Değer yargıları

Tarık ÇAPÇI
Tarık ÇAPÇI

tarikcapci1963

Değer yargıları
06-12-2018

Özellikle büyük kulüplerin yazılı olmayan kuralları, gelenekleri, değer yargıları vardır.

O büyük kulüplere sahip oldukları o büyüklüğü o ruh ve değer yargıları verir.

Bursaspor’da da bu durum eskiden beri fazlasıyla vardır. 

Büyüklük sadece kupalarla, şampiyonluklarla olmaz.

Bursaspor şampiyon olmadan önce de büyük bir kulüptü.

Çünkü bağlı olduğu ve taviz vermediği değer yargılarına sahipti, hala sahip.

Son yıllarda bazı ihlallere maruz kalınsa da Bursaspor’u şampiyonluğa götüren işte o ruhtur.

Hepimizin canını sıkan o ihlaller yaşandı diye “Artık ne olursa olsun” demek olmaz.

Bunu yaparsak Bursaspor’u kaybederiz.

Bursaspor’un gizli anayasasında yazan en önemli kurallardan biri de,

“Bursa’ya ve Bursaspor’a yanlış yapan, futbolcu, kulüp veya herhangi bir şahıs, kim olursa olsun Bursaspor’la ilişkisi kesilir veya araya mesafe konur”dur.

Bu anlayış, şu an forma giyen oyuncular ve altyapıda yetişen gençler için önemli bir mesajdır aslında.

Camia “Bu formanın kıymetini bilmeyenler ile bir daha işimiz olmaz, aklınız başınızda olsun” mesajını kulüp içinde olanlara da çok net verir.

Transfer doğal bir şey, olabilir. Ama süreç ve sonrası çok önemlidir.

Hele ki transfer sırasında yanlış bir yol izlemiş olan bir eski futbolcu geldiyse protesto edilir.

Bu dünyanın her yerinde böyledir.

Barcelona’dan, Real Madrid’e Catalunya'lıları kırarak transfer olan Figo, Camp Nou’ya gittiğinde üzerine domuz kafası atılmıştı. 

Napoli’den, Juventus’a transfer olan Higuain için, resminin olduğu tuvalet kağıtları Napoli şehrinde yok satmıştı.

Major liglerde yaşanıyor bunlar.

Çok haz edilmeyen bir kulübe giden bir futbolcuya tavır almak normal bir taraftar refleksidir.

Mesela Bursaspor’dan İstanbul kulüplerine transfer olan bir futbolcu o forma ile Bursa’ya geldiğinde asla tribüne çağrılmaz.

Transfer futbolun doğasında olan bir şey olsa da, taraftarlığın doğasına göre hareket edilir.

Birçok Anadolu şehrinden farklı olarak, Bursaspor tribünlerine özellikle üç İstanbul kulübünün ürünleri ile de kimse giremez mesela. 

Bunlar duruş anlamında çok önemli detaylardır.

Şehirde Bursaspor dışında kulüplerin herhangi bir şekilde gündemde olmaması tam bir futbol şehri anlayışıdır.

Bu yazdıklarımla bu konudaki 'en basit' örnekleri verdim.

Aslında bu ‘camia duruşu’ konusu, çok daha geniş bir alana yayılıdır.

İşin özü camianın bünyesine uymayan kişilere davranışlara yer vermeyen, geleneklerinden taviz vermeyen camialar, zaman zaman tökezlese de mutlaka ayakta kalır.

Bursaspor’un şampiyonluğunun da, her zaman ayakta kalmasının altında yatan budur.

Camiaya yanlış yapan karakterine uymayan kişilerin geri dönmesi belki 2-3 maç kazandırır; ama genel manada çok şey kaybettirir.

Birilerini çıkarı için ısrarla gündeme getirilmek istenen, bazı taraftarlarında ‘İyi niyetle Bursaspor daha başarılı olur’ inancıyla yani saf duygularla desteklediği bu girişimlerin bahsi bile yapılmamalı.

Elimizde Bursaspor formasının ağırlığını bilerek mücadele eden bir oyuncu grubu bulmuşken, araya bünyenin kaldırmayacağı, kimyayı bozacak kişilere hiç gerek yok.

Bursaspor’un önünde iyi bir fırsat var.

Antalya maçıyla birlikte seriye devam etmeye, taraftarın da sadece takımı desteklemeye odaklanması gerekiyor.

Bursaspor’un şu an tek ihtiyacı olan şey bu…

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?