Özgürlükler ülkesiyiz


Özgürlükler ülkesiyiz



Ülkemizde son yıllarda en çok tartışılan (hatta kimilerine göre tartışmasız olan) bir numaralı gündem konusu 'hak özgürlükler.' Hak ve özgürlüklerin sistematik kurumsallaştırıldığı, yine sokakta, evde, işyerinde, her kesim ve yerde hayat bulduğu , endişe duyulmadığı sistem ve yönetimleri kısaca 'medeni' olarak adlandıralım. Hak ve özgürlüklerin gerek yasal gerekse sokakta kesintilere uğradığı sistem ve yönetimleri de 'çağ dışı' olarak adlandırmakta sanırım zorluk çekmeyiz.
Dünya coğrafyasına şöyle bir göz attığımızda özellikle kara Avrupasının kuzeyi, İskandinav coğrafyası bu karnede 'pek iyi' notlarına sahip. Irkçı yönelim ve davranışlar gibi eksileri de olmazsa hak ve özgürlükler yani medeniyet alanında ütopya'ya en yakın coğrafya. Orta Avrupa'dan Akdeniz'e aşağı indikçe hak ve özgürlükler kalitesi azalsa da Dünya coğrafyası ortalama değerlerinin yine de çok çok üzerinde olsa gerek. Bu alanda Amerika Birleşik Devletleri ile Kanada coğrafyası bir başka Dünya. Siyahlara karşı Irkçılığın kitabı yazılmış olsa da şimdilerde şirin yanları Avrupa Irkçılığından uzak olunuş.11 Eylül sonrası hele Trump sonrası Hukuk ve demokrasi alanındaki düşük notlara rağmen kabul etmeli ki bir özgürlükler coğrafyası. Japonya ve Kore ayrı başlık. Ancak hak ve özgürlüklerde listenin üst sıralarını çoktan hak edecek davranışlarda bulunmuşlar.
Rusya ve eski SSCB devletleri, Çin, orta asya ülkeleri malum. Hak ve özgürlüklerin teminatı Hukuk Devleti denilen kavram ve anlayış bu coğrafyalara henüz uzak . Ancak halk daha fazlasının tadını almadığı nefes etmediği için pek de sıkıntı duymamakta haklılar sanki. Fazla dolaştık gelelim içeriye.
Vallahi billahi Özgürlükler ülkesiyiz. Aksini söyleyen yalancıdır. Katılıyorum. Var oluşumuzdan , Anayasamız ve imza attığımız Uluslar arası sözleşmelerden kaynaklanan temel haklar ,Laik demokratik hukuk devletinin gerekleri olan hak ve özgürlüklerde maalesef kötü bir dönem geçiriyoruz. Terörün , konjoktürün artısına izin vermediği dillendiriliyor belki kısmen haklı olunabilir , bunu devlet büyüklerimiz de kabul ediyor ve umarım korkularımızı yener, toplum olarak üst liglere 'medeniyete' yelken açarız. Ama , başka pencereden bakılınca da ACAYİP ÖZGÜRÜZ! Yere tükürmekte özgürüz. Dilediğin çöp poşetini dilediğin yere atabilirsin. Her gün her tarafta Trafikte giderken arka araçlara yanan sigara izmaritini dilediğin gibi fırlatabilirsin. Geceleri trafikte slalom yaparak tüm şehri egzos sesleri ile patlatabilirsin. Merak etme bu ülkede Trafik polisleri araçlarına benzin sınırı konulduğu ve tasarruf uygulandığı için trafik denetimi sadece şehirde birkaç noktada 'maliyeye gelir getirme' amaçlı alkol kontrolü ile sınırlıdır. Suç işleme özgürlüğü sadece bizim topraklarda bu kadar geniştir. Taciz, tehdit sair önemli bir suça maruz kaldı isen karakola savcılığa dilekçe vermelerle dokuz kapı dolaştırılır, arkasından muhtemelen ' takipsizlik' evrakı ile neticelendirirsin. Zira suç kavramı zihinlerde sadece siyasi suç'a indirgenmiştir. Kıyı kesimlerinde bangır bangır müzikle , şehir içi otellerde de yine megafonlarla dışarı sarktırılan org ve davul sesleriyle aile huzuru, dinlenme hakkı hak getire biçimde müzik dinletme özgürlükleri vardır. Şehir içinde huzurla kahveni içmek isterken aniden yandaki otelden göklere doğru havai fişek sesleri ile fırlayabilirsin. Her yerde havai fişek atma özgürlüğüne sahibiz. Başkalarının canı pahasına her yanı patlak arabalar kamyonlarla yolda gitme özgürlüğü başka hangi memlekette vardır veya çökmek üzere olan madenlerde yüzlerce çalışanın canını hiçe saymak. Gidin bakın hangi inşaatta işçilerin güvenlik ekipmanları doğru kullanılıyor. Müteahhit taktıramıyorum diyor, işçi de yasaları çiğnemeke özgürüm der gibi özgür. Başkalarını hiçbir ülkede bu ülkede olduğu kadar dolandıramazsınız. Müteahhit müşterisini, doktor hastasını, çuvaldızı alayım Avukat müvekkilini hiçbir ülkedeki kadar özgürce aldatamaz zira cezası müeyyidesi hak getiredir çoğu zaman. Devletin arazisini işgalde, projeye aykırı bina inşa etmekte veya projesiz kaçak yapmada özgürüz, SGK primi ve vergi vermemekte de özgürüz çünkü nasılsa yararlanılacak aflar gelecektir ( Listeye yüzlerce ilave mümkün) Yasalara özgürlükleri genişletecek hükümler koyduk. İki yıldan az hapis gerektiren tüm suçlarda suç işleme özgürlüğü getirdik ve adını da HAGB koyduk. Bir kereden bir şey olmaz misali. Bir kez suç işlemeyi özgürlük haline getirdik. Diğer yandan da Ceza Mahkemesi kararlarından sonra ise sıkça mevzuat değişmeleri yüzünden Yargıtay usul ve esas bozmaları Denetimli serbestlik ve saire derken Türk Ceza Kanunu kitabının anasını ağlattık.
Haklımıyım? Özgürlükler ülkesiyiz. Oysa özgürlüklerin sınırı başkalarının özgürlüğü . Yine, özgürlüklerden sadece düşünce ve siyasi özgürlüklerini tartışır olduk ama sokağın mahallenin evin iş yerinin toplumun huzur ve refahının yani medeniyetin tecellisini de düşünüyorsak başkalarının haklarını yemede özgür olmamalıyız.
ÖZETLE, BU ŞEKİLDE ÖZGÜR OLMAMALIYIZ.