Sonumuzun Detroit gibi olmaması için…


Bisiklete bindiğinizde pedalları çevirmezseniz ilerleyemezsiniz. Dengenizi sağlamışsanız sadece olduğunuz yerde düşmeden kalırsınız. Fakat sizinle aynı anda bisiklete binenler, pedalları çevirdiği için sizi geçerler.



İş dünyasını da buna benzetiyorum. Rekabet edebilmek için sürekli olarak pedalları çevirmeniz gerekiyor. Yerinizde durmanız size hiçbir şey kazandırmadığı gibi kaybettirir. Kendini yenileyemeyen, sektörel çeşitliliği sağlayamayan çöküşü yaşayabilir.

Bu sözler Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a ait.

Bu cümlesini de çok güzel bir örnek üzerini kurdu aslında: Detroit!

Bir zamanlar herkesin adını duyduğunda heyecanlandığı bir yer.

GAZETECİLERLE İFTAR YAPTI

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, yönetim kurulu üyesi İlker Duran iftarda basın mensupları ile bir araya geldi.

İftar sonrasında Burkay, uzun bir konuş a yaptı, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İftar programı, bir anlamda görevdeki iki yılın değerlendirmesinin yapıldığı ortam oluşturdu. Süreç iki yıl olunca konuşulan konular da haliyle çok fazla oldu.

Bana göre tüm konuşulanların içinde önemli olan Detroit örneğiydi.

Bursa ve Detroit arasında bir değerlendirme yaptığını hatırlatan BTSO Başkanı Burkay,  kentin tek sektör ile devam edip Detroit gibi bir son bulmasını istemediğini kaydetti.

Burkay, “Eğer bundan 30-40 yıl önce rekabetçi olan bir şehir bugün kendini yenileyememişse, sektörel çeşitliliği sağlayamamışsa, Detroit’in içinde bulunduğu çöküşü yaşayabilir” dedi.

Sektör çeşitliliğine ve katma değerli ürünlere yönelen San Francisco, New York, Paris, Londra ve Stuttgard gibi şehirlerin gelişimin liderliğini üstlendiğini ifade eden İbrahim Burkay, “Biz yeni bir ürün yaptığımızda bunu tek sektör için üşünüyoruz ve tek sektörde kullanıyoruz. Gelişimin liderliğini üstlenen bu ülkeler bu ürünü birkaç birbiri ile bağlantılı sektörde kullanıyor. Biz sadece otomotivde kullanıyorsak, onlar bunu otomotiv, raylı sistemler gibi sektörlerde değerlendiriyor. Sadece tek sektörde kalmıyorlar ve başarıyı yakalıyorlar” diye konuştu.

Kent firmalarının kendi potansiyellerini bilmediğini dile getiren Burkay, sektör çeşitliliğini ve uluslararası alanda rekabeti geliştirmek adına kümelenme ve ur-ge (Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme) projelerini anlattı.

BTSO KÜMELENME VE UR-GE ANLAMINDA NELER YAPTI?

Uzay, havacılık ve savunma, raylı sistemler, bebe-çocuk konfeksiyonu, ev tekstili kümelenmelerini kurdu.

Ur-ge anlamında da bugün gelinen nokta da;  Uzay, savunma havacılık sektöründe 27 firma,

raylı sistemlerde 31 firma, bebe ve çocuk konfeksiyonunda 33 firma ur-ge desteği alıyor.

Kimya ve makine sektörlerinde de başvuru süreci son aşamada…

Toplamda 10 ur-ge projesi mevcut ve her proje için 4,5 milyon dolarlık kaynak sağlanıyor.

Firma bazında eğitim ve danışmanlık hizmeti ile ihtiyaç analizleri yapılıyor. Firmaların yetenek matrisleri çıkarılıyor. Sektörel bazda pazar araştırma raporları hazırlanıyor.

Yurtdışı seyahatler ve fuar katılımları ile yeni pazarlara erişimin, ikili görüşmelerin yolu açılıyor. Yurtdışından alım heyetleri Türkiye’ye getirilerek hedef pazarlara erişim sağlanıyor.

Bu kadar fırsat varken Burkay’ın da dediği gibi verimliliği sadece üretim içinde, kendi işyerimizde yapmak yeterli olmuyor. Bunu ar-ge’de de yakalamamız lazım.

Sektörel çeşitlilik ve kendinizi yenilemeniz için bütün şartlar sağlanmış.

Size düşen pedalları çevirmek…