Merhaba


Sinema filmi izler gibiyiz. Kim başbakan olacak? Kimler bakan olur, kimler bakakalır? İbret ve dehşetle kırmızı, yeşil çizgilerin mavi çizgilerle dansını izliyoruz. Kim, kimin çizgisine bastı? Kim ihlal etti veya edebilir?



Tek suçlu yine halk! Halkın verdiği mesajmış bu. Nasıl bir mesajsa artık?  Birileri okuduğunu söylüyor, birileri mesajın algılandığını söylüyor. Mesajı verenden tık yok. Mesajı veren kim? Galiba biziz.

Ne mesaj verdiğimiz konusunda hiç kimsenin en ufak fikri yok. Sandığa gittik oy attık. O kadar. Mesaj falan yollamadık kimseye. “Hükümet kurun, devleti yönetin, demokratik hakkımız” dedik.

Oy kullanma sistemi değişti de haberimiz mi olmadı? Oy kullanırken birileri Ankara’ya mesaj sokuşturduğu zarfları mı attı diyeceğim? Diyemiyorum çünkü sandıkların başındaydık ve gözlerimle gördüm bir şey çıkmadı.

Çıkardıklarımız da zaten yeminlerini edip görevlerine başladılar. Yolları ve şansları açık olsun. Sonrasına ne aklımız erer, ne fikrimiz şaşar. Her vatandaş gibi bir garip Âdem… Ötesi Vekillerimize kalmış.

Zaten fikir yürütme ve de yerine koymama alışkanlıklarımız yüzünden boşalan her yere yenisini doldurunca her konuda ahkâm kesmekten yorgun düştük. Her konuda söyleyecek bir şeyleri olan bir toplum olmanın dayanılmaz eğlencesini yaşıyoruz hep birlikte.

Altı üstü bir karpuz keser eşe dosta ikram edersiniz, yandınız. Karpuzun GDO’sundan girer kabak konusundaki üstün niteliklerden çıkar yurdum insanı. Kestiğiniz karpuz pişmanlık ve de şüphe ile sindirim sisteminize taş gibi oturur.

Yolculuğa mı çıkacaksınız? Aman ha kimseciklere söylemeden sıvışın. Gideceğiniz yer gözünüzde öyle bir hal alır ki, ne gidişinizi ne de dönüşünüzü bilirsiniz. Herkesin her konuda söyleyecek çok şeyi vardır.

Siyaset de ahkâm üzerine kurulu olunca ister istemez ahkâmlardan etkilenmeyen kişilerin elinde kalıyor. Kahve köşesinde kurulan hükümetler, kurtarılan devletler, yıkılan iktidarlar ahkâm kurbanı oluveriyor.

“Memleket nere?” ile başlayan bütün sohbetlerin devamı siyasetin kaymağı oluverir. Yeter ki boş konuşanın boş dinleyicisi olsun.

Hoşlukla ve siyasetle kalın…