USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Genç İnşaat Mühendisleri: ‘Deprem değil usulsüzlük ve ihmal öldürür!”

Genç İnşaat Mühendisleri: ‘Deprem değil usulsüzlük ve ihmal öldürür!”
21-02-2023

Kahramanmaraş Depremlerine dek uzmanlar hep “Deprem değil bina öldürür” dedi… Bizler de öyle…

Bina öldürür, dedikçe de toplumun gözünde insan canına kasteden yapıları yapanlar, uygulamadan, denetimden sorumlu olanlar gözden kaçtı.

Çok ağır bir bedelin ödendiği, 42 bine Kahramanmaraş depremleri milat olmalı…

ÜLKÜ KÜÇÜKKAYALAR: YEREL YÖNETİMLERLE ÇALIŞMAYA HAZIRIZ!

Genç İnşaat Mühendislerini destekleyen İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Küçükkayalar, Birçok merak edilen nokta olduğunu, deprem bölgesinden gelen raporların ardından bunların açıklanacağını söyledi…

Bina üretim sürecinin yönetmeliklerden, kanunlardan başladığını kaydeden Küçükkayalar, yer bilimcilerin, şehir plancılarının verileriyle yeni bina üretiminin başlayacağını ve yetkili kurumlarında buna dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.

Şantiye şeflerinin belirli eğitimlerden geçmesi, sertifikalandırılması ve bu inşaat mühendislerinin tercih edilmesi için çalışmalar yürütüleceğine dikkat çeken Başkan Küçükkayalar, belediyeler ile yürütülen iş birliklerine dikkat çekti:

“Biz Oda ve Bursa Şubesi olarak belediyelerimizle diyalog halindeyiz. Bursa’da 3 belediyemiz ile işbirliğimiz var. Bunun diğer belediyelerle ve Büyükşehir olarak da yürütülmesini talep ettik. Bu sürecin ardından bu görüşmeler hızlanacaktır. Bizim artık deprem odaklı binalar ve kentler oluşturmayı önceliklememiz gerekir.”

İMAR AFFI BİR DAHA ASLA GÜNDEME GELMEMELİ!

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Gençlik Komisyonu  “Deprem değil usulsüzlük ve ihmal öldürür” derken sorunun bam teline basmış…

Gençlik Komisyonu tarafından hazırlanan Kahramanmaraş Depremlerine yönelik bildirgeyi okuyan, Komisyon Başkanı Oruç Muhammed Aslan, depremlerde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, yaralara acil şifalar diledi.

Ve…

“Dünyanın her yerinde depremler değil usulsüzlük ve ihmalin öldürür” ifadelerinin yer aldığı açıklamada Başkan Aslan imar affını eleştirerek “İmar Affı yüzölçümünün yüzde 96’sı ve nüfusunun yüzde 99’unun deprem bölgesi olduğu Türkiye Cumhuriyeti topraklarında bir daha asla gündeme gelmemelidir” dedi.

Aslan, yaşanılan acıyı bir nebze soğutan tek şeyin felaket sonrası toplumun dayanışma ruhuyla tek yürek olabilmesi olduğuna dikkat çekerken… 1999 öncesi yapılan binalarda büyük hasar ve yıkımlar olduğuna değindi:
Buradaki hasarların genel olarak nedenleri; nervürsüz demir, dayanımı düşük beton sınıfı, yetersiz donatı ve donatı aralıkları, uygun olmayan malzemeden üretilmiş betonlar, zemin etüdü yapılmamış zeminlerin üzerine inşa edilen yapılar, zaten yönetmeliğe uygun olmayan bu yapılara bir de kaçak kat eklenmesidir.”

1999 yılı sonrası yapılmış, yıkılan veya hasar görmüş yapılara da rastlandığını ifade eden Oruç Muhammed Aslan, yıkımın temel sebeplerinin başında İmar Affı Kanunu’nu gösterdi,

Bildirge’de gündeme getirilen bir diğer konu ise TMMOB’a bağlı odaların proje denetleme haklarının elinden alınmasıydı:

“…Yapı projelerinin denetlemeleri teknik bakımdan yetkin ve sayı bakımından yetersiz personelleri olan belediyelere bırakılmıştır. Denetim, yeterli sayıda ve teknik yeterliliğe sahip mühendis barındırabilen meslek odaları ile beraber yapılmalıdır.

İskan belgesi alınmış yapılar düzenli aralıklarla ve sık sık incelenmek zorundadır. Statik proje dışına çıkılan ve uygunsuzluk görülen yapılar mühürlenmeli ve usulsüzlük yaptığı belirlenen sorumlu herkesin yetkileri sınırlandırılmalı ya da iptal edilmelidir. Yapının risk analizi çıkartılarak yapı ile ilgili de gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır.

İnşaat mühendislerinin tasarım ve üretiminde söz sahibi olmadıkları projelerde mesul olarak imzalarını sunmaları, diploma kiralamak olarak adlandırılmaktadır.

Projede söz sahibi olmaması ya da kontrollerde bulunmamasına rağmen yapı inşaatında, denetiminde ya da sonrasında gerçekleşebilecek her aksilikten projede imzası olan inşaat mühendisi sorumludur.”

DİPLOMA KİRALANMASI VE DENETİM

İMO Bursa Şubesi Gençlik Komisyonu Bildirgesi’nde yapı denetim firmalarına da atıfta bulunuldu:

“Yeterli ve yetkin personel bulundurmayan denetim firmaları diploma kiralama yoluna gidererek kağıt üstünde etkin bir kurum görüntüsü vermektedir.

Uygulamada ise gerekli kontroller yetersiz personel sayısı sebebi ile yapılamamaktadır ve bu denetimsizlik sonucunda proje tasarımlarına aykırı yapılar inşa edilmektedir.

Proje her ne kadar yönetmeliğe tamamen uygun tasarlansa da eğer üretim aşamasında projeye aykırı uygulamalar yapılırsa bugünlerde şahit olduğumuz yıkımların nicelerini görmeye devam edeceğimizi üzülerek dile getirmek zorundayız.”

Aslan ilgili bakanlıklar ile belediyelerin KPSS’de başarılı olmuş inşaat mühendislerinin yerine yeterli teknik bilgiye sahip olmayan kişilerin işe aldığına ve liyakat sorununun önüne geçilemediğine değindi…

Ayrıca çarpık kentleşme ve imar planlamasında standart olmaması nedeniyle yapılan birleşik nizam yapıların farklı kat sayılarına sahip olmasından dolayı bu yapılarda çekiçleme etkisi nedeniyle oluşan yıkılmalar da gündeme getirildi.

Zemin sorunlarına dikkat çekildi:

“Doğru zemin etüdü yapılmadan ya da zemin etüt sonuçlarına göre tasarlanmayan yapıların, üretimi projeye uygun olarak yapılmasına rağmen; olumsuz zemin koşulları sebebi ile yıkılmaları mümkün olmaktadır.”

Yapının üretiminin yanı sıra yıkılmasının sonuçlarından da inşaat mühendisi kadar yapı müteahhitlerinin de sorumlu olması gerektiğini vurgulayan Aslan,

Ve dedi ki:

“Avrupa ülkelerinde 25 bin müteahhit vardır. Ülkemizdeki 450 bin müteahhidin 150 bini geçici belgeyle iş yapmaktadırlar. TMMOB’a bağlı inşaat mühendisi sayısı ise 150 bin civarlarındadır. Bu sayılar ülkede sadece inşaat mühendislerinin değil müteahhitlerin de yeterli teknik bilgiye sahip olması gerektiğini göstermektedir. Bu bilgiye sahip olamayan müteahhitlerin ise belgeleri iptal edilmelidir.

Herhangi bir yapının inşaatında, üretimin her anında en az bir adet olmak üzere yeterli sayıda inşaat mühendisi bulundurmak zorunlu olmalıdır.

Bir yapının tasarlanmasında, üretilmesinde ya da denetlenmesinde yetkin bir çalışan olan mühendisin işine hiçbir rant, para ya da çıkar sebebiyle kimsenin karışmaması gerekmektedir. Bunun için de en temel ve kolay çözüm biz inşaat mühendislerinin işimizi doğru ve eksiksiz yapabilmemiz için haklarımızın devlet güvencesinde olması gerekmektedir.”

Bildirgede yetkililere şu çağrı yapıldı:

“Ülkemizde güncel herhangi bir yapı stoğu veya bina risk raporu bulunmamaktadır. Bunun anlamı ise yapılarımızın durumları ve olası depremler karşısında gösterecekleri davranışlar hiç kimse tarafından bilinmemektedir. Bu eksikliğin giderilmesi için devletimizi, ilgili bakanlıklarımızı ve belediyelerimizi ivedilikle göreve davet ediyor ve bu konuda TMMOB İnşaat Mühendisleri ile ortak çalışmaya çağırıyoruz.”

Ve şu talepte bulunuldu:

“10 ilimizde Deprem bölgesinde yapılacak yapıların İnşaat Mühendisleri Odası’yla koordineli çalışılarak en doğru şekilde projelendirilmesi ve üretim planlamasının yapılması gerekmektedir.”

   

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?