Salondakiler gözyaşlarına hakim olamadı

Uğur Kurt'un, Okmeydanı Cemevi'nde bir cenaze töreni için beklerken polis kurşunuyla can vermesine ilişkin davada sanık polisin tutuklanması talebi reddedildi. Olay anında cemevinde babasının cenazesi kaldırılan doktor, "Ayağımızın önüne gaz atıldı. 20 yıllık meslek hayatım boyunca ilk kez ölümle hayat arasında kalan birini bırakıp kaçmak durumunda kaldım" dedi.

Salondakiler gözyaşlarına hakim olamadı
- A +

 

Bir yakınının cenaze törenine katılmak için gittiği Okmeydanı Cemevi'nde, polisin silahından çıkan kurşunun başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Uğur Kurt'un ölümüyle ilgili açılan davanın ikinci duruşması görüldü. Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuksuz sanık polis memuru S.K. hazır bulundu.

 
 
 
Ölen Uğur Kurt'un babası Kemal, annesi Gülnaz, eşi Narin ile 2 buçuk yaşındaki oğlu Kemal Kurt da müşteki olarak katıldı. Duruşmaya HDP'nin son seçimde İstanbul'dan seçilen milletvekilleri, Ali Kenanoğlu ile Turgut Öker de izleyici olarak katıldı. Güvenlik gerekçesiyle çok sayıda resmi ve sivil poliste duruşma salonunda yer aldı. Duruşma, tanık ifadeleriyle başladı.

TANIK POLİS: "SANIK HAVAYA ATEŞ EDİYORDU"
İlk olarak polis memuru B.A., dinlendi. Olay günü sanık polis S.K. ile birlikte 2462 nolu araçta olduklarını, kendisinin araçta sabit kamerayı kullandığını belirten tanık polis, "Olay tarihinde meydana gelen malum olaylara müdahale maksadıyla görevliydik. Grubun Fatih Sultan Caddesi'ne kaçması üzerine o istikamete yöneldik. Aracın önündeki mazgal kısmından araçta bulunan şefimiz Şahabettin 'FN silahı' ile müdahalede bulunuyordu. Bu sırada aynı mazgaldan aracın içine molotofkokteyli girdiğini gördüm. Aracın içi yanmaya başladı. Elim yandığı için yangın tüpünü kullanamadım. İçeride yanacağımızı düşündüm. Daha sonra kapıyı açıp arkadaki diğer polis aracına bindim. Bu sırada silah sesleri gelmeye başladı. Molotof atılmaya da devam ediliyordu. bir iki dakika sonra olayın şokunu atlattıktan sonra, tekrar arkadaşlarımın yanına gittim. Sanık, yanına geldiğimde havaya ateş ediyordu. Sonrasında aracı söndürdük. Güvenli bir yere gittik" diye konuştu.

TANIK POLİS: "BEYANIM YANLIŞ ANLAŞILDI, SANIK HAVAYA ATEŞ ETMİYORDU"
Daha sonra Sanık avukatı Tolga Yurdakul'un, "Sanığın ateş ettiğini gördünüz mü?" diye sorması üzerine tanık polis bu kez, "Beyanım yanlış anlaşılmış olabilir. Ben arkadaki araçtan geldiğimde, sanık S.K., havaya ateş etmiyordu. Atış bitmişti. Hatta bir polis memuru bana ateş etmeme gerek olmadığını, olayın bittiğini söyledi. Ben silahımı çektim ancak kullanmadım" dedi.

Yorum Ekle

İlgili Haberler