izmir escort izmir escort yabancı dizi izle warez script porno izle hacklink shell indir istanbul evden eve nakliyat nakliyat fiyatları kiralık bahis sitesi






Herkes bana bakıyor!


Herkes bana bakıyor!



Restorandan içeri girdiğimde herkes bana bakıyordu. Biliyorum, fark ediyordum- “Hep böyle olur bana”- Önce kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. Kulaklarıma kadar kızardığımı hissettim. Eyvahlar olsun, ya bayılırsam? Rezil olmaktan korkuyordum. “Acaba şu an nasıl görünüyorum?” “Bende bir tuhaflık var mı?” Bu cümleleri düşünmeden edemiyordum… Gözüm arkadaşlarımı aradı. İlk defa onlarla bir yerde buluşmayı planlamıştım. Aslında onların yanına ait olmadığımı düşünüyordum çoğu zaman. Çok ısrar ettiler bu kez gelmem için. Halbuki onlarla konuşurken bile zorlanıyorum. Yanlarında sürekli kaygılıyım. Farklı, hatta aşağı hissediyorum. Hiçbir yere uymadığımı düşünüyorum. Beni sevmeyecekler gibi geliyor. Tüm bunları bir kez daha yaşarken hemen bir bahane bulup restorandan çıkmalıydım. Düşündüğümü yaptım ve onları gördüğüm halde hiçbir şey söylemeden hızlı adımlarla oradan uzaklaştım.


Bu giriş size bir yerden tanıdık geliyor mu? Siz ya da bir yakınınız, belki bir arkadaşınız bunları yaşıyor. Bu yaşantının oluşma sebeplerinden biri “sosyal izolasyon” şeması… Yaşama iyi uyum sağlayan yetişkinler olabilmemiz için çocukluğumuzun kusursuz geçmesi gerekmiyor ancak “yeteri kadar iyi” olduğunda olumlu etkilerin açığa çıktığını görüyoruz. Bir çocuğun gelişimi için neye ihtiyacı vardır sorusunun cevabında, aslında her insanın karşılanmasına muhtaç olduğu bir takım evrensel ihtiyaçlar yatıyor. Bir çocuğun öncelikle güvenden hissetmeye, özerkliğe, özsaygıya, kendini ifade etmeye, gerçekçi sınırlara ve başkaları ile bağlılık hissetmeye ihtiyacı vardır. Eğer bunlar karşılanırsa çocuğun psikolojisi sağlıklı ilerler. Eğer eksik kalırsa; karşılanmamış bu ihtiyaçların zedeleyici etkisi ile oluşan erken dönem uyumsuz şemalar yaşam boyu gelişirler. Kendimizle ilgili değiştirilmesi zor çekirdek inançlarımızdır. Çocuklukta başlayan ve yaşam boyu tekrar eden özyıkıcı kalıplardır. İşte bunlardan biri de “sosyal izolasyon” şeması…Bu şemanın hissettirdiği öncelikli duygu yalnızlıktır. Kendinizi diğerlerinden farklı görür, istenmeyen biri olduğunuzu, dünyanın geri kalanının dışında kaldığınızı düşünürsünüz. Sosyal ortamlarda yoğun kaygı yaşayıp kendinizi diğerlerinden aşağı hissedebilirsiniz. Karşılıklı konuşmaları sürdürmekte zorlanabilirsiniz. Özgürce cevap verebilmek, gülüp kahkaha atabilmek ve soru sormayı istersiniz ancak başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü yaşamınızın odak noktasına oturduğu için bunları yapmaktan kaçarsınız. Şemayla başa çıkmak için farklı yollar denersiniz. Şemaya teslim olur, kaçar ya da bir takım aşırı telafi yolları geliştirirsiniz. Aşırı telafi örneklerinden biri, sosyal izolasyon şeması olan bireylerin hayatlarında yüksek standartların olmasıdır. Sosyal ortamlarda nasıl olunması gerektiği hakkında birtakım standartlar oluşturmuş olabilirsiniz (başarılı, çekici…). Bu kriterlerden daha azının diğer kişiler tarafından kabul edilemez olduğunu düşünürsünüz. Bununla beraber sürekli inceleniyor ve değerlendiriliyor olduğunuzu düşünür, başkaları tarafından olumsuz olarak yargılanmaktan korkarsınız. Arkadaşlarınızın arasında ya da bir grupta iken sürekli gergin hisseder, dikkatinizi kendinizden alamazsınız. Birçok insan için farklı olduğunu ve dışarıda kaldığını düşünmek, içsel acı hissettiren bir deneyimdir. Sosyal izolasyon şeması olan bireyler uyum sağlayamadıklarını fark ettiklerinde, yaşadıkları acı nedeni ile mutsuzluğa ve umutsuzluğa kapılıp depresif ruh hali yaşayabilirler. Yaşamı böylesi zorlaştıran sosyal izolasyon şemasının kökeni mizaç olabilir. Bununla beraber diğerlerinden daha farklı bir ailede büyümek, aşırı düzeyde eleştiren anne babaya sahip olmak şemayı tetikleyebilir. Bu kişiler ebeveynleri tarafından yeterince iyi olmadığı ya da nasıl göründüğü, nasıl konuştuğu konusunda eleştirilmiş olabilirler. Sosyal izolasyon şeması ile mücadele ederken önemli noktalardan biri, aktif, kendine ait kimlik ve tercihleri olan kişilik gelişimi açısından bireyi cesaretlendirmektir. Bireyin inandıkları ile aslında var olan gerçek arasındaki farkı gösterebilmek kolaylık sağlar. Mizaç nedeni ile sosyalleşmede zorlanabilecek bir çocuğunuz olsanız bile ebeveyn bakımını yeterli alan bu çocukların, durumu kolayca aşabileceklerini, daha rahat sosyalleşebileceklerini unutmayalım.