Hiç unutulur mu Atatürk Stadı!


İki yıl önce bugün (27 Aralık 2015) Bursaspor, son kez çıkmıştı Atatürk Stadı'na...



Mersin İ.Y. lig maçından sonra, şampiyonluk yaşayan efsane stadımıza doğru dürüst bir veda edemedik bile...
Gerçekten de...
İster acı bir nostalji deyin,
İsterseniz günah çıkarma!..
Atatürk Stadı'na hak ettiği gibi veda edemedi bu camia...
Nedenleri, niçinleri malum!..
BÜYÜK YIKIM!
"Yıkım" kelimesi sadece bir kepçenin yeni kale arkası duvarını yıkması anlamına gelmiyor!
Gönüllerdeki "yıkımı" bambaşka!
Geçen yıl oradan geçerken, kepçenin stadı yıkmaya başladığını görünce yüreğim "cızz" etmişti.
Hatta ikinci geçişimde o tarafa doğru bakamamıştım.
Taraftarların iki gece üst üste meşaleli veda ziyaretlerinin videolarını izlerken de içim bir tuhaf olmuştu.
HEPİMİZ SUÇLUYUZ!
42 yıllık hatıralarımın hepsi, bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden...
Sanki bir yakınım ölmüş gibi hissettim kendimi ve gözyaşlarımı içime akıttım!..
Atatürk Stadı'nı yaşatamadık ya; bunda camianın bütün unsurlarıyla, hepimizin belli oranlarda hataları, kabahati var!
Çok yazık oldu çok!..
NELER YAŞANMADI Kİ!
Dile kolay...
Tam 70 yıl...
Bu emektar Atatürk Stadı neler görmedi ki... 
28 senesi gazeteci olmak üzere 42 yıldır yaşadığım anıları kaleme aldım.
STADYUMLA İLK BULUŞMA
1970'lerde 23 Nisan için,
1980'lerde 19 Mayıs Bayramı için ilk kez o stadın zeminine ayak bastığımda yaşadığım çocukça heyecanı unutmam mümkün mü?
Daha önceki yıllarda kaleme aldığım bu yazımı, biraz düzenleyerek;
ATATÜRK STADI'NA SAYGI DURUŞU anlamında sizlerle yeniden paylaşmak istedim.
İLK TANIŞMA 1974
1974 yılında başladı tribünlerle tanışmam...
Zaten 1963'ten beri Mahfel grubuyla deplasmanlara giden ve Teksas'ın atalarından sayılan Bursasporlu bir babanın oğlu olarak bu da gayet doğaldı...
1967'de İnönü'nün eski adıyla Mithatpaşa'da;
"Senin önünde bütün takımlar eriyor. Türkiye Ligi bekle Bursaspor geliyor" pankartını arkadaşlarıyla birlikte açan Tatar Mehmet'in oğlu olarak...
KUPA FİNALİNDE TRİBÜNDEYDİM
Dr. Recai (Özdemir), İngiliz Kemal (Batmaz), Mesut, Vahit, Sedat 2, Bahtiyar, Sedat 3, Ahmet Kılıç, Maradona Çetin, Şenol, Nejat Biyediç'i izledim.
1986'da Türkiye Kupası'nı kazanırken, o zaman henüz üstü açık olan Teksas'ta Yusuf Eniştem ile birlikte maçı seyrettim, şampiyonluk coşkusunu yaşadım.
Hatta geçen yıl kaybettiğim Hüseyin Dayımın, kupa töreni için sahaya atladığını ve Kaptan Sedat 3 kupayı kaldırırken, hemen arkasından "Bravo Kaptan" diye bağırdığını sonradan ekranda gördüm.
1974'te; daha ilkokula başlamamışken, babam beni elinden tutup, Teksas'ın kapalıya yakın tarafındaki tribününe götürürdü...
Rahmetli gazeteci büyüğüm Aykan Uzoğuz da bu tribüne "FAT" derdi. Yani, "Futboldan Anlayanlar Tribünü (FAT)" anlamında...
Zaten Çarşambapazarı'nda oturduğumuz için Merinos İlkokulu'nda ve stadın dibindeki Atatürk Lisesi'nde okumuş, çocukluğu ve gençliği stat çevresinde geçmiş biriydim.
TEKSAS'IN EFSANE İKİZLERİ
Teksas'ın eski beyin takımından ve BursAnkara dostluğunun temelini atan Şehit Asteğmen Abdülkerim Bayraktar ve ikizi Fehmizat ile Lisede yan yana sınıflardaydık.
Merhum ikizler, tribünlere büyük emek verdiler Şadırvan Grubu ile birlikte...
Allah gani gani rahmet eylesin...
TRİBÜNDEKİ KARTONLAR
İlkokuldayken maçtan sonra stattan çıkmaz, kartonları yukarıdan dışarı atar, bir sonraki maçta satan arkadaşlarıma yardım ederdim.
80'li yıllarda Mücellip, Minas, Altan, Hamit, Zonguldaklı Bülent, Arap İbrahim gibi pek fazla hatırlanmayan isimleri, her sene kümede kalmaya çalışan Bursaspor'u izledik inançla ve umutla...
GAZETECİLİĞE MERHABA
1987'den itibaren 18 yaşında muhabirliğe başladım Uludağ Gazetesi'nde...
Nejat Biyediç, A.Suphi Evke, Beyhan Çalışkan, kaleci Erhan, Yalçın Gündüz, Turan Şen, Ersel, A.Nail, Erkan Öncel, Maradona Çetin, Karaşimşek Şenol, Küçük Erhan (Kiremitçi),  maçlarını yazdım.
Merhum Kemal Ömeragiç'le, Nevzat Güzelırmak, Yılmaz Gökdel, Yılmaz Vural, Unutulmaz Başkan Şükrü Şankaya ile röportajlar yaptım.
K.Erhan'ın 0-2'den 3-2 biten o meşhur Fenerbahçe maçında Schumacher'e attığı 3 golü de, Trabzonsporlu Pfaff'a kupada attığı golleri de kale arkasından çektim ve bu fotoğraflarla çok değerli ödüller aldım...
Hatta hiç unutmam; fırtınalı bir Zonguldak maçında kale arkasında gol çekmek için 90 dakika beklerken, şemsiyem rüzgârdan kırıldığı için, afedersiniz; kale arkasında donumuza kadar ıslanmıştık!
ŞAMPİYONLUKLARIN HEPSİNİ GÖRDÜM
3.Lig takımı Bozüyük'te; Ersel Uzgur, İslam, Gürselli kadrosuyla şampiyon olurken, 2.Lig'de Kütahya'da; Ahmet Kılıç takviyeli Murat Yoldaş, Faruk Korkmaz, Talip, Yüksel, Hacı Murat gibi unutulmaz isimlerden oluşan ekip ipi göğüslerken, ben yine elimde makinayla sahadaydım.
Şampiyonluk turlarında kan ter içinde kalmıştım, o anları ölümsüzleştirebilmek için...
BİYEDİÇ'İN EVİNDE RÖPORTAJ
Unutulmaz anılarım da oldu çok şükür!..
Bursaspor'un efsanesi İmparator Nejat Biyediç'in evinde 1988'de, eşi Mirna ile Selvili Cadde'de röportaj yaptığımda, henüz biricik kızları Anja yoktu dünyada... Sonradan çok iyi dost olacağım ve aynı gazetelerde yazıp, aynı ekranları paylaşacağım İmparator'a mutfak önlüğünü giydirip yemek pişirtirken, Mirna ile tavla oynatırken, Biyediç hiç kapris yapmamıştı.
Bu röportaj o dönemin en popüler haftalık spor dergisi Gelişim Spor'da yayınlanmıştı tam sayfa... (O gün bize tercümanlık yapan değerli Mustafa Sevinç'in kulakları çınlasın!)
KAPTAN ORHAN ÖZSELEK BAŞKAN
Sonra yine aynı yıllardı. Daha dün gibi hatırlıyorum. Merhum kaptan Orhan Özselek, kulübe kimse sahip çıkmayınca Tayyare Sineması'nın tozlu kulisinde Sinan Bür Kaptan ile 15 dakikada liste oluşturup, kaptanlık yaptığı kulübe Başkan olurken tarihe not düşmüştüm kongre haberlerimle...
İbrahim Yazıcı, 25 sene evvel Özselek'ten başkanlığı devralırken de yine aynı sinemada oradaydım.
Vakıfköy Tesisleri ışıklandırıldığı dönemde, sezon açılışına İstanbullu gazeteciler özel olarak helikopterle getirildiği gün de oradaydım.
UNUTULMAZ HOCALAR
Yılmaz Vural'ın babacan ve samimi tavırlarını, Nevzat Güzelırmak'ın bana 'evlat' deyişini, A.Suat Özyazıcı'nın 'Sarı' diye hitap etmesini, Yılmaz Gökdel'in defalarca uyarmama rağmen, her buluşmamızda 'Serdar' demesini de unutamam.
Hatta öyle ki; Gökdel 1999'da Kıbrıs Girne'de karşılaştığımızda, "Naber Serdar" deyince ikimiz de patlatmıştık kahkahayı!..
Ayrıca, Gökdel'in Fomara Han'daki kulüpte yaşpastalı basın toplantıları da o dönemde çok meşhurdu.
Aslında daha uzun süre görev yapacaktı 'Kısa Maltepe' lâkaplı Gökdel Hoca ama, kendi getirdiği santrfor Erhan Kiremitçi (K.Erhan) o kadar çok gol kaçırdı ki, ilk haftalarda, Yılmaz Hoca da adaşı Yılmaz Vural'a görevi Almira Otel'de yönetici merhum Tacettin Bey'in ofisinde teslim etmek durumunda kalmıştı.
İNTERTOTO FIRTINASI
1995'te Musisi, İntertoto Kupası'nda tarihe geçen ilk Timsah yürüyüşünü Atatürk Stadı'nda yaparken, Baliç, Ercüment golleri sıralarken, Bursa Hakimiyet ve Yeni Yüzyıl Gazetesi'ndeki tarihe not düşen yazılarımı unutamam.
İÇİMİZE AKAN GÖZYAŞLARI
2004'te gözyaşlarımızı içimize akıtıp 41 yıllık çınarın Sakarya'da devrildiği o kapkara günü Olay Spor'un sayfalarına yazmak durumunda olan spor servisinin Şefiydim o dönem...
Önceleri donup kalmıştık hepimiz...
Ama üzüntüden yığılıp kalma gibi bir lüksümüz yoktu.
Kötü de olsak, ağlasak da o sayfalar yapılacaktı!
Nitekim içimiz kan ağlayarak görev yaptığımız o geceyi hatırladıkça yüreğim çok tuhaf olur!
KUPA TÖRENİNİ GÖREMEDİK
Sonra...
2006'da Başkan Levent Kızıl döneminde; Lig A şampiyonluğuna ulaştığımız gece de 'önce gazeteciyim, sonra taraftar' durumunu bir kez daha yaşadım!
Kupa törenini göremeden, görev gereği gazetemiz Olay'a koşmuştuk, Cemal Ekentok ve Ali Aydoğdu ile birlikte...
Töreni ekrandan izlemek bana çok koymuştu.
Ayrıca o gece Çatalfırın'daki izdihamı ve takım otobüsünün bu nedenle Tophane'ye doğru dönmek zorunda kaldığına canlı olarak tanıklık etmek istemez miydim!
"Gazetecilik beklemez, verilen görev kutsaldır" dedik ve yine sineye çektik.
ŞAMPİYONLUK GELİYOR
2009'da Avusturya kampıyla başlayan sezonda Olay Medya Spor Müdürü olarak, kampından deplasmanına; şampiyonluk sürecinin her anına tanıklık ettiğimi hatırlayınca yüreğim ferahlıyor hemen...
Nasıl ferahlamasın dostlar;
Ömür boyu peşinden koştuğu takımı, bırakın şampiyon olmuşken, ilk 3'e girmiş bile göremeden göçüp gitmiş binlerce yeşil-beyazlı yüreği düşününce, insan kendisini o kadar şanslı hissediyor ki!
Ayrıca Türk futbolunda devrim yaratan 16 Mayıs 2010 gecesi Olay TV'de spiker Gökhan Küçükkaplıdağ ile teknik direktör Yalçın Gündüz'e maç anında 90 dakikalık maç için canlı programı koyarken de zafere inanıyordum.
O; 9 saat süren rekor canlı yayında, gece 50 bin tirajlı Olay Gazetesi'nin tarihe geçen şampiyonluk öyküsü sayfalarını bitirdikten sonra saat 02.30'da sunuculuk görevini Gökhan'dan devraldığımda yorgunluğumu hiç hissetmiyordum bile...
KUPA TÖRENİNİ ANLATMAK
Bir de, 17 Mayıs'taki şampiyonluk kupa törenini stadın çatısından Adem Vural ve Erkan Öncel'in yorumlarıyla, saatlerce canlı yayında anlatmanın;
"Veee kupa Kaptan Ömer Erdoğan’in ellerinde yükseliyor" diyerek mikrofon başında haykırmanın hazzı ve gururu; o kente, takımına, renklerine aşık olduğu kaç gazeteciye, spikere kısmet olur!
Sorarım size; o anlar parayla pulla ölçülebilir mi?
TARİHE GEÇEN ESERLER
Ayrıca, o tarihi günlerde, 2 kez verdiğimiz şampiyon Bursaspor'un 4 parçalı dev posterini, 50 bin basan Olay'ın o unutulmaz çift sayfalık devasa şampiyonluk kapağını, 100 sayfalık kuşe kağıda basılı 'Şampiyonluk Kitabı'nı bedava verişimizi hatırlıyorum da, umarım ölmeden Allah bana yine gazeteci olarak böyle eserlere imza atmayı nasip eder, diye dua ediyorum.
Tabii, Olay TV Spor Şefi Tarık Çapçı arkadaşımın kaleme alıp hazırladığı 'Kuruluştan Şampiyonluğa Bursaspor' adlı 63 dakikalık VCD'nin Olay'la ücretsiz verilmesini de çok önemsiyorum.
Olay Medya Spor Servisi olarak yaşadığımız o gururu unutmak mümkün mü?
O unutulmaz eserlere katkı koyan, emek veren bütün servis arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum.
Olay TV'de her pazartesi Final'de Özge Yetişmişoğlu, Tarık Çapçı, Erkan Öncel, A.Suphi Evke, Adem Vural ve tüm Olay Medya Spor Servisi ile müthiş işlere ve programlara imza attık.
BOĞAZ'A ASILAN BAYRAK GURURU
Şampiyonluğun coşkusu çok tazeyken, Bursaspor bayrağı, tıpkı o meşhur tezahürattaki gibi İstanbul'un 2 köprüsünde DALGALANIRKEN, Tarık Çapçı, Ayhan Işık ile İstanbul'da 3 ayrı noktadan OLAY TV'de canlı yayın yapmıştık.
Biz bu canlı yayını; merkezden Gökhan ile birlikte an be an yorumlarken aldığımız hazzın tarifi yoktu!
Yayın ekibi olarak hepimizin tüyleri diken diken olurken, habercilik anlayışımızla yine fark yaratmış, tüm Türkiye'ye ve dünyaya bu tarihi bayrak asma törenini anında ulaştırmıştık.
ŞAMPİYONLAR LİGİ MÜZİĞİ
Sonraki sezon, emektar Atatürk Stadı'nda ilk Valencia maçında Şampiyonlar Ligi müziğini duyduğumuzda hangimizin tüyleri ürpermedi ki?!
ŞANSLI AZINLIK
Glasgow Ibrox Stadı'nda (eski Bursasporlu futbolcu; İskoçya'da yaşayan Ercan Altıngül'le beraber), Manchester Old Trafford'da, Valencia Mestella Stadı'nda tarihi Şampiyonlar Ligi maçlarının hepsini yerinde izleyen 10-12 şanslı Bursalı gazeteciden biri olmanın verdiği tarifsiz gururu anlatmak mümkün mü?
Tabii ki hayır!
Hani 'anlatılmaz yaşanır' derler ya, aynen öyle.
ŞAMPİYONLUĞU GÖREMEYEN YÜREKLER
Ayrıca şampiyonluk göremeden yitip giden o kadar çok yürek vardı ki!
Medyaya bakarsak; 23 yıl beraber maç anlattığım ve omuz omuza çalıştığım Mehmet Özman Abim, emektar muhabir Mehmet Basit, Bursa'nın duayen gazetecilerinden Aykan Uzoğuz hocamız, Enver Ayhan, muhabirler Çetin Şeker, Selim Hacıoğlu, Atalay Gönül, Selman Abi, Süleyman Gökova ve daha adı aklama gelmeyen birçok basın emekçisi...
Allah bu camiaya hizmet eden herkese rahmet eylesin.
Bugün bazıları spor müdürlüğü de yapan, birçok genç muhabirin yetişmesine de katkımız oldu naçizane... Karşılıksız anlattık bildiklerimizi usta-çırak misali gençlere...
DAHA NİCE ZAFERLERE
Velhasıl kelam, iyi ki 31 senedir bu işi yapıyorum...
İyi ki Bursasporlu bir babanın oğlu olmuşum.
Artık çocuklarımıza bırakacağımız bu kentin en değerli mirası; Bursaspor sevgisidir...
Umarım, Timsah Arena'da daha nice yeni zaferleri birlikte yaşarız...
Sonuçta; Atatürk Stadı'ndaki anılarımız yazmakla bitmez!..
Ne diyeyim;
İçimiz yanıyor!
Emeği geçen herkese selam olsun!..