Alinur Başkan’a ilk eleştirim...


Alinur Başkan’a ilk eleştirim...



Bunu sakın kişisel olarak ele aldığımı düşünmeyin.

Samimiyetinden yana şüphem yok.

Başkan toplantı yapıyor.

Anlattıkları da hem şehir yönetimi, hem de yarın için önemli.

Art arda iptal edilen birçok proje ve gerekçeler var.

Birebir izleyip, dinleyip, yazıp sormak en sağlıklı olanıdır.

30 yıldır gazetecilik yapıyorum; ilk kez Büyükşehir Başkanı’nın toplantısından bihaberim.

Oysa şehrin en çok takip edilen portalında yazarlık yapıyorsunuz.

Aslında…

Yap anasını satayım kıçıkırık merdivenaltı, 100 tane bile satmayan içi bültenlerle dolu bir gazete, giy rengarenk ceketleri dolan ortada... Her toplantıda o kadar çok var ki onlardan… 'Ben de sizdenim' edasıyla dolan ortada...

Bu dönem ülke genelinde de böyleleri makbul.

Eski Başkan Altepe'yi yeri gelir eleştirirdim de. Ama hiç bir toplantısını haber vermediklerini hatırlamıyorum. Fotoğraf karelerinde genelde hep en uzun adam oydu, ama yüzler hep aynıydı…

Şehrin en ciddi büyük çatı kuruluşu BTSO, iletişimi bire bir kurar.

Nilüfer ve Yıldırım belediyeleri de bire bir mutlaka irtibattadır.

Özetle bilgilendirmenin, iletişim kurmanın sırrı nezaketen bir 'alo'ya bakar. 3-5 yazar, 3-5 TV'ci bir araya geldiğinde kurumsal iletişim kurulmuş olmuyor!

Hem sevgili Başkan Alinur Aktaş'a, hem İl Başkanı Ayhan Salman'a, hem Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Bülent Temelli’ye dostane sözüm şudur ki;

Bu şehir İnegöl'den gelen Hikmet Şahin farkını da gördü.

İnegöl'de kalmadı. Şehirciliği konuşurken tüm meclis üyelerini bir uçağa doldurup New York, Paris, Prag, Londra, Moskova, Honkong dolaştırmak isterdi ki; Bursa'yı anlayabilsinler.

Dar bakış açılarında boğulmadı.

Birçok ortamda hem şehri, hem dünyayı tartıştığımız çok sohbetimiz olmuştu.

Sizler de kalmayın. Hele ki öyle bir görev üstlendiniz ki...

Cumhurbaşkanı tercih ettiğine göre de vardır bir bildiği. Yeter ki egolara teslim olmayın...

Geçen, sayın Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu da bir toplantıda beni görmediğini hatırlattığında 'haberim' olmadığını söylemiştim. Hala da olmuyor ya, o ayrı!

 

GELELİM TOPLANTININ DETAYLARINA

İster istemez hiç sevmediğim bir şeyi yapıyorum.

'Aktaş yol hatirasını açıkladı' başlığıyla servis edilen e mail'den bilgi notlarını paylaşacağım.

Hepside şehir adına altı çizilmesi gereken konular.

Hele Konya ve Bursa stadlarına ilişkin başkanın söyledikleri 'vay anasını' detirtiyor.

2018'e denk bir bütçe yapan Aktaş'ın işi kolay mı?

Hayır…

1 ay 4 gündür Büyükşehir'de…

4.5-5 milyar liralı borçlu belediyeyi devraldı.

Haliyle projeler revizyona uğradı.

100 milyon maliyetle şehir içi Gökdere ile Kültürpark teleferik projesi iptal.

Kükürtlü – Sıcaksu bağlantı viyadüğü ve Yıldırım Şükraniye viyadüğü de…

10 ayda 18 milyon lira zararda olan deniz uçağı seferleri de…

İsabey’e yapılması planlanan 12 milyon TL’lik katı atık aktarma istasyonu projesi, Orhangazi Zeytin İşleme Tesisi Projesi ve 13 milyon TL ihale bedeli olan Mustafakemalpaşa Kule Restoran projesinden de vazgeçildi.

Kentsel dönüşüme dair 'herkesin kazandığı maç olmaz' yorumu hassas. Bu 'rantsal dönüşüme' dönerse mazAllah…

Doğanbey gerçeğini de hatırlatması önemli. En azından artık konuşuluyor.

İstanbul’un 24 sosyal tesisi var, Bursa’nın 56 -57.

Borç yükü 43 milyon lira. Burfaş'a dikkat çekiyor. Kafeteryacılıktan çekilmeli.

Burulaş’ta 5 tane ihaleye zeyilname çıkarılmış.

Yazıyı stadyum değerlendirmesiyle noktalıyorum Başkan’ın:

“Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza sordum. Stadı 1,5 yılda 160 milyon liraya yapmışlar ve uluslararası maçlar yapılıyor. Biz 500 milyon TL harcamışız, uluslararası maç oynamamışız ve 80 – 100 milyon daha harcanacak. Kamulaştırmasız el atmalarla ilgili davalar var. Recep Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum, sporla alakalı güzel işler yaptılar. Ancak belirli bir revizyon yapmak durumundayız."

Genel yorumu da sizlere bıraktım. Teşekkür, nezaket, revizyon zorunluluk...

Benim dipnotumsa şu:

Sadece ne yaşıyorsanız, neyle karşılaşıyorsanız şehirle paylaşın.

Paylaştıkça çoğalırsınız...