HASAN DEĞİL BASAN ALIR


HER sezon olduğu gibi Bursaspor'un ara transfer politikasında yine dağ fare doğurdu.



Ocak ayı başından sonuna kadar manşetlerden onca isim geldi geçti…

Transferden sorumlular çalmadık kapı/görüşmedik menajer bırakmadı.

Ama nafile!

Taraftar günlerce heyecan ve merakla Özlüce yollarını gözledi…

Ama kimse gelmedi!

Neden mi; çünkü…

Deve var bir akçe, deve var bin akçe.

Anlaşılan o ki; konunun muhatapları deveyi buldular ama…

Cepten çıkması gereken paraya kıyamadılar!

Transferde geçelim 3 İstanbulluyu Anadolu’ya bakalım…

Erzurum(7),Rize(7),Malatya(7),Ankaragücü(6), Akhisar(5),Sivas(4), Alanya(3)…

Öyle veya böyle kiralık ya da tapusuyla aldıkları futbolcularla takımlarını takviye etmişler.

Bir kez daha gördük ki; adına transfer denilen bu âlemde…

'Hasan değil, basan alıyormuş!'

Peki; Bursaspor yönetimi neden tahtayı açtırıp transfer yapmadı?

Transfere ayrılacak bütçeyle kulüp personeli ile futbolcu alacakları ödenecekmiş!

İyi güzel de bundan taraftara ne?

Kulübün mali tablosuna bağlı ödemeler yönetimin asli görevi değil mi?

‘Ne yapalım kardeşim’ diyerek ardından da…

 ‘No Money No Transfer’ klişesi ile yokluk edebiyatına sarılıyorsanız…

O zaman neden Özlüce’de iş başı yaptınız ki?

30 yıla yakın bir süreci Bursaspor’un içinde ve peşinde geçiren biri olarak iddia ediyorum ki…

Bursaspor taraftarı yönetimde kim var kim yok hiç ilgilenmez.

Onlar için önemli olan…

Transferde kimin geldiği kimin gittiğidir…

Takımının puan cetvelinde durduğu yerdir…

Bursaspor taraftarı, koşu mesafesi’ veya ‘isabetli şut’ oranı ile ilgilenmez…

O; topun üç direğin arasından geçip geçmediğiyle ilgilidir.

 Maçlarda kat edilen kilometre sayısı onun işi değildir. Onun işi; tabelada bir fazla gol atıp atmadığıyla ilgilidir.

Transferde elin oğlu malı götürüyor bizimkiler uyuyor’ diye dert edinir

‘Bu takım sezon sonu nerede olur’ endişesiyle uykusuz geceler geçirir…

Bir hatırlatmayla bağlayalım.

 İş adamlarıyla kulüp başkanları aynı kefeye konulur ama bir fark vardır.

İş adamı kendi parasını kötü kullanır iflas eder.

Futbol patronunun kamburu ağırdır.

Büyük bir kalabalığın mesuliyetini taşır.

Onu da tek başına öder!