Gereksizleri çıkarın hayatınızdan!


Gereksizleri çıkarın hayatınızdan!



Türkiye’nin malum gerçekleri tam bir kısır döngü.

Birçok sorunumuza ucuzcu bir anlayışla bakıyoruz.

Toplum da hazırcı...

Ve maalesef bu toplumun fertlerinin kullanımında da insan kaynağının gerekliliğini çok fazla kavrayabilmiş değiliz.

Aslında en büyük yanlışı, sektörlerde işlerini yapan kişileri, işini yaşam biçimi olarak görmeyen kişileri tercih ederek yapıyoruz...

Sonuç malum. Sıfır kalite...

ISO’ ları gerçekten inanarak mı alıyoruz, yoksa bu modamı ?...

Çağdaş yapılanma örnekleri ortada.

Merkeziyetçi anlayıştan kurtuluş ve yerinden yönetimin önemini dünya çoktan kavramışken, genel anlamda devletin her noktasında, maalesef birçok kurumda garip kemancı mantığı hakim.

Eserin icrasında seçilen yanlış notalar, kemanla viyolenselin birbirine karışan sesleri.

Aslında yanlışı yapan yine insan...

Ve tabi göz yumanda...

Neden kitleşiriz, sürüler halinde yaşarız anlamam !..

Galiba hazırcılığı seviyoruz.

Beslenmek yada beslemek hoşumuza gidiyor.

Sonra ne görüyoruz?..

Kemanın ince sesini kapı gıcırtısına benzeten ama anlamadan kafasallayan insan tipleri, yada süslü gecelerin cicili bicili hanım ve beylerinin, sonra birden ortadan kayboluşlarını...

Sistemsizliğin, beslenen faillerinin bildikleri sandıkları stratejiler ve aman bana dokunmasında ne olursa olsun! yaklaşımının ortak sonucu hatalar zincirini katmerliyor.

Sonrasında kaoslar aşılmaya çalışılıyor.

Ne siyasetinde, ne ekonomisinde yakalanamıyor istikrar.

Ucuzlayan anlayış ve yaklaşım, sistemin malum verimlilik uzmanlarıyla bütünlük kazanıyor adeta. Vizyonu, misyonu olmayan bir toplum, kimliksiz bir bütünleşme.

Ne için varız, neyi hedefliyoruz ?

Ama bu aciz yaklaşımlara göz yuman sığ aydınlarında sanırım almaları gereken çok ders var...

Yoksa iki kalem sallama, birkaç kitap okuma ve de birkaç konser muhabbetiyle adam olunmuyor...

Ne olur şöyle bir silkinin.

Etrafınıza bir bakın.

Gereksiz, işe yaramayan ne kadar şey varsa çıkarın hayatınızdan.