Ferrarisini satıp gitti! Bakın şimdi ne yapıyor?

Firmaları ayağa kaldıracak projeler ve kongreler organize ederken, Ferrarisi'ni satmakla başlayıp mesleğiyle vedalaşan Alev Tetik Hindistan'a uzanan öyküsünü anlattı.

Ferrarisini satıp gitti! Bakın şimdi ne yapıyor?
- A +

 

“Huylu huyundan vazgeçmiyor” diyerek inzivada olduğu "Aşram"daki aksaklıkları listeleyerek başladığı Hindistan serüveninde 1698 yılında kurulan "Şivananda Aşram"da dünyanın hemen hemen her ülkesinin kendini tanıttığı bir pavilyonu olduğunu gören Tetik, bu alanda Türkiye’nin kendini tanıtması için kollarını sıvadı.

25 yıllık çalışma hayatına son verdi
İşte Alev Tetik'in ilginç öyküsü: "25 yıl boyunca kongre ve banket müdürlüğü yaptım. Dünyanın pek çok ülkesinde çalıştım. 2000 yılında Tayland'a iş nedeniyle yerleştim. Uzun yıllar orada yaşadım ve yogayla da bu vesileyle tanıştım.

İnsburg Üniversitesi'nde okudum İngilizce dışında iyi derecede Almanca da bilirim. Ancak biri bana ders ver dediği zaman sabırlı olmadığım için bundan çekinirdim. Yogayla tanıştıktan sonra eğitmenliğe giden bir yolla tanıştım..."

Yeni hayat için Hindistan'a gitti
Bir otelin kuruluşunu tamamladığı sırada Selçuk'ta yoga eğitmeni arkadaşının teklifiyle hayatının nasıl değiştiğini anlatan Tetik şöyle konuştu: Fiziksel yoganın dışında ruhsal ve zihinsel yoganın tarifi için yola çıkmamı önerdi. Bir anda işimden istifa ettim. Ferrarimi sattım. Emekli oldum. Lüks ve rahat hayatı bıraktım. Hindistan'a doğru yola çıktım

Biriken maaşıyla yeni hayatına bilet aldı
29 Temmmuz doğum günüm, 30 Temmuz’da emekli oldum. 2-3 ay bankada emeklilik param birikti. İstanbul'daki hazırlıklarımı tamamladım. Bu parayla Hindistan'a bilet aldım. Amacım 'Bunun sevgilisi, şunun kızı, şuranın kurucu müdürü' sıfatlarından uzaklaşıp tamamen kendimi bulmaktı. Plan da yapmadım. 6 aylık vize aldım. Aklımda 'Ye, dua et, sev' filmindeki gibi bir Aşram'da yaşamak fikri vardı. Başarılı projelerin ardından pof poflanan ben Aşramda kalacaktım. Konulan kurallar gereği her Sabah 05.00'te kalkıyorsun, karşılıksız birine hizmet ediyorsun. İşim nedeniyle Bali gibi yerlerde hep lüks konaklamalar yaptım. Çok konforlu bir hayatım oldu. Konfor alanlarını minimuma indirdim. Aşramda ise 40 kız aynı odana kalıyorduk…”

"Huylu, huyundan vazgeçmiyor"
Hindistan'daki ilk durağı olan "Şivananda Aşram"da 3 ay kaldığını söyleyen Tetik orada yaşadıklarını, "Huylu huyundan vazgeçmiyor" şeklinde özetledi. Tetik, "Sonuçta ben geliştirmek üzenine çalışma hayatını geçirmiş biriydim. Dış dünyadan arındırılmış bir ortamda bile gözüme bir şeyler batmaya başladı. Sonuç olarak Aşram'daki 3 ay tüm çalışma hayatımdan daha yoğun geçti. Oradaki aksaklıkları ve düzeltebileceklerimi tek tek maddeledim. Yetkiliyle durumu paylaştım. 'Madem gördün düzelt o zaman dediler' ve çok çalıştım…"

3 ayın sonunda Hindistan keyfi başladı
Şivananda Aşram'da sadece belirlenen izin günlerinde dışarı çıkılabildiğini aktaran Tetik buradaki 3 aylık konaklamasının ardından Hint coğrafyasını tanımak istediğini ve ardından bambaşka bir üretme macerasının başladığını aktardı. Tetik, "Aşram'dan çıktım. Yine planım yok. Fransız bir gencin elinde pirinç çuvalından yapılmış yoga metini gördüm. Bu met benim bir sonraki durağımı belirledi. Çantayı nereden aldığını sorduğum Fransız, Orvil isimli bir ekonojik köyden söz etti. Bir kılıf uğruna Hindistan'ın kuzeyinden güneyine gittim gittim. Bu köyde de 2 ay kaldım…"

Türk pavilyonu için kolları sıvadı
Tetik, "1968 yılında bir Fransız kadın doğa sever, geri dönüşümü ve paylaşımı sevenlerin burada buluşabilmesi için Orvil'i kurmuş. 50 bin kişiyi barındıracak büyüklükte bu alanda şimdi 2 bin 500 kişi yaşıyor. İş adamları, yöneticiler tabiat içinde olmak için buraya geliyor. Orvil'de her ülke kendi kültürünü tanıtmak için bir pavilyon oluşturmuş durumda. Hatta coğrafi olarak yerini tanımlayamayan ülkelerin insanlarının dahi pavilyonu var. Milliyetçilik damarım kabardı. İnternational Zone'a gittim 'Neden Türk pavilyonu yok' diye sordum. Direktör, 'Türk pavilyonun oluşturulması için çalışmalar yap' dedi. Bana masa ve bilgisayar verdi. Milyonlarca insanın ziyaret ettiği bu yer neden Türk İş adamları tarafından keşfedilmemiş diye düşündüm. Türk toprağı lazım dedim…"

Hindistan'a Kaz Dağlarından toprak gitti
Hindistan'a giden Türk toprağının Kaz dağlarından geliş öyküsünü ise "Türkiye'den bir arkadaşımı aradım. O da zeytin ağacının altından iki avuç toprağı ‘Güneş ayini’ denilen bir ritüelle alarak bana Hindistan’a gönderildi. Bir avuç toprak Hint topraklarına karıştırmak için, diğeri ise Orvil’de tüm dünya topraklarının içine karıştırılmak içindi..."

Konsolosluğa bildirdi
Türkiye'den toprağın gelmesinin ardından yaptığı çalışmanın resmi kaynaklarca bilinip onaylanması için çalışmalara başlayan Tetik, "Yeni Delhi'deki Türk Konsolosluğunu yazı yazdım ve bilgilendirdim. "Resmi tören yapmak için katılmak ister misiniz?" dedim. 'Konsolosluğumuz programı çok yoğun katılamayız ama nasıl destek verebiliriz bildirin' dediler. Bu cevabın ardından Türk pavilyonu için temeli attım. Orvil'de Türk pavilyonu için harita üzerinde ayrılan yer Afrika-Avrupa pavilyonlarının bulunduğu noktaya denk geliyor. Yani dünya üzerinde olmamız gereken yerdeydik. Bunları gördüm daha da mutlu oldum. Şimdi isteğim Türk kültürünü orada tanıtımı için yetkililerin destek vermesi" dedi.

Tetik şimdi büyük şirketlerde ve hastanelerde çalışanlara yoga eğitimi veriyor.

Yorum Ekle

İlgili Haberler