Olimpiyat antrenörü cinsel taciz!

"KANKAYDILAR VE BİRBİRLERİNİ KORUYORLARDI"

Olimpiyat antrenörü cinsel taciz!
- A +

 

Taciz ve şiddeti yaşayanlar anlattı... Antrenör ve takım doktorunun korkunç tezgahı

Geddert ve dönemin sporcuları 2012 Londra Olimpiyatları'nda kutlama yaparkenAbone Ol

 ABD'de kadın jimnastikçilere yönelik cinsel istismar haberlerinde şok gelişmeler yaşanıyor. Milli takım antrenörü John Geddert, hakkında iddianame hazırlandıktan kısa bir süre sonra intihar etti. Ancak en kan donduran ayrıntı Geddert ve milli takım doktoru Nassar arasındaki korkunç işbirliğinde saklı...
 
Aslına bakılırsa antrenör John Geddert ve takım doktoru Larry G. Nassar'ın ilişkisini sadece suç ortaklığı olarak nitelendirmek yeterli değil. İkiliyi tanıyanlar çok iyi arkadaş olduklarını söylüyor. Anlatılanlara göre, o kadar yakınlardı ki Geddert, Nassar'ın düğün organizasyonunun bile bir parçasıydı. Geddert'ın Nassar'la tanışması ikisinin de kariyerlerinin ilk yıllarına denk geliyordu. O zaman Michigan State Üniversitesi'nde osteopati öğrencisi olan Nassar, Geddert'la birlikte sporcuları eğitmek için gönüllü oldu ve onun çalıştığı spor salonunun arka tarafına bir muayenehane açarak haftada en az 20 saatini burada geçirmeye başladı.

Olimpiyat antrenörü cinsel taciz ve insan ticareti suçlamasından saatler sonra ölü bulundu!
İkilinin bu süreçte kurdukları tezgah ise gerçekten tüyler ürperticiydi...

Geçmişte hem Geddert'ın şiddetine hem de Nassar'ın cinsel tacizine uğradığını söyleyen kadınlardan biri olan Sarah Klein, kendisi gibi kadınların yaşadıklarını New York Times'a "Aralarında mükemmel işleyen bir iyi polis-kötü polis dengesi vardı" sözleriyle özetledi ve ekledi:

"John bizi döverdi. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak çökmemizi sağlar sonra Larry'e gönderirdi. Larry de bir yandan gözümüzün yaşını siler, bir yandan da bizi taciz ederdi. Sonra da çoğunlukla kırık kemikler ve incinmiş adalelerle yeniden John'a gönderirdi. Böylece bu döngü yeniden başlardı."

 Doktor Lawrence "Larry" Nassar 

ANTRENÖRE "İNSAN TİCARETİ" SUÇLAMASI

ABD yasalarına göre insan ticareti terimi, genel olarak "bir kişiyi çalıştırmak ya da bedeni üzerinden para kazanmak için zorlamak, kandırmak ya da yaptırım uygulamak" anlamına geliyor. Suçun tanımı ve cezası eyaletten eyalete değişiklik gösterse de, bir kişinin çıkarı için başka bir kişinin sömürülmesi temel alınıyor. Geddert, hakkında perşembe günü "insan ticareti" suçlamasını da kapsayan bir iddianame hazırlandı. 63 yaşındaki Geddert'ın aynı saatlerde karakola gidip teslim olması gerekiyordu. Ancak bunu yapmayan Geddert, kısa süre sonra Michigan'da bir yol kenarı dinlenme tesisinde ölü bulundu.

Klein ve diğer mağdurlar için bu travmatik bir durum olsa da aslında mahkemenin kararı uzun zamandır bekleniyordu. Klein, 8 yaşından itibaren kendisini taciz eden Nassar'ın Geddert gibi antrenörler sayesinde bunu yapabildiğini belirterek, "Nassar'ın hüküm giymesi Bölüm 1'di. Yıllardır Bölüm 2'yi bekliyorduk" diye konuştu.


 
ABD Jimnastik Mili Takımı'nın doktorluğunun yanı sıra Michigan State Üniversitesi'nde de görev yapan Nassar'ın tacizine uğrayan 160'tan fazla kadın arasında jimnastikçilerin yanı sıra dansçılar, kürekçiler, atletler, futbolcular, beyzbolcular, voleybolcular, bir yüzücü bir de artistik buz pateni atleti de bulunuyor.

Nassar (57), 2018 yılının başlarında hakkındaki suçlamalardan hüküm giymiş ve 40 ila 175 yıl yani ömür boyu hapiste kalmasını sağlayacak cezaya çaptırılmıştı. O soruşturmada adı geçen Geddert'ın, ABD Jimnastik Federasyonu üyeliği iptal edilmişti. 30 yılı aşkın süredir jimnastik sporunun içinde olan Geddert, antrenörlükten istifa edip spor salonunu da eşine devretmişti.

 

2012 Londra Olimpiyatları'ndaki kutlamalardan 

 
30 YILDIR DEVAM EDEN ŞİDDET VE TACİZ OLAYLARI

1980'lerden bu yana şiddet ve istismarın devam ettiğini söyleyen mağdurlar, 2018'den bu yana Geddert'ın payına düşen cezayı almasını bekliyordu.
Bugün bir avukat olan 41 yaşındaki Klein, 80'lerde Geddert'ın çalıştırdığı kız çocuklarının vücutları hakkında sık sık konuştuğunu, özellikle ergenlik öncesi dönemde ortaya çıkan değişimleri diline doladığını anlattı.

Geddert'ın kendisine "arka tarafını çok beğendiğini" söylediğini de aktaran Klein, "Onu istediği her şeyi yapan, başarmak istediğini başarması için önünde hiçbir şeyin duramadığı bir mafya patronuyla denk görüyorum. Bu bir altın madalya da olabilir, birini ağlatmak ya da sporu bıraktırmak da olabilir. Bazen jimnastikçileri yok yere zihinsel bir çöküşe itiyormuş gibi görünüyordu" diye konuştu.

Bunları söyleyenler ise sadece Klein değil. Örneğin Abigail Pesta'nın 2019'da yayımlanan "The Girls" (Kızlar) isimli kitabında jimnastikçi Sara Teristi, Geddert'ın salonundaki gergin atmosferi anlatırken antrenörü talepkâr ve sert mizaçlı diye tanımlıyordu. Teristi'ye göre Gerret kızları değersizlikle suçluyor, hızla sinirleniyor, elindeki not tahtasını onlara fırlatıyordu. Bir keresinde bir hareket sırasında Teristi'ye bilerek yardım etmemiş ve kafasının üzerine düşmesine sebep olmuştu.

"Oğlanların beni seveceklerini çünkü bacaklarımı kapalı tutamadığımı söylüyordu. Sadece 10 yaşındaydım ama ne kast ettiğini anlıyordum" diyen Teristi, kitapta Nassar'ın 14 yaşından itibaren çeşitli zamanlarda kendisini taciz ettiğini de anlattı. Teristi'nin anlattığına göre, örneğin bir göğüs yaralanmasına müdahale eden Nassar, yaralanan bölgeye buz koyarken bir yandan da kızın memelerine dokunuyordu.

ŞİDDET HAYATIN BİR RUTİNİ HALİNE GELMİŞ

Geddert gibi antrenörler söz konusu olduğunda fiziksel ve psikolojik şiddet ne yazık ki oldukça yaygın. Birçok antrenör sporcuları başarıya götüren yolda aşağılanma da olduğuna inanıyor. Sporculara ceza olarak fazladan antrenman yaptırmak, su vermemek, kilolarını ve yediklerini eleştiri konusu haline getirmek rutin uygulamalar arasında. Örneğin Geddert onaylamadığı yiyeceklerden olan dondurma yiyen sporcularını özür mektupları yazmaya zorluyordu.

Sporcular ya da aileleri şikayet ettiklerinde ertesi gün daha fazla şiddete maruz kalıyorlardı. Hatta Geddert 1996'da eşiyle birlikte Twistars adını verdikleri kendi salonunu açtığında, veliler, antrenöre dikkatle yaklaşmaları gerektiğini aksi takdirde çocuklarının üniversite ve Olimpiyat kariyerini riske atacaklarını öğrenmişlerdi.

Bu çocuklardan Autumn Blaney'nin annesi Kris Day de yaşadıklarını New York Times'a anlattı. Kızını hafta sonları küçük seyahatlere götürmek için bile Geddert'tan izin almak zorunda olduğunu söyleyen Day, "Doğrusunu söylemek gerekirse John korkutucu ve yukarıdan bakan bir adamdı. Velileri, kızları, antrenörleri herkesi korkuturdu. Ama işin içindeyken insan bunların harika antrenörler olduklarını ve bunun bir parçası olmanın büyük bir şans olduğunu düşünüyor" diye konuştu.

Geddert ve Jordyn Wieber, 2011 Dünya Şampiyonası'nda başarıyı kutlarken 

VELİLERİ DE İÇİNE ÇEKEN BİR TARİKAT GİBİ

2012 Olimpiyatları'nda altın madalyası ve 2011 dünya şampiyonluğu olan Jordyn Wieber'ın annesi Rita ise Geddert'ı bir tarikat liderine benzetti. Geddert'ın insanları kişiliğiyle büyüleyip korkuyla kontrol altına alan bir profil çizdiğini söyleyen Wieber, "İnsanların kendisinden onay almak istemelerini sağlıyordu, çocuklar da onun onayını istiyordu. Sizi çocuğunuzun kariyerini bitirebileceği ya da zirveye taşıyabileceği konusunda ikna etmeyi başarıyordu" ifadelerini kullandı.

Wieber, Geddert'ın partilerine ve cuma akşam karaoke buluşmalarına davet ettiği velilerin kendilerini özel hissettiğini de belirterek, iç halkadan hiç kimsenin yaşanan fiziksel ve zihinsel şiddetten şikayet edip bu dengeyi bozmaya cesaret edemeyeceğini de söyledi.

Aslında Geddert'ı şikayet eden hiç olmadı da değil. 2011'de spor salonunun otoparkında bir kadına şiddet uyguladığı, 2013'te ise genç bir sporcunun ayağına basıp kolunu tuttuğu gerekçeleriyle sorgulandı ama her iki seferde de savcılık kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdi. Wieber, "Ben şikayet etsem, diğer veliler şikayet etse, jimnastikçiler şikayet etse bile tüm suçlamalar hep düşürülüyordu" dedi.

"KANKAYDILAR VE BİRBİRLERİNİ KORUYORLARDI"

Diğer yandan Geddert sporculara bardaklar fırlatmaya, yüzlerinin dibine girip onlara bağırmaya, kızların banyosuna habersiz dalmaya, bir turnuvada ikinci oldukları için onları rezil etmeye devam ediyordu. Wieber, o dönemde federasyondan iki kişiye Geddert hakkında şikayette bulunduğunu da anlattı. Ancak ne yazık ki bunların biri Federasyon Başkanı Steve Penny, diğeri de Geddert'ın yakın dostu ve ortağı Nassar'ın ta kendisiydi. (Daha sonra Penny'nin de Nassar'ın tacizlerini örtbas ettiği ortaya çıkacaktı.)

Nassar'ın sıcak davrandığını ama hep Geddert'ı savunduğunu söyleyen Wieber, doktorun kızını taciz ettiğini ise ancak yıllar sonra öğrendi. Wieber, "Kankaydılar ve birbirlerini koruyorlardı. O sırada Larry'nin de bir psikopat olduğunu bilmiyordum" diye konuştu.

Mağdurlar ve aileleri bugün artık kimin ne olduğunu biliyor ve olayın Geddert'ın ölü bulunmasıyla kapanmasına şiddetle karşı çıkıyor. Klein, hem federasyonun hem de ABD Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları Komitesi'nin içindeki gizli suç ortaklarının da açığa çıkarılması için bir soruşturma talep ediyor.

Yorum Ekle

İlgili Haberler