Dördüncü maymun


Üç maymuna bayılırım. Derler ya adam gibi adamdır diye işte o hesap .



Üçünün de fikirleri, duruşları nettir. Olaylar değişse de onların tutumları hiç değişmez. Biraz da inatçıdırlar. Tabi yıllardır sürdürdükleri bir alışkanlıkları var ha deyince değişmiyor ki.

Maymunlardan ilki hiç gözlük kullanmasa da görmediği konusunda nettir. Her olay karşısında görmediğini dile getirir. Neredeyse kör olduğunu iddia edecek kadar da ısrarcıdır.

İkinci maymun ise işitme problemi yaşadığı konusunda çevresini artık ikna  etmiştir. Duymadım dedi mi akan sular durur. Duymamış işte yapacak bir şey yok.

Üçüncü maymunsa  ki kendisi benim  favorimdir, bu triodaki en bilge kişidir. Bilmediğini söyleyecek kadar alçakgönüllü ve bilge kişidir. Bilmediğini bilmekten daha büyük bir erdem olabilir mi? Şimdi bilmiyorum diyene yok kardeşim sen biliyorsun diye ısrar etmenin anlamı var mıdır? Elbette yoktur.

Diyeceğim o ki üç maymunda beynini kullanır. İşe duygularını karıştırmazlar.

Birde dördüncü maymun vardır ki onun hiç bir konuda fikri yoktur, bilgisi yoktur, tutumu yoktur. Bu nedenle onun adı fikirsiz maymundur. O her olayı hemen kabullenir, tartmaz, ölçmez sadece tamam der. Her şeye tamam.

Oysa kullan malzemeyi değil mi? İlla bir parça aklın vardır. Hadi hiç aklın yok diyelim ama yüreğin var. Kullan  onu.O da  düşünebilmen, karar verebilmen, fikir sahibi olabilmen için yeter sana. Hatta en çok o lazım sana.

Derler ki beyin dile gelmiş, vücudun en akıllı organı benim diye çıkmış ortaya yürek bu durur mu, hemen beyine cevabını vermiş. Peki bunu kim öğretti sana?

Yürekten de yürekli olanlardan da  öğrenecek daha çok şey var. Öğrenirken iletişimde kalın, sevgiyle kalın.