izmir escort izmir escort yabancı dizi izle warez script porno izle hacklink shell indir istanbul evden eve nakliyat nakliyat fiyatları kiralık bahis sitesi






Kültür turizmine ‘halı’ darbesi


Bursa’nın yeşili, Bursa’nın tarihi başlı başın bir hazinedir. Ne yazık ki yeşil hızla griye dönüşüyor; oda ayrı bir yaradır.



Bursa termal sularıyla, türbeleriyle tarihe nam salmış bir kenttir, hatta termalin başkenti konumundaydı.

Fakat özellikle ipekli tekstilin başlamasıyla birlikte termal unutuldu. Oysa nice padişahlar, nice sultanlar Bursa’nın termal sularında şifa buldu.

Yalnız termal mi?

Elbette hayır.

Bursa’nın yeşili, Bursa’nın tarihi başlı başın bir hazinedir. Ne yazık ki yeşil hızla griye dönüşüyor; oda ayrı bir yaradır.

Neyse.

Örneğin Hıristiyanlar için kutsal sayılan İznik bu kenttedir.

Müslümanlar için kabe neyse Hiristiyanlar için İznikte öyle sayılıyor. Çünkü ikinci konsül İznikte toplanmış.

Bir Mudanya bir Uludağ kısaca tarih dağ ve denizi bir arada sunan kaç kent var?

Örneğin yerli turizm de türbeler olmazsa olmazdır.

Ama gel gör ki Bursa turizm de pastadan hak ettiği payı alamıyor.

Arkadaşlar abartmıyorum;

 Karabük Safranbolu daki cam terası, su kemerini aynı zamanda mağarasını bir sezonda 500-600 bin kişi geziyor.

Peki, koca Bursa’yı kaç kişi ziyaret ediyor?

Otel kayıtları bazalınarak verilen bilgiye göre, yılda 3 milyon kişi; yada 3 milyon gecelemede olabilir. Günübirlikler hariç.

Ancak yüzde 50-60’lara kadar gerileyen doluluk oranını nasıl izah etmek lazım. Onu bilemiyorum.

Neyse; esas mevzu Türbeler;

Birileri kentte yerli ve yabancı turizmi geliştirmek pastadan daha fazla pay alabilmek için mücadele verirken birileri de ne yazık ki sektörün ayağına kurşun sıkıyor.

Üstelik kurşun sıkanda Valilik olunca insan ne diyeceğini bilemiyor.

Yanlış duymadınız;

Valilik talimatıyla ve Büyükşehir Belediyesinin sponsorluğuyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği Yeşil Türbe, Emirsultan Türbesi Orhangazi ve Osmangazi türbeleri gibi tarihi eserler halı kaplandı.

Haberi alınca özellikle gidip yerinde görmek istedim; Gerçekten gördüğüme inanamadım.

Dönemin Valisi Orhan Taşanlar tarafından da türbeler halı kaplanmış ancak çok ciddi hijyen sorunu yüzünden daha sonra kaldırılmıştı.

Yanlış hesap bir şekilde düzeltilmişti.

Tekrar böyle bir girişimi anlamış değilim.

Benim anlamadığım bir şey var;

Türbe mezar yeri değil mi?

Peki, mezarlıklara halı serildiği, namaz kılındığı nerede görülmüş. Üstelik din alimleri ‘ölülerden medet ummayın’ demez mi?

Namaz kılmak isteyen ziyaretçiler için türbelerin yanı başında ki camiler ne güne duruyor.

Ayrıca türbeleri yalnız yerliler değil yabancılarda geziyor.

İnsanları ayakkabılarını çıkarıp terlik giymeye zorlamamak gerek.

Aynı şey müzeler içinde geçerli.

Nitekim Türbeye gelip kapısından dönen turistleri de gördüm.

Vali İzzettin Küçük’e sesleniyorum;

Sayın Vali; uygulama kültür turizmine yarardan çok zarar veriyor;

Hatta bazı rehberlerle görüştüm karara ateş püskürüyorlar.

Kimileri; turları türbelere de, müzelere de sokmuyor. Zaten ziyaretçide girmek istemiyor

Bilginiz olsun.

Böyle turizme hizmet edilmez. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım lütfen.

Malum elçiye zeval olmazmış.