Milletin verdiği mesajı nasıl okumalıyız?


Yıllardır siyaseti takip ederim. Kimi zaman aktif olarak içinde yer aldım, hatta aday ve aday adayı oldum. Kimi zaman da olduğum yerden, çizgimi değiştirmeden hep yakından takip ettim.



Bu seçimlerdeki hava bir başka idi.2002 ‘deki gibi millet sessizdi. Partilere ve seçimlere ilgisizdi.Seçim öncesi bu sessizliği de bu sütunlardaki yazımda belirttim.

Dünkü seçimler, benim bir hafta önce yaptığım sonuçlarla hemen hemen örtüşmüş durumda çıktı.

Sonuçları tutturduğuma sevindim mi hayır,Üzüldüm. AK Parti’nin oylarının erimesine değil. Ülkenin hükümet kaosuna girecek olmasına.Yeni bir seçimin kapıda olmasına…

Çünkü;

AK Parti benim için Türkiye’nin modernleşmesi, demokratikleşmesi ve ilerlemesi için mevcut partiler içinde bir omurga idi. Hala bu omurganın demokratik sistemde var olduğuna inanıyorum.

Aynı düşünce seçmen bazında hakim olduğu için 13 yılda AK Parti girdiği her seçimi birinci parti olarak bitirdi ve kendisiyle yarıştı.

Şimdi ise başka bir partiye değil yine kendisine yenildi.

                                 ****                                   ****

Gelelim sandıktan çıkan mesaja.

Öncelikle şunu ifade etmeliyim. Her zaman sandıktan çıkacak milli iradeye saygı duyulması gerektiğini belirttim. Şu anda da aynısını söylüyorum. Milli iradeye saygı duymalıyız.

Dün 2002’de yüzde 34.4’le 363 milletvekili vererek tek başına iktidara getiren milli irade idi, bugün o partiyi yüzde 40.81 oy ve 258 milletvekili ile gücünü kısan yine milli iradedir.

Şunu da belirtmeliyim ki, bu seçimlerin 1.2.3 ve 4. partisi zaten biliniyordu. Sürpriz olmadı. Ama bu seçimlerin tek galibi ve başarılı olanı HDP’dir.

Çok koşturanı, çok konuşanı, çok vaade bulunanı CHP’dir ama CHP beklediği en kötü ihtimal olarak sınır koyduğu yüzde 26’nın üstüne bile çıkamamıştır.

Seçimlerin en sessizi ise MHP’dir ve MHP’de HDP’den sonra ikinci başarı gösteren parti durumundadır. Oylarını da vekil sayısını da arttırmıştır.

Seçimlerin en başarısız partisi ise AK Parti’dir. İktidar olarak girdiği seçimlerden birinci çıkmıştır ama, iktidar gücünü elinden kaydırmıştır.

O yüzden balkon konuşmasında Başbakan Davutoğlu’nun “destan yazdık” yönündeki açıklamasına ve kutlama törenlerine katılmadığımı da belirtmeliyim.

Ve bu seçimlerden millet 4 partiye 4 ayrı mesaj vermiştir.

AK Parti’yi birinci parti çıkarmakla ümidim , umudum hala sendedir. Yeni Türkiye senin omuzlarında hayat bulacaktır ama demokratik kurallar içinde hareket etmelisin. Tek başına iktidarı sana 13 yıl katlayarak verdim ama senin ipin bende. Benden uzaklaşırsan, listelerini ve politikalarını benden uzakta yaparsan, iletişimi koparırsan, bende sana verdiğim desteği azaltırım.”

CHP’ye;

“Ana muhalefet görevini tam tamına yerine getiremedin ki ben sana iktidar olma gücünü vereyim. Evet, laiklik gibi içi boş kavramlar yerine ilk defa projeler üzerinden seçim kampanyası yürüttün ama ne bize samimi geldin ne de solu kucaklayacak yapıya büründün.

Sen bekleme odasında devam et “.

MHP’ye;

“Sana olan mesafemi azaltıyorum. Seni HDP’ye yakın hemen hemen baş başa olan milletvekili sayısıyla onun denkleminde tutuyorum. Tutuyorum ki, sen denge partisi ol.”

HDP’ye ise;

“Seni aldım oylarını ve milletvekili sayını katlayarak meclise soktum. Barış süreci sensiz olmaz. Seni siyaset dışında bırakmıyorum.Sen de bu mesaj al, silaha veda et ve bu ülkedeki barışı, kardeşliği sağlamak için çalış.”

Umarım partiler bu mesajı almışlardır. Liderlerin yaptığı konuşmalara baktığımda en çok beğendiğim Selahattin Demirtaş’ın barış, özgürlükler ve demokrasi içerikli konuşması oldu. Dileğim bu konuşmasında samimi olması ve hayata geçirmek için var gücüyle mücadele etmesi.

                                     *****                                    *****

Bundan sonra ne olacak?

İşte karışık bir denklem.

Hükümet parçalı bulutlu. Sağlıklı bir koalisyon ne kadar uzak ise erken seçim de o kadar yakın.

Bana göre AK Parti’nin içinde yer alacağı bir koalisyon hükümeti, bu partinin bir daha ki seçimlerde daha da erimesine neden olur. MHP’nin içinde bulunacağı bir koalisyon da 99’daki gibi sonradan ağır fatura çıkarır. En yakın tahminim CHP ve HDP destekli bir hükümet.

Ülkeye yararı olur mu?

Ne bu partilerin içinde olduğu ne de AK Parti’nin içinde olduğu bir koalisyon hükümeti bu ülkeye yarar sağlar. Yazık ki 13 yılda elde edilen kazanımlar, ilerlemeler, yatırımlar, açılımlar ya durma noktasına gelecek ya da sıfırlanacak. Baksanıza, ilk tepki ekonomiden geldi.Dolar ve euro yükseldi. Borsa düştü.

Oysa ki, 90’lı yıllardaki gibi koalisyonlara mahkum edilemeyecek kadar önemli bir ivme kaybetmiştik. Demek ki en çok iktidar partisinin şapkasını önüne alıp bu kayıpları düşünmesi gerekiyor.

Millet başka mesajlarda verdi. Ama genel olarak partilere “ Kutuplaşmayı bırakın. Siyasi zeminde uzlaşın, öyle karşıma gelin” dedi.

Yani erken seçimi işaret etti.

O yüzden ülkenin tek çıkış yolu olası bir erken seçim. Ama 45 gün sonra yapılacak bir seçim değil. O zaman tablodan değişim olmaz. Ancak,en iyi ihtimalle 6 ay sonra yapılacak bir seçim ülkenin tıkanmış sistemini açabilir.