Şirince...


Şirince...



Tarihi milattan sonra 6. Yüzyıla kadar uzanan, Ege’nin en şirin, en bereketli topraklarına sahip, tarihi evleri Maden dağının eteklerine bir gerdanlık gibi dizilmiş. İzmir’in Selçuk ilçesine 8 kilometre uzaklıkta adeta tarihi Efes’in bekçisi. Kimi zaman Kirkince, kimi zaman Çirkince olmuş adı şimdi ise doğanın tüm güzelliğini cömertçe sunduğu Şirince…

Tarihi  çok öncelere uzansa da bu gün ayakta kalmayı başarmış sadece birkaç tarihi eser var. 11.yüzyıla kadar uzanan bulunmuş olsa da zamana dayanamayan eserlerin birçoğu toprak altından çıkartılmayı bekliyor hala. 1924 yılına kadar bir Rum köyü olan Şirince zengin bir köymüş. Zorunlu göçle birlikte Yunanistan’a yerleşen halkın yerini yine oradan gelen Rumeli Türklerine bırakmışlar bu güzel yeri. Rumların zamanında 1800-2000 kişinin yaşadığı Şirince şimdi 600 kişiye ev sahipliği yapıyor. Rumeli Türkleri uzun uğraşlar sonunda köyü eski güzel günlerine geri getirdiler. Tarım halkın en büyük gelir kaynağı hala. Bu bereketli topraklarda her yıl tonlarca zeytin ve incir yetişiyor. Ege ikliminin hakim olduğu topraklarda narenciyede yetişmekte.

Köyün en çok ziyaret edilen yeri ise giriş de başlayan ve meydana kadar uzanan çarşı. Sıra sıra dizilmiş dükkanlar da hediyelik eşyaları ve organik ürünleri bulmanız mümkün. Efes antik kentine çok yakın olması sebebiyle yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri. Satılan ürünlerin çoğu el yapımı ve köylüler tarafından üretilmekte. Hangi mevsim gelirseniz gelin sıcak kanlı güzler güzlü köy halkı sizleri karşılamakta.

Dar sokaklar da onlarca tarihi yuva saklıyor Şirince, her biri hatıralarını bugünlere kadar taşımayı başarmış olsa da bazıları zamanın acımasızlığına boyun eğmiş. Şirince artık bir sit alanı olduğundan her ev koruma altına alınmış. Sırayla restore edilmekte bu tarihe uzanan yapılar. Bazıları da gelen misafirlerini ağırlamak için butik otellere çevrilmişler. Taşlı yollara bakan bu evlerin her birinden farklı hikayeler fısıldanıyor kulaklarınıza. Rum mimarisinin eşsiz güzelliklerini sergiliyor bu evler. İki veya üç katlı yapılar büyük pencereleri ile karşılıyor sizleri. Evlerin hemen hepsi yanı cepheye bakıyor. Alt katları yığma taş üst katlar ise sıvalı ahşap bağdadi olarak inşa edilmişler. Evlerin üst katları payandalarla desteklenmiş. Dışarıya doğru uzanan çıkmalar yaşanan hikayelerini sizlere anlatmak ister gibi. Şirince evlerini bir başka özelliği de girişlerinde yer alan arma ve figürlerle süslenmiş olmaları. Bazı evler arasında ise kapalı birer köprüyü andıran geçişler mevcut.

Hayvancılık turizmin hareketliliği ile gerilemiş olsa da yine de bazı evlerin ağıllarında kuzu ve inek sesleri sizin bir köyde olduğunuzu hatırlatıyor. Muhteşem doğası ve bereketli toprakları her türlü tarıma uygun burada.

Şirince, tarihe ışık tutuyor adeta komşusu olduğu Efes’ bekçilik etse de yüzyıllardır, köy de 2 adet kilise var. İkisinin de restorasyonu bitmek üzere. Bunlar biri geniş çeşmeli bir avluya sahip olan St. John Baptist Kilisesi 1805 yılında yapılan kilise 3 büyük ve 4 küçük kubbeye sahip.  Köyün girişindeki diğer kilise ise Saint Jean John Kilisesi 1832 yılında inşa edilmiş. Duvarlarında ve tavanında fresklerler bulunan bu yapı restorasyonu bittiğinde çok daha ilgi çekici olacağa benziyor.

Köydeki en iyi korunmuş yapı ise Taş Mektep sizleri köyün girişinde karşılıyor. Osmanlı döneminden kalma okul 1906 yılında inşa edilmiş. 1922 yılına kadar aktif okul olarak kullanılmış. Şimdiler de müze olarak değerlendirilmekte.

Yüz yıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapan Şirince Maden Dağı’nın bereketli toprakları gölgesinde birçok efsaneye de konu olmuş.

Mayalar bile takvimlerini oluştururken burayı işaret ederek güvenli  bölge ilan etmişler. 21 Aralık 2012 yılında kıyametin kopacağına inanalar Maden dağına inecek bir gemiye binerek kurtulacaklarına inanmışlar. Bu kehanet sayesinde Şirince dünya çapında bir üne kavuşmuş. Şirince’nin ziyaretcileride günden güne çoğalmış.

Şirince’nin dar ve taş sokaklarına bakan evleri binlerce hüzünü ve sevinçci yaşamış, her taşın altından farklı bir hikaye fısıldanıyor kulaklarınıza.

Bu muhteşem doğayı görmek, cana yakın insanları ile sohbet etmek, huzurun hakim olduğuyu havayı solumak, kumda pişmiş acı kahvenin tadına bakmak için Şirince sizleri bekliyor.