15 dakikalığına kriz yaşamak


15 dakikalığına kriz yaşamak



Andy Warhol çağımız için, "Herkes bir gün 15 dakikalığına ünlü olacak" demiş.

Rus asıllı Amerikalı ressam, tasarımcı, film yapımcısı, yönetmen, prodüktör ve yazarın sözü, bu sözü ne zaman söylediğini bilmiyorum ama 1987 yılında öldüğüne göre buna bir öngörü diyebiliriz.

Bu öngörüsü günümüzde gerçek oldu, hatta evrildi diyebiliriz.

Bu sözü; “Herkes bir gün kriz yönetmek zorunda kalacaktır “ şeklinde söylersek sanırım abartı olmaz.

***

İster kişisel açıdan olsun, ister kurumlar ve markalar açısından olsun herhangi bir sabah krizimizle uyanmamız işten bile değil.

Sosyal medyada yazdığımız bir yorum, bir görüş ya da bir paylaşım; al iste kriz!

Bir marka ya da kurumu çevreye, çalışana, yasalara karşı en ufak bir kusuru çağımızın iletişim koşullarında öyle hızlı ve yankılı bir yayılma hızı yaratıyor ki; krize neden olmaması mümkün değil.

***

Gel gelelim kimse krizlere hazır değil. Ölüme hazır olmanın imkansızlığı gibi bir şey sanırım bu. Ancak 15 dakikalığına yaşanacak bir krizin sonuçları bazen 15 yıl sürebilir.

Peki, kitap ve panellere konu olan “kriz yönetimi’’ hakikaten bir uzmanlık alanı mıdır?

Bana göre artık değil.

***

Fiziksel varlığımızı çevre faktörlerinin zararlarından koruyan en önemli mekanizmamız refleks mekanizmasıdır.

İşte marka ve kurumların krizlere karşı refleks mekanizmasını bünyelerinde geliştirmesi artık zorunluluktur. Çünkü 15 dakikalığına da olsa mutlaka krizler yaşanmaya devam edilecek.

 ***

Peki kriz yönetimi nedir?

* “Mış” gibi yapmamaktır.

* Durumu kurtaracak kestirme yollar bulmak değil, durumu değiştirecek kararlar almaktır.

* Sosyal paydaşları dayanışma ya da paylaşıma hazır tutmaktır.

* İletişim kanallarının en mikro olanını bile açık tutmaktır.

* Yok sayılacak kriz vardır, ancak küçümsenecek kriz yoktur.

 

Başka bir yazıda örneği ile konuyu derinlemesine örneklendirerek ele almak üzere…

Herkese krizsiz günler dilerim.