Peygamberimiz ve eğitim


İslam dinini anlatan ve yayan peygamberimizin bu başarıyı elde etmede kullandığı metotlar neydi? En önemli gerçeği, yaşayarak, kendi örnek olarak, uygulayarak insanlar üzerinde etki yaratmış peygamberimiz…



Mübarek bir ayı yaşadığımız şu günlerde, eğitime en güzel örnek olabilecek oruçla, bedenimizi ve ruhumuzu eğitiyoruz.

Oruç, kişisel gelişimin en değerlisi…

Oruç, yaşayarak öğretiyor, deneyimletiyor.

Oruç, açlık ve toklukla seni yüz yüze bırakıyor…

Sabrını geliştirmelisin diyor, sakin ol diyor, çevrene yardım et diyor, ihtiyaç sahibini bul diyor. Aslında kısaca İNSAN OL ve ÖZÜNE DÖN diyor…

Böyle güzel bir dini, anlatmak ve yaymak için görevlendirilen peygamberimiz ise dünyadaki en iyi EĞİTİMCİ!

İlime, bilime, okumaya, öğrenmeye, eğitime değer veren İslam dini ve onun uygulayıcısı olan PEYGAMBERİMİZ

Kuranı Kerim buyuruyor ki; 

“Yaratan Rabbinin adıyla oku.” (Alak, 1)

De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünürler” (Zümer Suresi, 9)

“Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.” (Hud, 46),

“Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorunuz.” (Nahl, 43),

Peygamber Efendimiz diyor ki;

“İlim öğrenmek her Müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır”

“İlim, İslam’ın hayatı, imanın direğidir.”

“Hiç kimse, cehaletle aziz, ilim ile de zelil olmaz.”

“İlim herkesi faydalandırır, takva ise ancak sahibini faydalandırır.”

“Cehaletten daha vahşetli fukaralık yoktur.”

“İlim tahsil ediniz, çünkü maarif bizim düşmanlarımıza karşı silahımızdır.”

“İlim Çin’de bile olsa öğreniniz.”

Ve daha bununla ilgili nice hadisler.

Nasıl olmuş da insanlar üzerinde bu kadar etki yaratıp başarılı olmuş?

Tarihin en zor dönemlerinde Peygamber olmuş, bir dönemi değiştirmiş yeni bir dönem başlatmış, yüzyıllar boyunca aşkla sevdayla kitleleri arkasından getirmiş bir lider…

İslam dinini anlatan ve yayan peygamberimizin bu başarıyı elde etmede kullandığı metotlar neydi?

En önemli gerçeği, yaşayarak, kendi örnek olarak, uygulayarak insanlar üzerinde etki yaratmış peygamberimiz…

Ortalama 1500 yıl önce kullanmış olduğu eğitim teknikleri ise bizler için hala bir formasyon niteliğinde…

Neler yapmış dersiniz?

Eğitimlerinde sevgi ve şefkatle yaklaşırmış.

Anlatılanların akılda kalması için çok sık tekrarlama yaparmış.

Öğreteceklerini örnekler vererek açıklarmış.

Hikayeleştirerek anlatma tekniğini kullanırmış.

Açık uçlu sorular sorar ve sorduğu sorularla dikkatlerini toplarmış.

Uygulayarak öğretirmiş.

Olumlu ve güzel davranışları mutlaka ödüllendirirmiş.

Öğrenmede ve yaşamda “sabrın” en büyük başarı etkeni olduğunu vurgularmış.

İnsanı değil, davranışı eleştirirmiş.

Anlatımlarında heyecan verir, sonucu gösterir ve inandırırmış.

Anlatımlarında şekiller kullanır, ses tonlamasına dikkat eder ve bedenini kullanırmış.

Anlattıklarını uygular, yaşayarak örnek olurmuş.

Anlatacaklarını zamana yayar, iyice pekiştikçe yenilerini eklermiş.

Konuşmalarını gereksiz yere uzatmaz, kısa ve özlü konuşurmuş.

Anlattıklarını yaygınlaştırmak için yabancı dil öğrenmeyi tavsiye edermiş.

Öğrettiklerini mutlaka yazdırırmış.

Çocuklarla birlikte oynarmış.

Çocukları camiye ve ilim meclislerine götürürmüş.

Çocukların haklarına ve eşitliğine çok önem verirmiş.

Çocukları dinler ve onların dünyasına girmeye çalışırmış.

Çocuklara tutulamayacak sözler verilmesini yasaklamış.

Çocukların küçük yaşta işe alıştırılması gerektiğini söyler ve onlara küçük işler verirmiş.

Çocuk eğitiminde yasaklar değil alternatif gösterme olması gerektiğini ifade edermiş.

Şimdi soralım bakalım kendimize, yaptığımız eğitimlerde, yetiştirdiğimiz çocuklarımız da bunun ne kadarını uyguluyoruz.

Günümüze yansıyanlar;

Medya kanallarında dini anlatmaya, öğretmeye çalışan din hocalarımız,

İlim, bilim, felsefeden uzak din algımız,

Anlamadan öğrenmeye çalıştığımızı Kuran-ı Kerim,

Anlamadığımız içim de hayatımıza adapte edemediğimiz tutum ve davranışlar. Yani ahlak...

Ve din üzerinden yapılan siyaset…

Yaradanın adıyla OKU!

Oku! gibi bir emirle başlayan dinimizi anlamak, tanımak ve hayatımıza uygulamak öncelikle kendimizin görevi…

Yoksa rüzgar gibi, kim ne derse ona inanır, ona doğru savruluruz.

Bu ise toplumsal büyük bir tehlike…

Temennim ki;

Bu muhteşem dini, gerçekten anlayan, özümseyen, uygulayan bireyler ve toplumlar olmamız;

İyi Bayramlar…