USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Tarım en temel sorunumuz

24-10-2023

Günümüz dünyası bir yandan 5G’yi tamamlayıp 6G için çalışmalar sürdürürken, bir yandan da gıda ve dolayı­sıyla tarım konusunda gayret sarf etmektedir. Gerçi biz henüz 4.5G’yi bile tam yerleştirememişken 6G’yi ancak hayal edebili­riz.

Tarım konusunda ise dünyanın önde giden ülkeleri arasın­daydık. Ama son yıllarda ihmalkâr davranınca geride kaldık. Son birkaç yıldır durumun vahametinin farkına varıp ciddi önlemler almaya çalışıyoruz. Hâlâ da yapacak çok işimiz var. Türkiye’ye kulvar atlatacak sektörlerin başında tarım geliyor. Bu konumda ekonomist Sn. Şeref Oğuz’un Tarım Bakanlı­ğı’nın çalışmalarından çıkardığı özete bir göz atalım.

Tespitleri şöyle:

1- Gezegenin merkezindeyiz. 4 saatlik bir uçuşla dün­yanın %40’ına ulaşıyoruz 1,9 trilyon dolarlık tarım ticare­tinin göbeğindeyiz.

2- Genç, dinamik nüfusu, işgücü potansiyeli, umut sunan bir pazarımız var.

3- Fındık, kayısı, incir, kiraz ve ayva üretiminde dünya lideri, aynı zamanda kavun, karpuz, mercimek, haşhaş (tohum), Antep fıstığı, kestane, vişne, salatalık, zeytin, domates, man­dalina, fasulye, ıspanak, nohut, ceviz, armut ve patlıcan üreti­minde dünya ülkeleri arasında ilk beşteyiz.

4- Fındık, kuru kayısı, incir, kuru incir, kuru üzüm, buğday unu ve arpa ihracatında dünya lideri; limon, mercimek, kayısı, kiraz, greyfurt, mandalina ve domates ihracatında da dün­yada ilk beşteyiz.

5- Avrupa Birliği toplam hayvan varlığında lideriz. 55,1 milyon küçükbaş, 18,6 milyon büyükbaş hayvanımız var ve 23 milyon ton süt üretiyoruz.

6- 3000’i endemik olmak üzere 12.000’den fazla bitki türü­müz ve zengin genetik kaynağımız var.

7- Jeotermal potansiyelinde Avrupa lideri, dünya ye­dincisiyiz. Örtü altı üretim (Sera) imkânımız çok.

8- Üç tarafı denize çevrili, yedi iklim, dört mevsim, fauna (belli bir bölgede yaşayan hayvanların bütününe verilen isim), flora (bir bölgede yetişen bitki türlerinin bütünü) zengi­niyiz.

9- Güçlü Ar-Ge altyapısı, etkin denetim mekanizması ve gıda güvenliği sistemimiz var.

10- Avantajlı ve çeşitli; destek, hibe, teşvik uygulamalarımız mevcut.

Tek bir madde olarak ifade etmek istersek; aç kalmamak, dünyayı da beslemek için gerekli olan tarımdır. Yeter ki bu cennet vatanın tarım öyküsünü politik masal haline getirme­yelim.

Şu hususları vurgulamamız gerekiyor:

1- Araziler değerleniyor ve tarladaki mahsul anlamsız­laşıyor. Böyle bir durumda tarım nasıl teşvik edilmeli?

Tarım arazisini rant alanı olmaktan çıkarıp, ürün üzerinden değerlendirmek ve imar için kullanılmasını engellemek gere­kiyor. Tarlaya; fabrika, konut, mesken inşasına izin vermeyip, ürün bazlı teşvik sistemleri getirmek şart.

2- Kurların ve enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda tarım gelişebilir mi?

Gelişemez. Zira domates de dahi 13 farklı alanda döviz gir­disi var iken, tarımı dolarizasyondan çıkarmadan kalıcı ge­lişme sağlanması söz konusu olamayacaktır. Peki bu konuda Sn. Oğuz konuya nasıl bakıyor?

Devletin; tarımı ülkemizin yeni öyküsü haline getirebilmesi için, plan yapması yetmez. Müdahil olması, yönlendirmesi hatta yasal düzenleme getirmesi gerekiyor.

İşte kamunun 5 kritik ev ödevi:

1- Arazide bütünleştirmede (toplulaştırma) keyfiyet değil zorunluluk.

2- Neyi ekeceklerine; bilim, rekolte ve pazar koşullarıyla ba­kanlığın karar vermesi.

3- Üreticinin örgütlenerek; yem, gübre, gibi alımlarda bir­likte davranılması ve kooperatifleşme zorunluluğu.

4- Finansa erişimde tarıma öncelik ve kolaylık.

5- Pazarlama ve dağıtım kanalları oluşturup, market rafı te­rörüne son verilmesi.

Yukarıdaki açıklamalar ve öneriler sorunu çözme yolunda yararlı olabilir. Ama asıl önemli olan, toplum olarak ilgili tüm kesimlerin katkıda bulunması ve denetim fonksiyonunu ye­rine getirmesidir. Sağlıkla kalınız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?