Balıkesir escort İstanbul masaj salonu



Kâr payı ve hazırlık dönemi faizi


Kâr payı ve hazırlık dönemi faizi



A. Kâr Payı
Anonim şirkette, paysahiplerinin esas sermaye ve kayıtlı sermaye olarak yatırdıkları para için faiz ödenemez. Bu kural, TTK' nın 509 (1) madde fıkrasında emredici niteliği haiz olduğundan, bu konuda esas sözleşmede aksine bir hükme de yer verilemez.
Anonim şirket, bir hesap dönemi sonunda kar elde ettiğinde, paysahipleri ve ilgililere kar dağıtabilir. Ancak kâr payı. net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir (TTK m.509/2).
TTK'nın 509 (2) madde fıkra hükmündeki 'net dönem kârı' ibaresiyle her şeyden önce bilânço zararı düşüldükten sonra kalan kâr olarak anlaşılmalıdır. Anonim şirkette, bilânçoda geçmiş yıl zararı/zararları varken, yıllık kâr dağıtılamaz. Bu yasak, sermayenin korunması ilkesi gereğidir ve anonim şirketlere ilişkin evrensel bir kuraldır. Olağanüstü, yani genel kurulun kendi takdiri ile ayırdığı yedek akçeler dahil, şirketin isteğiyle ayrılan tüm yedek akçeler. uygulamada 'dağıtılmak amacıyla' ayrıldıkları belirtilmeden 'amaçsız olarak' yedek akçe hesabına alınmaktadır. Diğer bir deyişle, anonim şirketin iradesi gereği yedek akçe hesabına alınan kârlarda 'dağıtılma amacı' hiçbir zaman belirtilmemektedir. Kâr payı avansı, sadece Sermaye Piyasası Kanununa tabi halka açık anonim şirketlere için özgülenmemiştir. Halka açık olmayan yani, kapalı şirketlerde de, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının bir tebliği ile öngörülecek düzenleme ile uygulama görür (TTK m.509/3)
B. Hazırlık Dönemi Faizi
Anonim şirkette, paysahiplerinin esas sermaye ve kayıtlı sermaye olarak yatırdıkları para için faiz ödenemez (TTK m.509/1). Ancak, işletmenin tam bir şekilde faaliyete başlamasına kadar geçecek hazırlık dönemi için pay sahiplerine, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmak koşuluyla, özellikli varlık niteliğindeki yatırımların maliyetine yüklenmek üzere, belirli bir faiz ödenmesi esas sözleşmede öngörülebilir ve bu dönemle sınırlı olmak üzere, faiz ödemelerinin en geç ne zamana kadar süreceği belirtilir (TTK m.510/1).
Bu durumda, esas sözleşmede öngörülmedikçe, işletmenin tam bir şekilde faaliyete başlamasına kadar geçecek hazırlık dönemi için pay sahiplerine ve bu dönemle sınırlı olmak üzere, faiz ödemesi yapılamaz. Eğer, yüksek bir faiz oranı esas sözleşmede öngörülmüşse, bu kurala uymak zorunludur. Çünkü, esas sözleşme paydaşları ve şirketi bağlar. Bu durumda, esas sözleşmeye uygun olarak yapılan ödemelerin geri istenmesi de olanaksızdır.1
TTK'nın 510 (2) madde fıkrası uyarınca;
'İşletme yeni paylar çıkarılarak genişletilecek olursa, sermayenin artırılmasına dair olan kararda, yeni pay sahiplerine, özellikli varlık niteliğindeki yatırımların maliyetine yüklenmek üzere, belirli bir süreyle en geç yeni yatırımın işletmeye alındığı güne kadar faiz ödenmesi kabul olunabilir.'
Yürekten esenlikler ve en içten
saygılarımızı sunarız.
(1) Eriş, age., s.1435