Trafik...


Hız limitlerini aşmadan giderken arkanızdaki korna ve selektör uyarıları size tek şey söyler, “haydi sevgili eşek çekil veya hızlan”. Kornaya basmak zaruret, burun karıştırmak mecburiyettir yurdum sürücüsünde.



Önce sola, sonra sağa sonra tekrar sola bak. Karşıdan karşıya geçmenin kuralı. Trafiğin sağ şeritten ilerlediği normal ülkelerde geçerli. Yurdum sürücüsü için geçerli olmayan kurallar zinciri ayrı.

Günde 35 dakika araç kullanımı ile dünyada 91, Avrupa da sonuncuyuz. 35 dakika ortalama oldukça düşük ve pratik eksikliğinden çok fazla kaza demek.  Trafik lambaları ve gizli radarlar dâhil hiçbir şey bu kazaları önlemede etkili olmuyor.

HERKES HAKLI HERKES KUSURSUZ

Düz yolda bile giderken diğer şeride geçip kafa kafaya daldığı araçta 4 kişiyi öldüren sürücü bile “aniden karşıma çıktılar” diyecek kadar pişkin.  Yola fırlayan çocuğu 200 metre sürükleyip polise teslim olan sürücü “çocuğun yakınları bağırıyorlardı bu yüzden uzaklaştım” diyebilecek kadar duyarsız. Çarptığı yayayı arabasına atıp otoyol kenarına bırakacak kadar acımasız. Alkollü araç kullanıp, kontrolünü kaybederek ölüme sebep olduğu için yargılanırken “alkol indirimi” isteyecek kadar yüzsüz. Altındaki aracın fiyatı ile geçiş üstünlüğünün doğru orantılı olduğunu zannedecek kadar dangalak.  Taşıdığı kimliğin ve soyadının, kuralların üzerinde ve yetkili olduğunu zannedecek kadar megaloman birçok sürücü mevcut.

Hız yapma imkanı bile olmayan yoğun trafikte önündeki boşluğa dalmaya çalışıp önce iki aracı sonrasında da bir sürücüyü pert etmek de ayrı bir yetenek işi. Kaza sırasında oluşmayan yaralanma kaza sonrasında eşeğin suya yollanıp geri gelmesini beklerken geçen süre boyunca atılan/yenen dayak kadar…

Lamba kültürümüz ise evlere, hatta mahallelere şenlik.

AN: Süresi olmayan ama içinde bulunan en kısa olay tarifindeki zaman dilimi.

TÜRKÇE MEALİ

AN: Kırmızı ışığın sarıya dönmesi ile arkandaki hayvanın kornaya basması arasında geçen zaman dilimi.

Şehir içi hız limitleri de ayrı bir komedi. Otel resepsiyonları bile yazılı olarak gelen konuklara veriyor, Hangisi normal kamera, hangisi radar. Hız limitlerini aşmadan giderken arkanızdaki korna ve selektör uyarıları size tek şey söyler, “haydi sevgili eşek çekil veya hızlan”. Kornaya basmak zaruret, burun karıştırmak mecburiyettir yurdum sürücüsünde. Hele dörtlüleri çakıp olduğu yere araç bırakmak Tanrı buyruğu gibidir.

Yazıya başlarken geçişini tarif ettiğim bizim yaya kaldırımda kaldı. Çünkü caddeye adımını attığı anda frene basmak yerine gaza basıp aynı anda kornaya basarak bir de açık camdan size ait olmayan kimliğinizi bağıra bağıra herkese ilan eden sürücü geliyor olabilir.

Aman dikkat. Canınızı kurtarın, boş verin kuralı, kanunu.

Toprak işleyenin, yol yapanındır. Memleketin ben hariç neredeyse tamamı yol müteahhidi ki kimsecikler başkasına yol vermiyor.