Kurabiyeleriniz mısır şuruplu mu olsun patates şuruplu mu?


Kurabiyeleriniz mısır şuruplu mu olsun patates şuruplu mu?



Kurabiye pasta yapacağız da, onu diyorum hangi şekerden, pardon şuruptan yapalım?

Ay o ne diyenler de vardır şimdi… 

Halbuki şu mısır şurubu tartışmalarını Bursalılar çok iyi bilir. Sene 1997 – 1999 yılları… Amerikan şirketi Cargill, İznik Bursa’nın o bereketli topraklarına Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (dönemin Tarım Bakanı Mustafa Taşar) onayı ile gelmişti.  

Bir avuç Bursalı sivil toplum örgütü ve bazı Bursalı milletvekilleri şaha kalkıp, “olmaz İznik gölünün ve toprağımızın yer altı suları kirlenir, binlerce arazi genetiği değiştirilmiş mısır ile zehirlenir” diye karşı çıkmış, mahkemeler yıllarca sürmüştü... Nihayetinde Sam Amca “mısır ekecek ve işleyeceksiniz” dediği için Cargill şirketi o güzelim tarım arazilerine kuruluvermişti. Ve yıllar içinde sürekli kotası arttırılarak ülke insanına zehir zıkkım olmaya devam etmişti.

İnsanımız bunun ne kadar farkındaydı tartışılır tabi! Onlar sadece onkoloji hastanelerinin yetersizliği, sakat doğumlar veya döl tutmayan yeni evlilerin tüp bebek mesaileriyle ilgiliydiler. Bu hastalıklar neden bu kadar çoğaldı diye sorgulamak gibi bir derdi yoktu ahalinin!

Kendi adıma yıllardır yazıp açıklama yapmaktan yoruldum. Soru sormayı bırakan insana verilecek cevabınız da olamıyor haliyle.

Büyük marketlerin bisküvi, kurabiye, kraker, şekerleme türü her çeşit atıştırmalığın satıldığı uzun reyonların önünden geçerken çocuklar ve ebeveynlerinin avuç avuç o paketlere el uzattığını görmek nasıl da kahredici… Sakin kalmamız normal mi? O paketlerin her birinin içinde sağlığa zararlı (NBŞ) nişasta bazlı şeker olduğunu ve bununla beraber pek çok koruyucu katkı maddesinin bulunduğunu bilmeyenlere karşı sessiz kalabilmek mümkün mü?  

Bilmiyorlarsa neden bilmiyorlar o da ayrı mesele.  

Ayakkabı, puset, parfüm, çanta, kılık kıyafet, araba, telefon markalarının iyisini kötüsünü bilen anneler ve babalar yiyeceklerdeki zehri bilmiyor olamazlar öyle değil mi?

En iyisi market raflarının tuzağına yenik düşmeden, şekersiz nasıl kurabiye yapabiliriz konusuna geçelim, zira; paket içine girmiş son kullanma tarihi yazılı tüm yiyecekler şaibe altında. Buralara sığmayacak kadar derin ve uzun vahim bir konu bu. Şüphesiz ki, meraklısı için her yer bilgi dolu!

 

Hiç şekersiz, tadı harikulade bir kurabiye

Önce malzemeler:

12 - 13 tane kadar gün kurusu kayısı

7-8 tane hurma

3 yemek kaşığı dolusu kuru üzüm

2 tane kırmızı elma

Bir yemek kaşığı toz tarçın

Bir yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi

Bir paket kabartma tozu

Bir yumurta

Yarım su bardağı kadar zeytinyağı

3 yemek kaşığı tereyağı

Bir küçük çay bardağı yoğurt

Aldığı kadar tam buğday unu

 

Malzemelerden de anlaşılacağı gibi hiç şeker yok tarifimizde.

  • Öncelikle hurmaların tamamı çekirdeklerinden çıkarılır, kuru kayısılar ile yarım saat suda bekletilir. Sonra suyu süzülüp öğütücüde iyice ezilip hamur lapası haline getirilir.
  • Elmalar soyulup küp şeklinde minicik doğranır, kuru üzümler ile karıştırılıp üzerine portakal rendesi konur.
  • Diğer tarafta yoğurt, yumurta, zeytinyağı, eritilmiş tereyağı bir kapta karıştırılır. Bu karışıma hurma ve kayısı lapasıyla birlikte kuru üzümler, doğranmış elmalar ve portakal rendesi ilave edilir.
  • Sıra gelir kuru maddeleri eklemeye; tarçın, kabartma tozu ve biraz limon suyunda eritilmiş bir çimdik karbonat ile aldığı kadar un konup yumuşak bir kurabiye hamuru elde edilir.
  • Hamur istenilen irilikte elde şekillendirilip ısıtılmış fırında 20 – 22 dakika kadar pişirilir.

 

Not: Aşçı Fok, Kavılca, Kızılca ve Sarı buğday olan atalık buğday unlarını tüm hamur işlerinde kullanıyor, elmada da Granny Smith, Fuji, Crisp Pink gibi soyu sopu şaibeli elmaları kullanmıyor. Amasya ve Çanakkale elmalarını tercih ediyor.

 

Aşçı Fok

Nurdan Çakır Tezgin