Başarının anahtarı basketbolda!


Bursaspor futbol takımı tarihinin en sıkıcı, en kötü dönemlerinden birini yaşarken, arada deyimi yerindeyse basketbol takımı güme gidiyor...



Açık söylemek gerekirse basketbol takımları sistem işini daha doğru hamlelerle hayata geçiriyor...

Orada da menajerler var, bütçeler büyük önem taşıyor, federasyon var, hakemler var, dişli rakipler var...

Orada tek bir şey yok o da basketbolu bilen sayısının fazlalığı...

Haftada iki maç izleyen bu spora karışma cesaretini kendisinde bulmuyor...

Popüleritesinin daha az olmasından mıdır nedir, başkan transfer görüşmesine bizzat katılmıyor mesela...

Herkesin yapacağı iş belli çünkü...

Gelelim genellemeden özele...

Bursaspor Basketbol Takımı'na yani...

Sezer Sezgin şubenin başında ve zannediyorum biraz da yönetimin durumundan sıyrılma adına bütün enerjisini salona vermiş durumda...

Altında Genel Menajer Nedim Yücel bulunuyor...

Belki de çok tecrübeli değil pozisyonunda ancak canla başla ve iyi niyetle çalışıyor...

Hem de çaycının bile bina içerisinde masası varken, sekreterden önce gelenleri karşılayan odasında!

Şemsettin Baş'a zaten söyleyecek söz yok, o doğrusuyla ve yanlışıyla Bursaspor'un tam da aradığı istekte, enerjide ve karakterde bir çalıştırıcı...

Ve tabii ki; basketbolun gelişmesi için çaba sarf eden ve iyi niyetle projeler üretip, futbol psikolojisi altında projeleri kabul ettirmeye çalışan Kulüp Müdürü Erhan Başoğlu'nu unutmamak gerekir...

Bu bileşenler bir araya geldiğinde başarı kaçınılmaz oluyor...

Peki bu bileşenler nasıl bir araya geldi?

Çünkü yönetim Bursaspor Basketbol Takımı'na bulaşmadı...

Transfere el atılamadı çünkü bilmiyorlardı...

Çaycısı, muhasebecisi çok biliyormuşçasına her seferinde garip açıklamalar yapıp, branş üzerinden kendini gösterme çabasına bürünmedi...

İşi profesyoneller götürdü...

Sonucunda da başarı ister istemez geldi...

Şimdi bu bilgiler ışığında dönün ve Bursaspor Futbol Takımı'na bakın...

Hasan Parlakay liseden kardeşimdir severim ama Futbol Şubesi işinin ehli insanlara bırakılmalı...

Sonra 'Sow fedakarlık yaptı' açıklamasının altından kalkamazsın çünkü...

Genel Menajer zaten yok, İdari Menajer Hüseyin Gedik...

Hüseyin Gedik de sevdiğim bir kardeşimdir ama Genel Menajer'in olmadığı yerde İdari Menajerlik makamı bana biraz; 'Hmmm sana da İdari Menajer diyelim be Hüseyincim' gibi durmuyor mu?

Peki takımın başındaki Le Guen?

Şemsettin Baş'tan çok daha büyük bir kariyeri olmasına karşın camianın beklentilerini karşılayabiliyor mu?

Sonuca gelecek olursak;

Yönetim ne kadar karışırsa o kadar başarısızlık ortaya çıkıyor...

Yönetim ile kulüp arasındaki bağı kuracak bir şube sorumlusu, tüm sorumluluğu alabilecek, futbol camiasını iyi bilen bir Genel Menajer, kulübün değerlerinin farkında olan bir çalıştırıcı ve bu dişlilere çomak sokmayıp sadece gidişatı yönetecek bir yönetim şart...

Kısaca başarının anahtarı basketbolda, basketboldaki sistemde...

Yeni gelen yönetime ricamdır, sistemi kurun, sizin güvendiğiniz değil, herkesin güvenebileceği insanlara hak ettiği görevleri verin ve sırtınızı koltuğunuza yaslayıp başarının tadını çıkarmaya başlayın!