Israr!


Bursaspor tehlikeli sularda yüzmeye devam ediyor.



Ligde rahatlamak isteyen Bursaspor, ligin rahat takımı Göztepe’ye konuk oldu.

Bursaspor’da merak edilen teknik adam değişikliğinin takıma nasıl yansıyacağıydı.

Ev sahibinin ilk 11’de sürekli oynayan 4 önemli eksiği Bursaspor için avantaj görünüyordu.

Genç Hoca Mustafa Er sahaya sürdüğü 11’i biraz daha yerlileştirmişti. Ancak stoperlerin önünde kreatif olmayan Agu ve Shehu tercihi top yapmayı zorlaştırırken, Furkan’ın yine isteneni verememesi o bölgeyi üretkenlikten uzak kılıyordu. Kanatlar zaten bildiğiniz gibiydi. Futbolda “muz orta” tabiri vardır, Bursaspor’un ortaları ise “Balon orta” top havaya dikiliyor yavaş yavaş iniyor. Öyle ki ortayı yapan depar atsa kendi kafa vurabilir! Bu uzun süredir dikkatimi çekiyor. Her hafta bozuk plak gibi vurguladığımız adrese teslim olmayan paslar ve ortalar hep yavaş oyunun sebebi. Top Bursaspor’dayken rakip savunmalar çok kolay yerleşebiliyor. Bu da Bursaspor’un rakip sahaya yıktığı oyunlarda bile gollük pozisyon azlığına neden oluyor. Göztepe’nin golü geldiğinde hafif bir silkinme oldu. Sonrasında Stancu ilk anda vurmayarak maçın kırılma noktasını belirledi. 1-0’ın ardından rakibi kendi sahasına hapsetti; ama burada yetenek öne çıkıyor. Yetenekli oyuncu az olunca iyi onadığınız bölümler bile skora yansımıyor. Mustafa Er otorite kurmak adına bazı oyuncuları kesmeyi denedi. Delarge için çok itirazım olmaz; ama Kembo en azından 45 dakika sahada olmalı. Bursaspor’un şu an bu tip oyuculardan vazgeçme gibi bir lüksü yok. Skoru değiştirebilecek kapasitedeki isim malzemeci bile olsa! sahaya bir şekilde sürülmeli. Aylardır oynamayan Emre Taşdemir’den ne beklendi cidden anlamak güç.

Bursaspor kazanabileceği bir maçı daha kaybetti. Yetersiz kadro, yanlış tercihler, belki biraz da şansızlık taraftarın başını yine öne eğdi.

Yeşil-beyazlılar bu sonuçlarla küme düşmek için geçen seneki gibi resmen ısrar ediyor.

Bereket diğer takımlar fazla puan toplayamıyor.

Neyse geçen haftalarda söylediğimi tekrar etmek istiyorum.

Sakin kalıp desteği artırıp takımı kurtarmaktan başka çare yok. Sonrasında kim, neyi hak ediyorsa alacaktır diye ümit ediyorum.