BU BAYRAMI DA GÖRDÜK YA!


‘Hayat sürprizlerle doludur’ derler ya, aynen öyle…  Hatırlayabildiğim 130 dolayında dini bayram yaşamış biri olarak; öpüşmeyi, koklaşmayı, sarılmayı, tokalaşmayı geçtik; selamlaşmanın bile yasak olduğu bir bayram da görmek varmış kaderde…  



Bayram günlerinde tarih kulağımıza fısıldar ‘beni hissedin’ diye…

Ama öyle bir dünya yaratıldı ki artık, teknolojinin güçlerini keşfedenler için, böyle konuların su kadar değeri yoktur.

Öyle ya, suyu bile parayla içinler, çeşmelerden kana kana içilen Allahın suyunun tadını nereden bilsin?

O yüzden komşuluk, kardeşlik kokan saf ve temiz havalarda alıcı bulunmaz.

Kurutulan çeşmeler gibi!

Futbolun eski tadı kalmadı, görkemli adı da…

Bayramlar gibi!

Aşktan anlamayan futboldan da anlamaz, insanlıktan da…

Bizlere böyle öğrettiler.

Ağzı bozuk söylemlerin itibar gördüğü günümüzde; çocuklara öğretemediğimiz gelenekler yeni moda renkli yaşamın gerçeklerine yem edildiyse…

Çocukların bayram da şeker yeme ihtimali bile kalmamıştır!

Kaybettiğinde ayakta kalabiliyor musun? Kaybettiğinde de arkasında durabiliyor musun gönül verdiğin kulübünün?

Adına futbol denilen oyunun kendi takımına arka çıkmak, rakibinden nefret etmek değil gerçeğinin bilincinde misin?

Ama ne acıdır ki…

Kazanmak üzerine kurulu bu düzende sadece nefret-öfke-kin-küfürden anlayanları dünyasında romantizmden arındık.

Bayramlar gibi…

Geleceğin yarattığı korkunun, geçmişin izlerini silmesine izin vermemek için yazıyorum mazinin güzelliklerini.

Bizler kol kola gidilen maçları, sıramızı verdiğimiz sokak çeşmelerini unutmadık.

Eski bayramların tadı kalmadı diye, yeni bayramların sihirli yanlarını da inkâr edemeyiz.
Hâlâ iyi insanlarımız mevcut. Bayramlar, iyiliği, güzelliği, barışı ve huzuru anlatmıyorsa...

Hala düşmanlığın siyaseti yapılıyorsa üstelik!.
İçinde kardeşliği, çocuk sevgisini ve ülke bütünlüğünü barındırmıyorsa...
Ve her geçen bayram biraz daha birbirinden uzaklaşıyorsa insanlar.
Bayramlar da hüzünlü oluyor.

Bayram bile dinlemeyen Corona illeti yüzünden hâlâ ölüm haberleri geliyor.

Donup kalıyor analar-babalar-çocuklar-dostlar-arkadaşlar-akrabalar…
Kendimizi onların yerine koymak gerektiğini düşünsem ne yazar!
Ateşin düştüğü yeri yaktığı gerçeği ortada dururken!

 

 

Yorum Ekle