Aile, ı̇lişki ve tanıklık ortamıdır 


Aile, ı̇lişki ve tanıklık ortamıdır 



Yakın ve önemli ilişkilerde insanlar birbirine tanıklık ederler. Özellikle evlilik ve aile ortamında söz konusu olan bu tür ilişkilerde, eşler, anne çocuk ve baba çocuk, birbirlerinin en önemli tanığı olurlar. Ve ilişkinin altı tanıklık boyutunu nasıl deneyimledikleri, ilişkilerini sürekli etkiler.

İlişkinin sağlıklı ya da sorunlu olmasında bu tanıklık boyutlarının bilinmesi, yaşanması ya da yaşanmaması yatar. 

Altı tanıklık boyutuna kısaca değinelim: 

Önemsenme/umursanma: İlişkide ne kadar önemseniyorum, sorusuna cevap verir. 

Kabul edilme: İlişkide ötekileştirilmeden, olduğum gibi kabul ediliyor muyum, sorusuna cevap verir. 

Değer verilme: İlişkide kendim olarak yeri doldurulamaz biri olarak görülüyor muyum, sorusuna cevap verir. 

Güvenilme: İlişkide öğrenebilen, yapabilen, güvenilir biri olarak görülüyor muyum, sorusuna cevap verir. 

Sevilmeye değer olma: İlişkide gelişmem ve mutlu olmam için zaman ve emek vermeye değer miyim, sorusuna cevap verir. 

Hem ilgiye, hem saygıya değer olma: İlişkide ilgi gösterilip, “bizden biri” olarak kabul görürken, bir birey olarak sınırlarıma saygı gösteriliyor mu, sorusuna cevap verir. 

Yeni doğmuş bir bebek doğumundan altı saat sonra ailenin bir tanıklık ortamı olduğunu hissediyor ve sezgileriyle anılar oluşturmaya başlıyor. Anne-baba bu bebek için güçlü tanıklar olduğunun farkındalar mı? Sağlıklı ailelerde eşlerin birbirleri için ve anne-baba olarak çocukları için tanıklık bilinci yüksek ve işlevseldir. 

Çocuklar için en güçlü tanık anne ve babadır. Çocuk okula başlayınca o zaman sınıf ortamında en güçlü tanık öğretmen olmaya başlar. İşyerinde sevdiğiniz, saygı duyduğunuz üstünüz sizin en güçlü tanığınız olur. Kimin gözünde önemli, kabul edilebilir, değerli, güvenilir, sevilmeye layık ve saygıya değer olmak istiyorsunuz? İşte sizin güçlü tanığınız o kişidir. 

(Geliştiren Anne Baba / Sayfa 59 - 62)