İyotlu tuz kullanımı ve iyot yetersizliği


1-7 Haziran İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenme Haftası olarak biliniyor. İyot yetersizliği; dünyada önlenebilir zeka geriliği ve beyin hasarının en temel nedenidir ve önemli bir halk sağlığı sorunudur.



Bu sorunun önlenmesi; kolay ve ucuzdur. Bu nedenle devlet politikası olarak tuzlara iyot eklenmiş ve halk sağlığı konusunda önemli bir yol katedilmiştir.
İyotlu tuz; bildiğimiz sofra tuzuna iyot eklenmesi ile elde edilir.
Peki bizlere neden önerilir? Marketlerde iyotlandırılmış tuzların çokluğu sizin de dikkatinizi çekiyor mu?
Bunun için vücut çalışmasında iyotun işlevine bakmalıyız.
İyot vücudun enerji harcama hızını etkileyen ve bir troid hormonu olan tiroksinin yapısında yer alır.
Yeterli miktarda iyot alınmazsa; vücut yeterli tiroksini üretemez. Bunun sonucunda vücudunuzun enerjiyi harcama hızı azalır ve kilo artışı sorun olmaya başlayabilir.
İyotlu tuz kullanımı bu amaca hizmet etmektedir. Bugünler önemle tartışılan bir konu var; iyot yetersizliği olmayan kişilerin iyotlu tuz kullanması gerekli midir?
• Basit guatr oluştuktan sonra iyotlu tuz kullanımının etkisi yoktur.
• İyotlu tuz, hastalığın oluşmasını ve gelişmesini önlemektedir.
• İyotlu tuzun 1 gramında yaklaşık 70 mikrogram iyot vardır.
İyot yetersizliği hastalıkları nelerdir?
Vücuda yetersiz iyot alınması, önemli sağlık sorunlarına neden olmaktadır.
Bunlardan ilki endemik guatrdır. Hava, su ve toprağında yetersiz iyot bulunan bölgelerde endemik guatr hastalığı sık görülmektedir. Guatr, troid bezinin aşırı büyümesidir. Guatrın oluşmasında diyetteki iyodun yetersizliği yanında, guatr yapıcı öğelerin ve genetik faktörlerin rolü olduğu bildirilmektedir. Ancak guatr oluşumunda esas etken yetersiz iyot alımıdır. Ülkemiz için önemli bir sağlık sorunudur. Ülkemizde Ege, Karadeniz ve Akdenizin iç kısımları, Doğu ve İç Anadoluda bazı yerlerin endemik guatr bölgesi olduğu bildirilmektedir.
Diğer önemli sorun da kretinizmdir. Gebeliği süresince yetersiz miktarda iyot alan annelerden doğan çocuklarda görülen bir hastalıktır.”Nörolojik” ve “miksödemik” olmak üzere iki tipi belirlenmiştir.
Nörolojik kretinizmde; zeka geriliği, spastik motor bozukluğu, kas erimesi, işitme ve konuşma engeli, konuşma ve öğrenme güçlüğü vardır.
Miksödemik tipte; mental (zihinsel) işlevler daha iyidir. Tembellik, isteksizlik, kilo almaya meyil ve öğrenme güçlüğü bulunur.
İyot eksikliği önlenebilir zeka geriliğinin en önde gelen nedenlerinden birisidir ve kişiyi anne karnından başlayarak tüm yaşamı boyunca olumsuz olarak etkileyen bir hastalıklar bütünüdür.
Pişirme sırasında oluşacak iyot kaybının en aza indirilmesi için, tuz yemeklere pişirme sonrası eklenmelidir. Saklama sırasında oluşacak iyot kaybını önlemek için; iyotlu tuz, serin, kuru, ışıksız ortamda ve koyu renkli cam kaplarda saklanmalıdır.
İyotlu veya iyotsuz tuz kullanmak; hem gerekli hem de çok dikkatli olunması gereken bir durumdur.
Bizim toplumumuz aşırı tuz tüketir. Yemeğin tadına bakmadan tuzluğu sarılan tuzkolikler bile vardır.
Oysa günlük tuz kullanımı 3-6 g kadardır. 1 çay kaşığı silme tuz 2.5 g olarak hesap edilir. Biz tuzu çeşitli besinlerden de alıyoruz. Salamura edilimiş besinler, peynir, zeytin, turşu, bazı konserveler buna örnektir. Besinlerin bileşiminde de sodyum bulunur; bütün hayvansal kaynaklı besinler sodyum içerir. Etler, süt, yoğurt, yumurta, balık örnek olabilir.
O zaman az tuz ekleyerek pişirme yöntemlerini kullanalım. Peynirin yanında yumurta yiyeceksek tuz eklemeden tüketmeyi öğrenmeliyiz.

EKOHABER