Adaletin gelir-giderleri


Hukuk mahkemelerinde, idare ya da vergi mahkemelerinde her hangi bir dava açıldığında sistem, daha dava açılmazdan önce “Başvuru harcı” adı altında bir harç alır.



Başka türlü dava açılamaz.

Davanın türü alacak tazminat ya da söz gelimi bir taşınmaza veya kiraya ilişkinse değerine göre bir de nisbi harç alır ki of off.

Bunlarla yetinilmez, davayı vekâleten bir avukat açmışsa vekaletname harcı, Baro pulu bedelinin de yatmış olması icap eder.

Yine davanın ayrıca türüne göre tahmini giderler de baştan alınır.

Dava bitti diyelim.

Rakamlı dava, devlet kaybedenden bir de bakiye harç alır kasaya atar.

İlk baştan aldığının” tamı tamamına” üç mislidir.

Çoğu kez de; bir davadan bir kaç kez harç alınır.  İstinafından, ıslahımdan Yargıtay’ından. Her dilekçeniz karşısında devletin veznesini bulur.

“Milyonluk dava açacağım ona” lafının meali manası, öğreneceğiniz peşin harçlar faturası sizi her an bu fikrinizden vaz geçirebilir.

Bırakın avukata vereceğiniz üç parayı, önce “Devleti görmek gerekir.”

Hele icra takipleri aman aman.

Tahsilatın hangi aşamada olduğu ile ilgilenen devlet, söz gelimi satış sonucunda tahsilat dosyaya girmişse para alacaklısının cebine girmeden her tür gider hariç “temiz bir %15” alır.

Çok kez temiz %15 dışında 8-10 kalem vergi harç giderler alır ki takibin tarafları salt bu nedenle anlaşacaklarsa anlaşamazlar. Ceza davalarında yapılan giderler mahkum olan sanıktan tahsil edilir. Sonuç beraat ise devlet öder.

2019 yılında açıklanan bu tür Yargı harçlarından devlet bütçesine sağlanan gelir aşağı yukarı 30 Milyar TL‘ler civarıdır.

Yargının kurucu unsurlarından Avukatların gelirlerinden elde edilen %18 ( Bizde lüks hizmet kalemi sayılan adalet hizmeti KDV’si) KDV ve sair vergiler bu hesaba katıldığında YARGI – En önemli gelir kayaklarından biri durumundadır.

Cezaevleri ve Adliye binaları yapımı da dahil Adalet Bakanlığı bütçesi ise bu rakamların yarısına bile ulaşmamaktadır.

Özetle devlet, adalet hizmeti üzerinden iki alıp, bir bile vermemektedir. Şimdi bir daha oturup düşünelim. Bu işte, anlaşmazlıklarda ek kârlı kim?  Sistem, adaleti bir zorunlu/gerekli kamu hizmeti olarak mı, yoksa vazgeçilmez gelir kapısı olarak mı görüyor? Yorum yok! Bilmem.

Doğrusunu rakamlar söylüyor.

Sağlıcakla kalınız.

Yorum Ekle