Bursa’da ‘ulaşım’ sorunu, böyle de tam çözülemez!


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, dün gercekleşen sunumla Bursa’ya yeni ‘Ulaşım Ana Planı’ getirilmek üzere olduğunu açıkladı, ancak…



Danışman kuruluştan, sahaya ait verileri, öngörü ve önerileri, merak ve dikkatle de not etsek de, geneli bildiklerimizdi, beklenti ve sonuca ulaşabilme tereddütü de baki kaldı.

Nasıl ki…                                                                                    

İmar geleceği için hazırlanan çeyrek asıra vadeli planlar işlemiyor ve deliniyor, ulaşımın geleceği gayesiyle hazırlanan uzun vadeli planlar da böyle oluyor.

Elbette ki…

Nüfus talebi gören ve büyüyen bir kent için imar ve ulaşım ana planlamaları, farklı bir ara zamanlamalarla güncellenmelidir.

Çünkü…

Koşullar değişiyor, ancak…

‘Türk işi’ oluyor!

Avrupa’nın ulaşımda, trafikte 10’larla yıl sonrasını hedefleyen ve uygulanan ulaşım ana planlamaları var ve örnek gösteriliyor.

Danışman firmayla eş zamanlı olarak, destek alınan İstanbul’dan üniversitenin ulaşım dalı öğretim üyesi, Bursa’ya Amsterdam örneğini gösterdi, ancak…

‘Ulaşım ana planları’, Türkiye’de Bursa’da da, diğer kentlerde de tam anlamıyla işlemez, çünkü uyulmuyor ve bu nedenle alt üst oluyor.

İşte, Bursa örneği…

Bir!

Bir anda, ‘Bursa Şehir Hastanesi’, ‘Yeni Bursa Çekirge Hastanesi’ ve ‘Bursa Büyükşehir Stadyumu’ ve ‘Yeni Adalet Sarayı’, bir yerlere konduruldu.

Böyle projeler için…

Toplumsal önemli hizmet merkezleri, genellikle devlete ait arsa ve araziler nerede varsa, oralara yapılıyor.

Böyle karara dayalı projeler, dört taraftan kitle ve bu nedenle de kamu ve özel taşıtlarını çeken,  bölgelere ciddi yoğunluk getiren uygulamalar oluyor.

İki!

Görüş ve önerileriyle dikkate alınmak isteyen akademik meslek odaları öne çıkarken, aslında ilgili esnaf odaları, asıl önem ve önceliği taşıyorlar.

Taksi, dolmuş,  minibüs ve halk otobüslerinin esnaf odaları, yerel yönetimle ortak çözüme gidilemediği veya dışarıda tutuldukları gerekçesiyle açtıkları davalar kazanıyorlar ve tasfiye, rotasyonlar iptal oluyor.

Üç!

‘Kentsel dönüşüm’ uygulamaları, mevcut sokaklar bir yana, cadde ve kavşaklara yoğunluk getiriyor, yetersizlik ve tıkanıklık oluyor.

Dört…

Türkiye’nin ekonomik koşulları nedeniyle Bursa’ya da nüfus ve akrabalık göçleri oluyor, yeni sanayi alanları da açıldıkça, insan ve taşıt döngüsü artıyor.

Anadolu’da bir kent, “Sanayi gelsin” derken, belediyesi de böyle beklenti taşıyor, ancak yol, kavşak ve diğer altyapı tamam mı, yok.

Amsterdam’da, bunlar olmaz!

Tabii ki…

Kaçak yapılaşmanın getirdiği koşullar ve taşıt edinimindeki artış, şağ şerit ihlalleriyle beraber, mevcut tüm yolların tıkanıklığına, yetersizliğine neden oluyor.

Bir de…

Sanayi ve ticaretin merkezlerinden Bursa’da bu amaçlı zorunlu taşıt döngüsü ve kucaklayıcı raylı sistem olmayışı, özel taşıt dolaşımını aşağı çekmek bir yana, artırıyor.

Aslında…

Bursa, tamamen metro sistemine geçse ve yaygınlaşsa, zemindeki hatlar yer altında alınsa, işte o zaman, özel taşıt kullanımı cazibesini yitirmeye başlar.

Türk toplumu, yürüme mesafesini sevmiyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yeni merkez yapıldı, ancak bulunduğu nokta ve ana güzergah üzerinde, raylı sistem yok.

Başkan Alinur Aktaş’ın gelişiyle…

Kavşaklara fiziki müdahaleler, kendi deyimiyle ‘dokunuşlar’, pratik ve ciddi çözümler olmaya başladı ve rahatlamayı getirdi.

Böyle devam etsin, ancak yeni metro hatları yapmak, dar gelen yolları genişletmek ve yeni yollar açmak da, nihai hedef olsun!

Duruma bakarsak…
Yakın ve ana çevre yollarını kullanmayan ve kentin en merkezine girmek isteyen çok, AVM’lere gelen taşıt da çok.

Örnek çok…