmasına rağmen, oğlunun yanına atamasını yaptıramadı…

Böylece…

Kadına, çocuğa ve aileye destek vermek gibi misyon ve vizyonu olan çalıştığı kurumunda, mağdur olan anne konumuna düştü…

Bakanlık nezdinde oğlu da, risk altında parçalanmış aile çocuğu durumuna geldi..

Yaşananları düşünebiliyor musunuz?

Şaka gibi...

SONUÇ OLARAK…

Özellikle, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı kurumlarda, bu tür iddialar her zaman oldu...

Daha da kötüleri gündeme geldi...

Bu kurumlarda görev yapan, yönetici de olsa hiç fark etmez...

Gerçekten suç işlemişse ve buda kanıtlanmışsa, gereği tabii ki yapılmalı…

Gerekirse işten atılmalı…

Buna, kimsenin sözü yok…

Yalnız, bunu yaparken…

Görevden aldığınız bürokratın isteği üzerine, doğruluğu netlik kazanmayan iddiayı gerekçe göstererek, başarılı olan kadın yöneticinizi, oğlundan ayırmayın…

Ailesinin parçalanmasına aracı olmayın…

Kamu vicdanını yaralamayın…

Yarın, vicdan azabı çekmeyin…

 

 

Yorum Ekle