Babacan'dan eski Türkiye vurgusu

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, CHP'nin ekonomik vaatlerini eleştirerek, "Son açıklanan paket şunu bir daha tekrar etti ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin hiçbir zaman Türkiye'de iktidar olma hedefi yoktur" dedi.

Babacan'dan eski Türkiye vurgusu
- A +

 


"Babacan, "Bir, ne kadar harcama getiriyorsanız o kadar tekrar vergi getirmek zorunda kalırsınız. İki, o kadar ilave borçlanmak zorunda kalırsınız. Üç, para basmak durumunda olursunuz. Dört, nihayetinde IMF'den kredi kullanmaya mecbur duruma düşersiniz" diye konuştu.

Babacan'dan CHP vaatleri için 4 maddelik yorum
Babacan, New York'taki temaslarının ardından konuştu. Washington ve New York temasları kapsamında yatırımcılarla bir araya  geldiklerini ifade eden Babacan, "Yatırımcılar Türkiye'yi çok yakından takip  ediyorlar ve merak da ediyorlar" dedi. Ak Parti tarafından açıklanan seçim beyannamesi ve yeni Türkiye  sözleşmesinin de ışığında yatırımcılara bilgiler verdiklerini anlatan Babacan,  "İyi işleyen bir demokratik sistem, iyi işleyen bir yargı sistemi, Türkiye'nin  gerçek anlamda bir hukuk devleti olması, Türkiye'nin temel hak ve özgürlüklerin  uluslararası standartlarda yaşanması ve uygulanıyor olması işin temelinde" diye  konuştu. 
 
Ekonomik istikrar için öngörülebilirlik gerektiğini vurgulayan  Babacan, Türkiye'nin tüm G-20 ülkeleri arasında gelecek dönem için en net plan ve  programı yapan ülke olduğunu söyledi. Babacan, Türkiye'nin güven ve öngörülebilirlik konularında gerekenleri  azami ölçüde yaptığına işaret ederek, yatırımcıların tüm sorularını rahatlıkla  cevapladıklarını dile getirdi. 
 
ABD'NİN FAİZ ARTIRIM KARARI
 
Babacan, ABD Merkez Bankası'nın faiz artırım kararının olası  etkilerine ilişkin soru üzerine,  ABD'de ekonominin toparlanmasıyla beraber bir  faiz artış sürecine gireceğinin ilan edildiğini hatırlattı. Ancak bu faiz artışının ne zaman ve hangi hızda gerçekleştireceğine  ilişkin netlik olmadığını belirten Babacan, "Son zamanlarda doların bütün para  birimlerine karşı değer kazanmış olması hatta doların her şeye karşı değer  kazanmış olmasının getirdiği bazı yeni komplikasyonlar var ve bundan da çok  hoşnut olmadıklarını biz anlıyoruz" dedi. Faiz artırımı kararının gelişmekte olan ülkeler üzerinde az ya da çok  etkileri olabileceğini ifade eden Babacan, "Biz Türkiye olarak bütçemizi belirli  bir disiplin altında yönetiyoruz. Merkez Bankamız para politikalarını ABD Merkez  Bankası'nın faiz artıracağını da dikkate alarak yönetiyor" diye konuştu.Türkiye'nin dış dalgalanmalara karşı kırılganlığını azaltmak için  makro ihtiyati tedbirler aldıklarını da kaydeden Babacan, dalgalanma olması  durumunda ilgili kurumların gerekli önlemleri alabilecek kapasitede olduğunu  söyledi. 
 
POPÜLİZME KAÇMAYACAĞIZ   
 
Başbakan Yardımcısı Babacan, yaklaşan seçimlerin ekonomiye olası etkilerine ilişkin soruları da yanıtlayarak, AK Parti olarak seçim dönemlerinde  seçim ekonomisi tabirini kullanmadıklarını lügatlerinde de böyle bir tabirin  olmadığını ifade etti. Bunun muhalefet partilerince gündeme getirilen bir yaklaşım olduğunu  anlatan Babacan, "Biz hep gerçekçi olduk. Asla aldatan olmadık ama aldanan da  olmadık. Halkımızla, vatandaşlarımızla hep gerçekleri paylaştık ve yapılabilir  gerçek politikalar üzerinden hareket ettik. Dolayısıyla bu seçim döneminde de  gerçeklere dayanan rasyonel ve popülizme kaçmayan bir çizgimiz olacak" dedi. 
 
IMF KREDİSİNE MECBUR KALIRSINIZ 
 
CHP'nin seçim vaatlerini değerlendiren Babacan, açıklanan  kalemlerin maliyetinin nasıl karşılanacağının ortaya konması gerektiğini söyledi. AK Parti iktidarları döneminde bütçe açığını düşürdüklerini, büyüme ve  istihdamı sağladıklarını hatırlatan Babacan, şöyle konuştu: "Şimdi böyle bir harcamayı açıklayan bir muhalefet partisinin mutlaka  kaynakları da ortaya koyması lazım. 'Bunun kaynağı nereden nasıl olabilir' diye  13 yıldır iktidarda olan partinin ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak  şöyle ben konuya baktığımda; bir, ne kadar harcama getiriyorsanız o kadar tekrar  vergi getirmek zorunda kalırsınız. İki, o kadar ilave borçlanmak zorunda  kalırsınız. Üç, para basmak durumunda olursunuz. Dört, nihayetinde IMF'den kredi  kullanmaya mecbur duruma düşersiniz. 
 
Bunlar muhalefet partilerinin daha önce yapmadığı işler değil. Şöyle  CHP zihniyetinin evveliyatına bir bakın, diğer muhalefet partilerinin bir  geçmişine bakın, bunların hepsi yapılmıştır. Yani Türkiye'nin artan harcamalarına  karşılık vergi salmalar yapılmıştır bizden önceki dönemlerde. Borçlandırılmıştır  Türkiye. Milli gelirinin yüzde 74'ü bir borçla teslim aldık biz, şu anda milli  gelirin yüzde 33'ü kadar borcumuz var." 
 
BU VAATLER ESKİ TÜRKİYE'YE GÖTÜRÜR
   
Muhalefetin seçim için söylediği maddelerin Türkiye'yi adım adım eski  noktaya götürecek politikalar olduğunu dile getiren Babacan,  "Ha 'şu kadar  harcayacağız' diyorlar, 'bu kadar para dağıtacağız' diyorlar, eğer kaynağını  söylemiyorlarsa bunun tek sebebi, iktidar olma ihtimallerinin ve hayallerinin  aslında hiçbir zaman gerçekçi olmadığıdır. İktidar olma ısrarında, iktidar olma  iddiasında olan bir muhalefet partisinin ekonomik konulara ciddi yaklaşması  lazım. Gerçekçi yaklaşması lazım" dedi. Açıklanan programın bir bütün halde ortaya konulması gerektiğini ifade  eden Babacan, "Son açıklanan paket şunu bir daha tekrar etti ki Cumhuriyet Halk  Partisi'nin hiçbir zaman Türkiye'de iktidar olma hedefi yoktur, hayali yoktur.  Eğer olsaydı böylesine sorumsuz, pervasız bir tutum ortaya koymazdı" diye  konuştu. 
 
EKONOMİ YÖNETİMİNDE OLASI DEĞİŞİKLİK ENDİŞELERİ...
 
    Babacan, ekonomi yönetiminde olası değişiklik konusundaki endişelere  ilişkin soru üzerine de sürdürülen politikaların AK Parti iktidarının  politikaları olduğunu ve şahıslara bağlı bulunmadığını söyledi. 
Seçim beyannamesine konulan taahhütlerin AK Parti'yi bağlayacağını  vurgulayan Babacan, "Seçimlerden sonra oluşacak ekonomi yönetimi nasıl bir  kompozisyona sahip olursa olsun o yönetimin uygulayacağı politikalar bugün  açıklanmıştır" dedi. "Kurumların güçlü ve itibarlı olduğu bir ülkede, kurallara saygı  duyulan, kuralların gerçekten uygulandığı ya da uygulamaların bir yerde yazılı  olduğu ülkelerde zaten ekonomik istikrar da sağlanır" diye konuşan Babacan,  "Zaten sistem kişilere çok bağlıysa ona ne ileri demokrasi demek mümkün ne de  gelişmiş bir ekonomi demek mümkün" ifadelerini kullandı. 

Yorum Ekle

İlgili Haberler