ankara escort

izmir escort porno seyret porno seyret üvey anne porno reklamsız porno

Ataşehir escort Ataşehir escort Ataşehir escort Ataşehir escort Ataşehir escort Ataşehir escort Pendik escort Maltepe escort Kartal escort

Ankara escort Çankaya escort Ankara escort Eryaman escort Sincan escort Etlik escort Ankara escort Ankara escort







Türkiye'nin Modern Lojistik'e intibakı


Yük Taşımacılığı; gelişen teknolojiyle daralan dünyanın oluşturduğu etkiler sayesinde 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren olumlu anlamda kabuk değiştirmeye başlamış; hız, ekonomi, güvenlik parametrelerine iyi yanıt veren birimleştirilmiş yük taşıma sistemleri sektörün öncelikli tercihi haline gelmiştir.



Bugün Denizcilikle ilgili kanunların çıktığı İngiltere’de iki yüzyıl öncesine kadar kömürün tahta kutularla demiryolları ile nakliyesinde kullanılmaya başlayan sistem, günümüze kadar özellikle dünya savaşlarını da içine alarak kendini sürekli yenileyerek geliştirmiş, yeniden şekillendirmiş, standartlarını koymuş ve bunu tüm dünya taşımacılığına bugün itibariyle de kabul ettirmiştir.
Biz bugün bu sisteme ‘’Konteyner Taşımacılığı’’ diyoruz.
Peki, sadece konteyner adı verilen bu kutularla taşıma yapılması yeterlimiydi ?
Elbette hayır.
Konteynerlere uygun Gemi Tasarımlarında da devrim yaşandı.
Konteyner gemilerinin imal edilmesiyle, bu sektörün en büyük beklentilerinden olan hızlı ulaşım isteği de camianın yüzünü güldürdü.
Limana yanaşan bir konteyner gemisinin tahliye edilip yüklenmesi için 7-8 saatlik bir zaman dilimi yeterli oluyor günümüzde. Bu durum da Armatörün cebinden daha az para çıkması anlamına geldiği için, kabul edilebilirliği de tabi ki daha kolay.
Bugün artık neredeyse her şey Konteyner ile muhafaza altına alınıp korumalı ve güvenli bir yolculukla adrese teslim gidiyor.
Bütün bu gelişmelere ayak uyduran Denizciliğin diğer ayağı olan Limanlarda bu değişim hareketinden gereken ilgiyi gördü elbette.
Denizyolu ulaşımının, karayolu ve demiryolu ulaşımıyla bütünleştiği yerler olan limanların alt yapısının tasarımı ve yapımı konusunda da ülkemiz bir bir üstüne koyarak gelişmeye devam ediyor.
Konteynerleşmenin yük hacmini artırması, liman kapasitelerinin de büyümesini zorunlu hale getirdi. Bu artış halen gelişmekte olan ülkelerde hızla sürmektedir.
Bu bağlamda gelişen limanlar sadece yüklerin aktarıldığı yerler değil, aynı zamanda yüklerin istiflenme, temizlenme, bir araya getirilme gibi işlemlerin ve ticaretin başlayıp, bitme konumundaki özel alanlar haline getirildi.

Yeni teorilerle kurulan modern limanlar; yüklerin hasar görmeden gemi, rıhtım ve iskele arasında karşılıklı aktarım hizmeti için etkin ve ekonomik olan bazı mekanik ve otomotik çözümlerle desteklenip güçlendirilmiştir.
Hiç unutmuyorum yıllar önce genç bir kaptan olarak İskenderun’dan üç günde yüklediğimiz yükün aynısını adamlar üç saatte yüklemişlerdi. Kullandıkları teknolojiye şaşırıp kalmıştım. Aradaki işleyiş biçimindeki hız ve özen bir Türk olarak o an için sanki bütün enerjimi yok etmişti.
Ama artık şükürler olsun ki ülkemde de bir şeyler kendini aşma çabasına girdi.
Hatta ivme bile kazandı yukarıya doğru. Bugün Limancılık’ta gayet iyi konumdayız. Dünya’nın neredeyse her yerinde Türkler liman kuruyor ya da uzun vadeli kiralama yoluna gidiyorlar. Modernize edilmiş liman demek yüksek tonajlı, yüksek hacimli (Bullk Carrier) tipi gemilerin bu rıhtımlara yanaşıp kalkması demek. Ticaret hacminin genişlemesi demek.
Bizim bu gün yapmaya çalıştığımız sistemi; Limanların demir ağlarla birbirine bağlanmasını Rusya/Novorossysk ‘i de görmüştüm. Biraz inceleyince 1970'lerden itibaren kullanılmaya başlandığı bilgisine ulaştım. Demek ki daha da öncesinden planlanmış. Çünkü Novorossysk Limanı dünyanın önde gelen limanlarındandır. Görüyoruz ki gelişmişlik tek ayakta yeterli olan bir şey değil.
Bizde de bu sektör artık at başı koşmayı başladı. Hız kazandı. Konteyner Limanı diye bir ibare geldi mesela bazı limanlarımızın başına.
Planlama, Dizayn, İşletmecilik, Ekipman, Donanım, Hinterland bağlantı sistemleri, İntermodal Taşımacılık, Kara Terminalleri, Lojistik Merkez kavramı, Yenilenmiş Sigorta sistemi v.s gibi.
Tüm bu olağanüstü değişimlerin hedefinde tek bir nokta vardır.
Yükün; bir noktadan, belli bir noktaya hızlı kesintisiz, güvenli bir şekilde ulaştırılması.
Türkiye’de taşımacılığın % 90 ‘ı Denizyolu ile yapılıyor biliyorsunuz.
Yine de, bu rakamlar tek başına yeterli değil.
Ülkemizin coğrafi konumunu dikkate aldığımızda; Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’e 28, doğal ve baraj göllerine 17 ilimizin kıyısının olduğunu görüyoruz.
Nehirlerimizi dikkate almadan, illerimizin % 50 sinin deniz ve göl kıyısında olduğunu söyleyebiliriz. Sekiz komşu ülke ile olan kara sınırlarımızın üç katı kıyı şeridi ve üç kıtanın ulaşım hatlarının kesişme noktasındaki konumuyla ülkemizin deniz taşımacılığı yönünde çok ayrıcalıklı bir durumda olduğunu görmek zor değil. Geriye bize kalan Lojistik’in olmazsa olmazı dört denge ayağı; Denizcilik, Limancılık, Demiryolu ağı ve Karayolu Taşımacılığını sağlam temellere oturtabilmek. Bunu başarabilenin ancak söz sahibi olduğu bir sektördeyiz.
Birazda Deniz Taşımacılığının artılarından ve eksilerinden bahsedeyim sizlere.

Başlıca Üstünlükleri:
*Uzun mesafeli taşımalarda ton/km maliyeti olarak en düşük ve ucuz taşıma
şeklidir.
*Ağır ve yüksek hacimli malların taşınmasında oldukça kullanışlıdır.
*Hava kirliliği yapmayan çevreye duyarlı taşımacılıktır.
*Ro-Ro Taşımacılığı için uygundur.
Olumsuz sayılabilecek sakıncaları:
*Taşıma hızı düşüktür.
*Kötü hava koşullarından etkilenmektedir.
*Özellikle liman yatırımları pahalıdır.
*Gümrük işlemleri ve işçi grevleri sonucunda aksamalar oluşabilir.

Deniz ayağı bu şekilde kendini ifade ederken, Yurdumuzdaki yurt içi taşımacılığı ise halen ağırlıklı olarak kara yoluyla yapılmakta ve alt yapı yetersizliği nedeniyle taşıma türleri arasında denge en azından günümüz koşullarında kurulamamaktadır. İstenen demiryolu ve liman bağlantılarının henüz tam manasıyla yapılamamış olması, demir yolunun en önemli beslenme noktası olan limanların gerçekleşen yük trafiğinin azlığı da ülkemizdeki alt yapı yetersizliğinin önemli bir göstergesidir.
Bu konuda atılan çok önemli bir iki somut adımı memnuniyetle karşılasak da, Anadolu’dan gelen yükün direk limanlara bağlanmasıyla ancak baş üstü ülkelerin modern lojistik ağı seviyesini yakalayabiliriz diye düşünüyorum.
Şu anda Türk Lojistiği bu konuya yoğunlaşmış ve bu yönde bir beklenti içine girmiştir. Beklentilerin müjdelerle karşılık bulduğu bir Türkiye tek hayalimiz.
Bende; sadece bir birey olarak da olsa bu sektöre katkı koymaya çalışan naçizane bir Lojistisyen olarak eğrileri, doğruları, hataları, olması gerekenleri, olmazsa olmazları aşırılığa kaçmadan özet geçerek bu beyaz sayfamda irdelemeye çalıştım.
Bundan böyle; Bursa.com ailesinin yeni bir ferdi olarak çeşitli zamanlarda farklı konularla birlikte olacağız. Bana bu fırsatı veren Bursa.com Yönetim Kadrosuna da ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum..
Esen kalın.
Capt.& Shipbroker Atilla Akbaş
Deniz-Liman-Petrol/Lojistik Yönetim Uzmanı